BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukukun üstünlüğüne doğru

Hukukun üstünlüğüne doğru

Ahmet Necdet Sezer’i Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı olarak seçenler aynı zamanda bu koalisyona vücut veren partiler.



Ahmet Necdet Sezer’i Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı olarak seçenler aynı zamanda bu koalisyona vücut veren partiler. Acaba? Bu partiler, bugün olsaydı aynı ismi seçerek Çankaya’ya yollarlar mıydı? Böyle bir soru akla da gelmiyor değil. Öyle kolayca da ‘evet’ veya ‘hayır’ denemez. İkisi de mümkün. Seçilmeme ihtimali ise biraz daha fazla. Bu biraz fazlalık giderek ortalığı bulandırabilir. Alenen olmasa da kapalı kapılar ardında üç genel başkan belki de kendi elleri ile başlarına iş açtıklarından söz ediyorlar. Bundan böyle hükûmet, Çankaya’ya karşı daha ihtiyatlı olacaktır. Hatta daha dikkat edecektir. Sezer, iki iade ile rüşdünü isbat etti. 864 rakımlı tepede bir noter oturmuyor. Kimse ile ahbap-çavuş ilişkisine de girmiyor. Sezer tersini de yapabilirdi. Hazır baskı bahanesi varken mihnet duygusu ile de hareket edebilirdi. Etmedi. Bu adımlar, kuvvetli bir şahsiyetin habercisidir. Daha ayağının tozu ile bu cesareti gösterebildiğine göre yarın daha önemli işler de başaracaktır. YÖK de hükümet de mevzuattaki boşluğa güvendiler. Veya bir başka söyleyişle Cumhurbaşkanını eli mahkûm gördüler.. Halbuki hukuk uygulayıcısının bir de kendini “vazı-ı kanun” yani kanun koyucu olarak görme imkânı var. Sezer, bu temel normu esas almış olabilir. Neticede hukuk belli bir sahadan çıkmamak kaydıyla kişiden kişiye değişir. Buna ictihad farklılığı deniyor. O itibarla “iade ederdi-etmezdi” tartışmalarının sonu yoktur. Gelinen noktada daha iyi görülüyor ki... YÖK de hükümet de aynı hatayı işlediler... O kadar çok münakaşa edilen ve Çankaya’da o kadar çok bekletilen metinleri geri çekmek en akıllı davranış olurdu. Öylesi gurur meselesi yapıldıysa bugün doğan sonuçla gururlar zedelenmiştir. Artık ilgili zeminlerde iktidarın devamı dahi sorgulanıyor. Bu sebeple olsa gerek koalisyon liderleri müşterek açıklama yapmak yerine ihtilafı bakanlar kuruluna taşımayı uygun gördüler. Muhtemel neticeler için sorumluluk paylaşılmak istenmekte. Hükümetler geçici, devlet hayatı kalıcıdır. Mühim olan kimin kazançlı çıktığıdır. Devlet yani kamu hayatı kazançlı çıkmıştır. Devlet adalete, adalet hukuka dayanır. Keyfiliklere tehlikeli bir şekilde kapı açılacakken bu kapı en üst merci tarafından kapatılmıştır. Bundan böyle hükümetin aynı mahiyette bir kararname göndermesi beklenemez. Göndermemeli. Abesle iştigal olur. Gerginliklere yol açar. Cumhurbaşkanının fikri bellidir. Üstelik bu fikrini gerekçesi ile birlikte uzun uzadıya açıklamıştır. Bundan böyle “ben yaptım oldu” yerine hukuk devleti kuralları işleyecektir. Elbette iki iade ile her şey hallolmaz. Dev reformlar lazım. Dinde reform isteneceğine devlette reform beklemeli. Doğrusu ve gerekli olan budur. Sezer bu süreci başlatmalı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT