BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Faiz gelir sahiplerinin problemi

Faiz gelir sahiplerinin problemi

Siyasal Bilgiler okulundayken bize öğretilen ekonomiyle ilgili bilgilerden genellikle toplumun gelir bakımından çeşitli gruplardan oluştuğunu öğrenmiştik.



Siyasal Bilgiler okulundayken bize öğretilen ekonomiyle ilgili bilgilerden genellikle toplumun gelir bakımından çeşitli gruplardan oluştuğunu öğrenmiştik. Bunları; sanayiciler, her türlü ticaretle meşgul olanlar, esnaf, sanatkar, memurlar dahil ücretli hizmet erbabı, üreticiler, işçiler, emekliler, emlak sahipleri ve diğerleri gibi sıralayabiliriz. Ancak bankerlerin faaliyetlerinin artmaya başladığı 1980 öncesinde ve faizlerin serbest bırakılması sebebiyle alışılmamış derecede yükseldiği 1980’den itibaren yeni bir grup meydana geldi. Nitekim, o dönemlerde kıymetli eşyasını, ziynetini, evini satıp ya da işlerini tasfiye edip paraya çevirenler, emekli olup, ikramiyelerini başlarını sokacak yer alamadıkları için mecburen faiz getirecek yerlere yatıranlar, birdenbire çoğalmaya başladı ve böylece klasik rantiye grubunun dışında yeni bir kesim ortaya çıktı. Bugün, bu kesime dahil olanların miktarı küçümsenemeyecek bir düzeye varmış bulunmaktadır. Kendi kendimize yaptığımız bir hesaba göre halen memleketimizde bu tür gelirle veya onun desteği ile yaşayanların miktarının aile efradı dahil 2 milyona yakın olduğu söylenebilir. Bu düşüncemizi şu hesaba dayandırmaktayız. Bankalar Birliği’nin yayınladığı Bankalarımız 1999 isimli kitabın 5 numaralı tablosundaki bilgilere göre 2000 yılı başında 1-5 milyar arasında mevduat ihtiva eden 2021006 adet vadeli hesap 5-25 milyar arasında 389489 adet vadeli hesap 25-100 milyar arasında 49992 adet vadeli hesap 9185 adet 100 milyarın üstünde vadeli hesap mevcuttur. Her mevduat sahibinin 1’den fazla hesabı olduğunu kabul edersek ve yatırdıkları para 100 milyar lirayı geçenleri nazarı itibara almazsak, gelirinin tamamını veya bir kısmını faizden elde eden takriben 500 bin kişinin vadeli mevduatının bulunduğunu varsayabiliriz. Bu varsayım 1 kişinin ortalama 5 hesabı olduğu tahminine dayanmaktadır. Bu durumda faiz geliriyle yukarıda işaret ettiğimiz gibi yaklaşık 2 milyon insanın geçiminin sağlandığını söylemek de sanırız ki yanlış değildir. İşte, bu sebeple hükümetin aldığı ekonomik tedbirler sonunda yüzde yüzlerden, yüzde 30’lara inen faizlerin ortaya yeni bir problem getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Çünkü, enflasyon hızının belli miktarına düşmesi mevcut fiyat düzeyini aşağıya indirmez. Buna mukabil, faiz gelirindeki aşırı eksilmenin etkisi az da olsa mevcut fiyat artışıyla birlikte daha fazla hissedilir. Bundan dolayı faiz geliriyle geçimini sağlayan veya takviye edenlerin kayıpları kaçınılmaz bir problem olarak kendini gösterecektir. Bunun asgaride tutulabilmesi mevduat gelirine alternatif olacak imkanlara ve bunların güvenirliliğine bağlıdır. Bugünkü durumda hisse senetleri ve tahvillerinin yer aldığı sermaye piyasası faizlerinin düşüşünden etkilenenler için önemli bir alternatif olarak görülmektedir. Ama parasının enflasyonla ezilmesinden korunması açısından döviz tevdiat hesaplarındaki mevduat da bir diğer alternatif diye düşünülebilir. Bizim burada üzerinde durmak istediğimiz husus, faizin cazibesine uyup varını yoğunu paraya çevirenlere alternatif yol göstermek suretiyle nasıl yardım edilebileceğidir. Hükümet, bu konuda Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı Teşkilatı’na görev verse bunlar bahsettiğimiz faizzedelere yol gösterici çareler bulabilirler. Ama bu gibiler için kendi düşen ağlamaz da denilebilir. Yalnız bu duruma düşenler de eski hükümetlerin yanlış kararlarının mağdurlarıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT