BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karışık pizza!

Karışık pizza!

Yusuf Yaylı yakın dönemdeki 1.Lig hakemlerimizdendi. MHK’nın Trabzon’da düzenlediği atletik testlere katıldığında; 7 tur tutan 2700 metrelik koşu sırasında, uyanıklık yapmıştı.



Yusuf Yaylı yakın dönemdeki 1.Lig hakemlerimizdendi. MHK’nın Trabzon’da düzenlediği atletik testlere katıldığında; 7 tur tutan 2700 metrelik koşu sırasında, uyanıklık yapmıştı. Koşarken, aniden tribün altındaki çıkışlara giriyor ve bir tur dinlenerek, daha sonra hakem arkadaşlarına katılıyordu. Bir koşup bir saklanarak birinci tamamladığı koşu sonunda, atletik testten geçmişti. Ödül olarak G.Saray’ın Karabük’le oynadığı maçı verdiler. Ancak o kadar kötü bir yönetim gösterdi ki; Adnan Polat “Bu adamı kimse bizim maçımıza bir daha veremez” açıklamasını yapmıştı. Tam bu sırada; Yusuf Yaylı’nın testler sırasında yaptığı uyanıklığın ihbarları da geldi. Ahmet Güvener, kendisi ile yüzyüze bir görüşme yaptı. Yaylı, suçunu itiraf etmişti, özür diliyordu. Ancak MHK iki arada bir derede kalmıştı. Ceza verse tehdide boyun eğmiş olacak... Sessiz kalsa, hileye göz yummuş olacak... Gel çık işin içinden. Sonunda Yusuf Yaylı’ya bir daha hiç maç yönettirilmedi ama; atletik test gerçeği kamuoyuna hiç yansımadığı için, bu cezalandırma Adnan Polat’ın başarısı olarak kabullenildi. Basın da, Ahmet Güvener’i tehdite boyun eğen biri olarak gösterdi. Oysa Güvener, sahteciliği açıklayıp hakemin onurunu kırmaktansa; saldırıları sineye çekmeyi tercih etti. *** Beşiktaş yönetiminde DALLAS dizisi var. Yönetim kurulu üyeleri Erol Kaynar’la Nükhet Kalkavan arasında aşna-fişna durumlar sözkonusu... Dedikodular tavana vurdu. Diğer üyeler, Serdar Bilgili ve Ahmet Hamoğlu ile birlikte yeni Beşiktaş’ı oluşturmak için vargücüyle çalışırken; Kaynar ve Kalkavan aşk-meşk işleri ile uğraşıyor. Yıkılma tehlikesi gösteren bir evlilik de söz konusu... Bu arada; Erol Kaynar’ın kardeşi Varol Kaynar da, Beşiktaş’ın Levend’deki Çilekli Tesisleri’nin işletmesini aldı. Adam hep kendine yontmada... Takımın şampiyonluğu için, nasıl olsa ilgilenenler var diye düşünüyor olmalı... *** Aston Villa kulübü, yeni transferleri Alpay ve Ginola’nın taraftara tanıtımı için; resmi sezon açılışında bir tören düzenlemişti. Santra ortasına getirilen iki futbolcuya, sırtlarında kendi adları yazılı formalar teslim edilmişti. Gazeteciler fotoğraf çekti, televizyonlar görüntü aldı. Bu tören; başta CNN olmak üzere CBS, NBC, BBC, RTL, ZDF, TF1 gibi dünyanın bütün ünlü televizyonlar tarafından verildi. Bir farkla: Hiçbirinde Alpay’ın ne adı, ne görüntüsü vardı. Hepsi, sadece Ginola’dan bahsetti. *** Galatasaray, Türkiye’de mevcut 200’ü aşkın profesyonel kulüp içinde; ISO 9002 kalite belgesini elinde bulunduran tek kulüp... Biliyorsunuz; ISO “İnternational Standart Organization”un kısa yazılışı... Bir anlamda, dünya kalitesi demek... G.Saray’ın, FIFA listesinde 7. olmasının doğal bir uzantısı... Beşiktaş ise; ülkemizde henüz çok yeni bir borsa faaliyet kolu olan, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na gidiyor. Yalnız Türkiye’deki tüm kulüplerin önünde değil; tüm ticari ve sanayi devlerinin bile önünde, en erken adımı attı. *** Eskiden sadece 4 büyükler, “Kamu yararına faaliyet gösteren dernekler” statüsündeydi. Bu kulüplere yapılan gayrimenkul bağışları, yüzde 17’lik vergiden muaftı... Üstelik her yıl ödenmesi gereken vergiden de istisnaydı. Bütün tapu işlemlerinde, tapu harcı ödemiyorlardı. Nakit olarak yapılan bağışlar da, hiç kesintiye uğramadan doğrudan kasalarına giriyordu. Diğer kulüplerin böyle bir hakkı yoktu. Akbank, UEFA Kupası’ndan sonra G.Saray’a verdiği 500 bin doları başka kulüplere verseydi; yüzde 17’si kesilecekti. Ama Cimbom tam olarak aldı. “Kamu yararına faaliyet gösteren dernekler” statüsüne; Bursa, Kocaeli ve G.Birliği de girdi. Şimdi bu 3 kulübümüz de, aynı haklardan yararlanıyor. Darısı diğerlerinin başına!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT