BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Attan deveden

Attan deveden

Türkiye Gazetesi’nde at yarışları ile ilgili programları görünce bayağı heyecanlandım. Bir zamanlar dünyanın en kıymetli iki canlı yaratığının atlar ve develer olduğunu düşünürdüm.



Türkiye Gazetesi’nde at yarışları ile ilgili programları görünce bayağı heyecanlandım. Bir zamanlar dünyanın en kıymetli iki canlı yaratığının atlar ve develer olduğunu düşünürdüm. Çok sayıda atı ve devesi olan bir beyin amansız bir hastalığa yenik duruma düşmesinden sonra “Vefa yok imiş attan, deveden” diye başlayan türküleri, atlarla ilgili destanları, resimleri, heykelleri, romanları hatırladım.Yüce Kur’an’ımızdaki atla ilgili ayeti kerimeler ve Peygamber Efendimiz’in atla ilgili övücü hadisi şerifleri beynimde dolaşmaya başladı. Ve Allah’a binlerce kere şükrettim ki; Doğu’da ve Batı’da revaçta olan ağız - burun kırıcı kavga sporları yapmıyor, boğaları canlı canlı parçalamıyoruz. Ege yörelerinde heyecanla yaşatılan deve güreşleri, Erzurum, Bayburt taraflarında yaygın olan cirit oyunları, yağlı, karakucak, aba, şalvar güreşleri gibi geleneklerimizde kurallar dünyanın en asil ve insancıl kurallarıdır. Rahvan yarışlarında sel gibi akan atların güpürtülü tırnak sesleri şiir gibi, bağlamada çifte mızrap gibi hoş gelir. Atlar ülkemizde de dünyada da hâlâ en kıymetli yaratıklardır. Bizim Karacabey, Çifteler ve Sultansuyu haralarımızda yetişen taylar içinde 150 - 200 milyar liraya alıcı bulanlar vardır. Japonya, İngiltere, Amerika, Fransa ve Arabistan’da at fiyatları akıl durduracak derecede yüksektir. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yarış atçılığı ancak müşterek bahis oyunlarıyla yaşayabilir. Ama ne var ki Türk at yarışçılığının kendine has şartları vardır. Devletimizin, milletimizin at yetiştirmedeki fedakârlıkları ne yazık ki korkunç şekilde istismar edilmektedir. Şairin “Diyen bilmez, bilen demez”inde olduğu gibi, bilenler bir şey diyemediler, diyenler de meselenin özünü bilmeyenlerdir. Evet, Türkiye Gazetesi’nde “Yarış Padoğu” diye bir sütun düzenlenmiş. Bu sütunda tecrübeli tahminci Yücel Sarı tahminler verecektir. Tabii ki tahmini hesapta yanlış olur. Bütün tahmninciler elbette ki yanılacaktır. Ama “bilenlerle bilmeyenler bir olmayacaktır.” Şunu da dürüstçe yazalım ki, benim Ankara’da ilkbahar, sonbahar, İstanbul’da yaz, Adana’da kış yarışlarında 20 - 25 yılda 200 kadar atım koştu. Saflığıma sayın, hiç at yarışı oynamadım. Lakin en güzel mesire yerlerinden olan hipodromlarımızda, açık havada, yaratıkların en güzel estetiğine sahip olan atların nefes nefese mücadelelerini seyretmek, oynamaktan daha keyfli değil mi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT