BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Korkma, o korkulacak biri değildir!’

‘Korkma, o korkulacak biri değildir!’

Resulullah efendimiz, gerek aile içi şiddeti ve gerekse toplumsal şiddeti söz ve davranışlarıyla önlemeye çalışmış ve bu konuda gerekli tedbirleri almıştır.



Resulullah efendimiz, gerek aile içi şiddeti ve gerekse toplumsal şiddeti söz ve davranışlarıyla önlemeye çalışmış ve bu konuda gerekli tedbirleri almıştır. Onun hane-i saadetinde her şeyden önce sevgi ve saygıya dayalı bir hayat tarzı hakimdi. Bunun yanında, aile içi problemleri şiddete başvurmaksızın çözme yoluna giderdi. Nitekim hanımlarına, hizmetinde bulunanlara ve evinde büyüyen kimselere şiddet uygulamamıştır; onları dövmemiştir. Hz. Âişe, Efendimizin hiçbir hizmetçisini ve hanımını dövmediğini; eliyle hiçbir canlıya vurmadığını söylemiştir. Kendisi bunu yapmadığı gibi, hanımlarını dövenleri de kınamıştır. “Allahü teâlâ beni şiddet uygulayan, korkutucu birisi olarak göndermedi; bilakis eğitici ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi.” buyurdu. Peygamber efendimiz sadece ailede değil, toplumun tüm bireyleri arasında şiddete yer verilmemesi konusunda da uyarılarda bulunmuştur. Resulullah, ferdi ve cemiyet problemlerini vurup kırarak değil; hiddet ve öfkeye kapılmadan, anlaşarak ve uzlaşarak çözülmesini tavsiye etmiştir. Keza toplumsal huzuru bozmaya yol açabilecek davranışları daha fiiliyata geçmeden önleme yoluna gitmiştir. İnsanların yaralanmasına ve hatta ölümüne yol açabilecek silahlı saldırılara meydan vermemek, silahla öfke dindirmemek için ikazda bulunmuş, bu tür hareketlerde bulunanları toplumdan dışlarcasına “Bizim aleyhimize silah taşıyan bizden değildir” buyurmuştur. Peygamberimiz toplumu zor kullanarak ıslah etmeye çalışan bir ıslahatçı değildi. Nitekim, insanlar için bir sıfat olarak kullanıldığında “Başkasına hak tanımayan, zorba ve zor kullanarak halkı ıslah eden” gibi anlamlara gelen sıfat ile anılmayı istememiş hem kendisi ifade etmiş; hem de Eshabı bunu dile getirmiştir. Çeşitli vesilelerle “Allah beni cömert bir kul kıldı; zorba ve zâlim kılmadı” demiştir. Yine çeşitli sözlerinde zorbalığı ve zorbaları kötülemiştir. Sahabenin kanaati de onun asla zorba olmadığı yönünde idi. Ficar savaşlarında Kureyş’in komutanlarından biri olan ve daha sonra yetmiş yaşlarında Mekke’nin fethinde İslâmiyeti kabul edip Medine’ye yerleşen Mahreme bin Nevfel bir gün Peygamberimize elbise geldiğini ve onları halka dağıttığını duyar. Yanına o sırada küçük yaşta bulunan oğlu Misver’i alarak Hz. Peygamberin evinin önüne gelir. Çocuğa, Efendimizin kapısını çalmasını söyler. Fakat çocuk çekinir. Bunun üzerine Mahreme bin Nevfel, Hz. Peygamber hakkında oğluna şu değerlendirmeyi yapar: “Evlâdım, korkma o korkulacak biri değildir!” Bunun üzerine Misver, Hz. Peygamberin kapısını çalar ve Efendimiz Mahreme için hazırladığı elbiseyi getirerek takdim eder. Yarın: Yumuşak ve ağır başlı olmak
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT