BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Star Çadır Tiyatrosu!

Star Çadır Tiyatrosu!

Devletleri devlet yapan milletlerdir... Bu, özellikle İkinci Dünya Harbi’nden yıkılmadık yeri kalmadan çıkarak, 20 yılda süper güce ulaşan Almanya’ya yakıştırılmış, ardından Japonya gelmiş ve bugün bu oluşum sayesinde refah düzeyi çok yukarılarda, gerçek demokrat ülkelerin sayısı artmıştır.



Devletleri devlet yapan milletlerdir... Bu, özellikle İkinci Dünya Harbi’nden yıkılmadık yeri kalmadan çıkarak, 20 yılda süper güce ulaşan Almanya’ya yakıştırılmış, ardından Japonya gelmiş ve bugün bu oluşum sayesinde refah düzeyi çok yukarılarda, gerçek demokrat ülkelerin sayısı artmıştır. Tıpkı, 10 Kasım 1938’e kadarki Türkiye gibi... Yazıma yukarıdaki paragrafla başlama gereğini, Pazar akşamı Star Televizyonu’ndaki “Telegol Programı” sebebiyle duydum. Ve bu tip programlar yüzünden Türkiye’de futbolun aşama göstermesinin nasıl mümkün olabileceğini düşündüm de düşündüm... Ve buradan bakarsak, G.Saray’ın UEFA Kupası’nı kazanması, Milli Takım’ın üst üste iki Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılışı, tam anlamıyla birer futbol sürprizidir. Ve o program, maçların tamamını yayınlama hakkına sahip olduğundan rayting ölçümlerinde, ne yazık ki, ilk beş arasında yer bulmaktadır. Yani, “Bilinçli millet - güçlü devlet” çarkı tersine işlemektedir. Haa sakın ola ki, bir yorumcu olarak o programda yer almadığım için bu yazıyı yazdığımı sanmayın. Bugünkü müdür ve üzerinde ciddi emeğim olan Büşah’tan önceki Aydın Özdalga, Beşiktaş - Levski Sofya maçı gecesi, yani liglerin başlamasına 4 gün kala bana bu program için teklif yapmıştı. Ben de kendisine aynen şu cevabı vermiştim: “Teşekkür ederim. Ancak ben ilkeli, teknik, mesaj içeren yorum yaparım. Milyonlarca kişiyle dalga geçmeyi kendime yakıştıramam. Tiyatro oynamam. Ayrıca, sabah uyandığında aynaya bakıp yüzünü beğenmediği anda, 10 kişiyi kovan senin patronunla da çalışamam.” Aydın, para işi iyi demesine rağmen, bizim mezara parayla değil, geride bırakılan olumlu izlerle gidilme taraftarı olduğumuzu söyledim. Aydın sağdır, isteyen sorabilir. Sonra, Osman, Ömer ve Kâzım ekibi kuruldu. Zaten bu ekibin çadır tiyatrosu oynamaktan ileriye gidemeyeceği de belli idi. Ammaaaa, Ahmet Çakar’ın ki, yakından tanırım, maddi bir sıkıntısı olduğunu sanmıyorum, bu tiyatronun aktörlüğünü kabul edişine şaşıyorum. Daha doğrusu üzülüyorum. Ahmet de pozisyon yorumlarını yapmasa, bıyık kesme, kulak çekme, seyahate götürme iddialarının, futbolcuya hakaretlerin, hiçbir bilimsel ve teknik dayanağı olmayan yorumların yer aldığı bu program, Türk futbolu için bir yüzkarasıdır. Ve tekrar ediyorum, ne yazık ki, Türkiye Birinci Ligi’nin yayın hakkı elinde olan bu televizyon, Şampiyonlar Ligi gibi büyük ve gerçek hizmetinin üzerine leke sürmektedir. Ama burası Türkiye... Rayting de var... Bu millet nasıl ki, 10 Kasım 1938’den sonra, azınlıktaki dürüst kesimi tenzih ederim, soygunlarla, banka içi boşaltmalarla, dolandırıcılıklarla, kanuna, kurallara aykırı davranışlarıyla devletini devlet yapamamışsa, “Telegol”le de ülke futbolunu geriye götürmede ciddi bir yarışa soyunmuştur. Evet, siz sevgili futbolseverler; önceki akşam Telegol’ü izlediyseniz ve de bir şeyler sizi düşündürebildiyse, n’olur bana da bildirin... Yok, rayting yine yüksekse, o zaman çekiverin kuyruğunu gitsin!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT