BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yedi yıl sonra neler olabilir?

Yedi yıl sonra neler olabilir?

SEDAT Bey o sabah atölyesine sevinçle girdi. Şefi, ustabaşını, postabaşını, işçi temsilcisini, küçük odasına topladı.



SEDAT Bey o sabah atölyesine sevinçle girdi. Şefi, ustabaşını, postabaşını, işçi temsilcisini, küçük odasına topladı. “Çocuklar, işler açıldı” dedi... “İtalya ve Fransa’dan tam altıbin gömlek siparişi aldık. Bastım imzayı, verdim senetleri. İki kamyonet dolusu malzeme az sonra gelecek. Aman işleri sıkı tutun. Altmış çalışanımız var. Bu, altmış evin geçimi demektir. Göreyim sizi. Bir haftada altıbin gömleği hazır edelim. Eğer yetiştiremezsek yandık. Hem gömlekler elimizde kalır, hem de tazminat öderiz. Ha gayret!.. Bu atölye kurtulmalı, hepimiz bir ohh demeliyiz.” Sedat Bey ve işçileri o gece hayatlarının en tatlı uykusuna daldılar. Yarın günlerden Salı’ydı ve o günün sabahında, Türkiye çapında tam bir hafta sürecek elektrik kesintisi haberini duyacaklardı. * * * Aynı günün öğlesine az kala televizyonlar “Flâş, fl⺔ çığlıklarıyla ve aceleyle şöyle bir alt yazı geçtiler: “Sayın izleyiciler... Az sonra İstanbul televizyonları yayınlarına yedi gün süreyle ara veriyor. Enerji yetmezliği yüzünden bu sürenin uzayabileceğini söyleyen ilgililer Suriye’den enerji alımı için harekete geçildiğini bildirdi.” * * * Öğleden sonra... Hastahânelerde ameliyatlar durdu. Trenler istasyonlarda beklemeğe alındı. İzmir, Ankara, İstanbul metroları kalakaldı. * * * İkindi vakti... Antalya, Kuşadası, Marmaris, Ürgüp ve Pamukkale motelleri müdürleriyle Türkiye Otelciler Birliği genel sekreteri Akif Bey, Başbakanlığa şöyle bir telgraf çektiler: “Sayın Başbakan, otellerimizde her tür yiyecek bozulmak üzere. Turistler dehşet içindeler. Hiç olmazsa bu bölgelere üç günlüğüne elektrik veriniz.” * * * Akşam üzeri... “Bütün Türkiye’de okullar, bakanlık emriyle on gün tatile girdi” haberi gazetelerin ilk sayfasına, basılmak üzere yerleştirildi. Ama, gazete cereyanları da az geçince kesildi. İhracat, ithalat firmalarının, bankaların bilgisayarları devre dışı kaldı. * * * Yatsıya doğru... Cadde, meydan ve otoyolları aydınlatan elektriklerin şalterleri indirildi. Artık şehirlerin su şebekeleri de işlemiyor. Her yer karanlık, her ev susuz. * * * Gece, saat 11.30... Sadece TRT 1’in yarım saat açılmasına karar verildi. Başbakan Devlet Bahçeli, yardımcıları İlhan Kesici ile Abdullah Gül, ekranda göründüler. Bahçeli, üzüntülü bir sesle şöyle sesleniyordu: “Sayın vatandaşlarım... Yazık ki karanlıktayız. Tek sebep enerji yetmezliğidir. Nükleer santralleri bir türlü kuramadık. Arnavutluk’tan, Ermenistan’dan enerji ithali için gayret sarfediyoruz. Bu utanç bizim değildir. Geçmiş hükûmetler adına hepinizden özür diliyoruz.” * * * Saat gece 12.00... Bazı enteller ile engelleyiciler, Beyoğlu’nda bir meyhânede mum ışığı kıyısında kafa kafaya vermiş yarenlik ediyor: “Biz demedik mi? Bu memlekette doğru dürüst bir enerji politikası yok” diyorlardı. Kıs kıs da gülüyorlardı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT