BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gerçekçi olalım (3)

Gerçekçi olalım (3)

Sayın başkan sorumluluklarının hiç birini yapmıyor. Ya farkında değil ya da umursamıyor. Teknik kadro ve futbolcu grubunun kalitesi ne olursa olsun, onların da bir dünyası var.



Sayın başkan sorumluluklarının hiç birini yapmıyor. Ya farkında değil ya da umursamıyor. Teknik kadro ve futbolcu grubunun kalitesi ne olursa olsun, onların da bir dünyası var. Onlar da gün gün çalışıyor, alın teri döküyor. Ama onları hiç kimse rahat bırakmıyor. Grubun belli bir kapasitesi, yapabileceğinin sınırı var. Trabzonspor’u yazan ve haber yapanların hiç bir sınırı yok. Hepsi bardağın boş tarafını görüyor, kimi zayıf bulduysa ona vuruyor. Üç gün önce beyaz dediğine son günde kara diyor. Genel alışkanlıkları, beyazı karaya çevirmek. Habere bakın lütfen. Aynı gazetede peş peşe çıkıyor. 1. gün “Başkan köpürdü, Giray Bulak’tan yabancı futbolcu istiyor, hocadan cevap yok” 2. gün “Başkan yabancı transferi askıya aldı. Özel maçlardan sonra bakılacak. Gerek görülürse hemen takviye yapılacak” Önceki mi doğru sonraki mi? Gazetenin amacı nedir? Başkan sınırsız yetki vermişmiş de Giray Bulak isim tespit edememişmiş. Vay, vay, vay... İşe bak işe... Giray Bulak konuşma, yazma, ifade etme özürlü mü? Zidane’ı tanımıyor mu, Rivaldo’yu, Kulivert’i ya da bir başkasını söyleyemez mi herkesleri alan başkanına? Yorumlara bir bakar mısınız? Ocak 2000’de Giray Bulak için “tam isabet” yazan kalem, bugün “nereden buldunuz bunu?” diye soruyor. “Macit’i niye ağlatmış, nasıl olur da Hami’yi liberoda oynatırmış, frikikleri kaleye vurmasını yasaklarmış, futbolcularına ne hakla karışırmış. Makineden çıkma futbolcular istiyormuş, mübarek sanki tarikat lideriymiş...” Ne tarikatı, gerekirse hoca diktatör olacak. Hitler olacak, Castro olacak. Hoca ekibin amiridir, o ne isterse orda o olacak. Orası gazetecilerin çiftliği değildir, orada isteyen istediği şekilde at oynatamaz. Birisi “Bu kadro süperdir, şampiyonluk adayıdır” yazıyor, kendince başkanına yağ çekiyor, aaraftarı dolduruyor, ekip üzerinde baskı, stres oluşturuyor. Aslında futboldan falan anladığı yok, bu futbolcu kadrosunun ne derece yapabileceğinin farkında değil. Bir başkası Giray hocanın yurt dışında günlerce ne için gezdiğini sorguluyor. “Beceriksiz, bir futbolcu bulamadı” demeye getiriyor. Yazmayla bitmez ki... Ustaların tespitlerini takip etsen kafayı yersin! Ama onlar yıllardır yazıyor. Ne karışan var, ne de karşı duran. Trabzonspor’da eldeki malzemeden maksimum verim almak için ortam müsait değil. Futbolcuların gerçek performansına çıkması için şartlar uygun değil. Çarkın dişlileri dengesiz dönüyor. Az biraz zayıf yakaladığını eleyip atıyor. Yıllardır bu değirmende kimler elenmedi ki? Önceki takımında süper oynayanların Trabzonspor’da ayakları tutulmadı mı? Trabzonspor’da topu iki metre yanındakine vermeyi beceremeyenler bir yıl sonra en iyisi olmadı mı? Önüne gelen Trabzonspor’a vuruyor. Biraz kafasını kaldırsın, hemen harekete geçip eziyorlar. Kalemlerini, ekranlarını kullanıyorlar. Yetmedi, hakemlerini devreye sokuyorlar... Sayın başkan ne oldu, hani siz çok güçlüydünüz? Trabzonspor’u kimselere ezdirmez, malzeme yaptırmazdınız? “O zaman oyleydın da da haşindi ne oldi?” Trabzonspor yönetenlerinden rahatsız. Yıllardır söylemleriyle, eylemleri birbirine uymuyor. Aslında Trabzon’da futbolu bilen, kulübü çevirmesini beceren futbol adamları var, fakat onlar bugün muhalefette. İşin doğrusu bu Trabzonspor’un muhalefete ihtiyacı yok. Kulübün ne yaptığını, hangi hedefe varmak istediğini bilen kişilere ihtiyacı var. Daha da özü, Trabzonspor’un hizmete ihtiyacı var. Yıllardır dışarda kalanlaradır sözüm. İçeri girmediniz de kulübe bir faydanız mı oldu?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT