BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Son Alperen ELÇİBEY -1-

Son Alperen ELÇİBEY -1-

Elçibey, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Mustafa Kemal’in önderliğindeki Millî Mücadele’yi çok iyi biliyordu. Türkiye’de, esir Türklerin bağımsızlığa kavuşmasını isteyen grupların varlığından da haberdardı. Elçibey, birşeyi daha idrak etmişti. Hür yaşamayı istemenin bir bedeli vardı. Onun için bu bedeli ödemeye hazırdı.



Başlarken Son Alperen Ebulfez Elçibey de bu dünyadan göçtü. O bir “Ruh Adam”dı. Türk Birliği ve Türk gücü isteyen her Türk’ün gönlünde Elçibey’in müstesna bir yeri vardır. O bir fikrî öncüydü. Ülkesinin bağımsızlığı için hapse düşmüştü. Sovyetlerin dağılmaya başlamasıyla örgütlenen Azerbaycanlıların başına geçmiş ve ölüm pahasına Rus askerlerini Bakü’den çıkarmıştı. Ama Azerbaycan’ı ona yâr etmek istemeyen güçler, başına Ermesintan’ı sardılar, sonra iktidardan düşürdüler ve köyüne çekilmeye zorladılar. Elçibey, bir Alperendi, bir gönül adamıydı. Bir “ruh”tu. Kimseyi kırmak, kimseyi üzmek istemiyordu. Ne demir yumruğu vardı, ne de demir yumruğa geçirilmiş kadife bir eldiveni. Onun içindir ki, Atatürk’ü çok sevmiş, onun içindir ki merhum Türkeş’e “liderim” diyecek kadar tevazu göstermişti. Elçibey zor zamanların “soy soylayan boy boylayan” bir “Dede Korkut”u, bir “bilge kişi”si, bir “aksakal”ı idi. Hayata gözlerini kapadığında 62 yaşındaydı. Çile dolu bir ömür sürmüştü. Türk milletine sevdalanmış, kalbi onulmaz bir Türk Birliği aşkıyla hasta olup derman arayan bir dervişti. Yazı dizimizde, bu büyük Türk’ün mücadelesinden kesitler okuyacaksınız. Bilinmeyen ve az bilinen birçok meseleyi de, Elçibey’e sevgileri ve ihanetleri de bu yazı dizisinde bulacaksınız. Dr. Arslan Tekin Türk Birliği sevdalısı... Elçibey Türk sevdalısıydı. Onun bir dünyası vardı, o da “Türk Dünyası” idi. Derviş ruhluydu, şairdi. “Türk” diyebilen, “Türk’üm” diyebilen, ikinci bir Türk Dünyasından devlet adamı daha çıksaydı, bir “Türk Birliği” doğacaktı. Elçibey, Türkiye’yi çok iyi tanıyordu. 1990 başına kadar bağımsız tek Türk devleti, onun “kutup yıldızı” idi. Hayalden gerçeğe Elçibey, çocukluğundan beri bağımsızlık hayali kuruyordu. Sovyetler zamanında, bağımsızlık ateşini körüklüyordu. Bunun içindir ki, komünist yöneticiler onu hapsettiler. Sovyetler dağılmaya yüz tuttuğu bir anda, Halk Cephesi etrafında kenetlendiler. Şair, yazar, fikir adamı Elçibey, Halk Cephesi’nin liderliğine getirildi. Yıl 1989’du. Azerbaycan’ın “ziyalıları” çoktur. Ziyalı, münevver insan, aydın insan. Azerbaycan’ın ziyalıları, diğer Türk cumhuriyetlerinden farklıydı ve bağımsız düşünebiliyor, bağımsız fikir üretebiliyor ve birbirine hemen sahip çıkabiliyorlardı. Elçibey, Nahcivan’ın Keleki Köyü’nde 1938’de doğmuştu. Asıl adı Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev idi. Suçu: Hürriyet istemek Elçibey, Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Mısır’a giderek Kahire’de araştırmalar yaptı. Uzun yıllar El Yazmaları Merkezinde çalışmış, tarihle iç içe yaşamıştı. Üniversitede ders vermişti. Elçibey dışarıyı tanımıştı, hür dünyayı görmüştü. Ve Bağımsızlık özlemlerini terennüm etmişti. O, “Yükselen bayrak bir daha inmez” diyen Mehmet Emin Resulzade’yi, Musavat Partisi’ni, 1918-1920 arasında kurulan Azerbaycan Türk Cumhuriyetinin kuruluş sevincini ve yıkılış hüznünü biliyordu. Elçibey yalnız bunları değil, son bağımsız Türk Cumhuriyetini, Mustafa Kemal’in önderliğindeki Millî Mücadele’yi de çok iyi biliyordu. Türkiye’de esir Türklerin bağımsızlığa kavuşmasını isteyen grupların varlığın dan da haberdardı. Onun için Alparslan Türkeş’e ayrı bir sevgi besliyordu. Elçibey, birşeyi daha idrak etmişti. Hür yaşamayı istemenin bir bedeli vardı. Onun için bu bedeli ödemeye hazırdı. 1976’da komünist yönetim Elçibey’i hapsetti. Suçu: Bağımsızlık duygularını terennüm etmek! 1978’e kadar hapiste kaldı. Bu tarihte “şartlı” olarak salıverilmişti. Gorbaçov, Sovyetlerin başına geçtikten sonra “açıklık” ve “yeniden yapılanma”nın anlamları da yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı. Bu “işgal” altındaki ülkelerin kurtuluşu için vesile olabilirdi. Sovyetlerin dağılması ufukta alaca kızıllık belirtisi gösterir göstermez, daha 1988’de, üç Baltık ülkesi Litvanya, Latviya ve Estonya’da halk cepheleri kurulmaya başlandı. Bu Elçibey için “umut” oldu. Devam edecek
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT