BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hastanede panik!

Hastanede panik!

Hastayı lavabonun yakınına götürüp, bardağı doldurmak üzere musluğu açtım. Su şırıltısıyla birlikte hastanın yüzünde sertleşen mimiklerle, boyun ve boğaz bölgesinde kasılmalar başladı ve hasta lavabonun dibine yıkılırcasına çöktü...



Dr. Muzaffer Sertabiboğlu’ndan söz etmiştik sizlere. Hani yıllarca Anadolu’yu karış karış gezmiş, nice acı tatlı enteresan olaylara şahit olmuştu. Bu anılarını Kasaba Doktoru adlı kitapta toplamış ve Hayatım Roman okuyucularıyla paylaşmak üzere bize göndermişti. İşte yine cehaletin boyutlarını gösteren ilginç bir hatırası... 26 Haziran 1956 Poliklinikte muayene sırasını bekleyen hastalar arasında orta yaşlı bir köylü çift dikkatimi çekti. Yanlarından geçerken, kadın, erkeğin ceketinden çekiştirerek “Burası evin değil, yerlere tükürme” dedi. Adam bu sözleri hiç duymamış gibi, donuk bakışlarını çevrede gezdirerek anlaşılmaz bir şeyler mırıldandı. Hastada belirli bir huzursuzluk vardı. Muayene defterindeki sıraya bakmadan bu çifti içeriye aldım. Sorularıma hep kadın cevap verdi. Hasta kocasıymış. Havsa’nın Necatiye (Murdarca) köyünden olan Nazım Çavuş, bir haftadan beri yemeden içmeden kesilmiş. Önceleri çok su içen çavuş, artık sofraya su koydurmuyormuş. Zaman zaman titremelerle kasılıyor, geceleri uyumuyor, bir şeyler mırıldanarak hep dolaşıyormuş. İki günden beri yeni bir huy edinmiş salyasını evin içine rastgele tükürüyormuş. Sofradan suyu uzaklaştırması ve yeni başlayan aşırı salya akımı bende korkunç bir çağrışım yaptı: Kuduz... Hastayı lavabonun yakınına götürüp, bardağı doldurmak üzere musluğu açtım. Su şırıltısıyla birlikte hastanın yüzünde sertleşen mimiklerle, boyun ve boğaz bölgesinde kasılmalar başladı ve hasta lavabonun dibine yıkılırcasına çöktü, çömeldi. Hastada, kuduzun kardinal semptomu olan hidrofobi (sudan korkma) aşikardı. Teşhisim kesinleşmişti, hastam kuduzdu... Poliklinikte paniğe meydan vermemek için, defterdeki teşhis hanesine kuduzun, hemşirenin anlayamacağı Latince ismini (lyssa) yazdım. Hastayı derhal yatırılmak üzere İntaniye Servisi’ne sevk ettim. Hastanemizde tecrit koğuşu yoktu. Kadın hasta odasını boşaltıp “tecrit koğuşu” yaptım ve kapısına becerikli hastabakıcım Mehmet Sevinç’i diktim. Durumu Başhekim’e bildirdim. Bir süre sonra hastabakıcım telaşla odama girdi. “Serviste yemek dağıtımı yaparken kaşla göz arasında kuduz hasta kaçmış” dedi. Hemen servise inip tuvalet, banyo ve depolarda hastayı ararken aşçının yamağı kapıda göründü. “Mutfakta bir hasta var, sizin servisten galiba, tuhaf tuhaf bakıyor, konuşmuyor, hep yere tükürerek mutfağı kirletiyor, ustam gelip bu hastayı alsınlar diyor” dedi. Hasta bulunmuştu, hemen iki temizlik kovasını suyla doldurttum. Biri bende, diğeri hastabakıcımın elinde, çift kova suyla mutfağa daldık. Hastamız ocağın önünde, arkası bize dönük duruyordu. “Nazım Çavuş” diye bağırdım. Hasta ürkerek bize döner dönmez kovalardaki suyu ayaklarına doğru boşalttık. Hastada titreme ve kasılmalar başladı ve olduğu yere çöküp kaldı. Arkasından dolanarak iki yandan kollarına girdik ve koğuşuna götürüp yatırdık. Artık hastayı yatağına tesbit zorunluluğu doğmuştu, yatak çarşaflarıyla göğüs ve bacakları üstünden sarmalayarak yatağına tesbit ettirdim. Hastayla teması olan personele kuduz aşısı tatbikine başladık. Hastalık belirtileri çıktıktan sonra hiçbir tedavi şansı olmayan kuduzda, mukadder sonu beklemekten başka çare yoktu. Ayaklardan başlayan felç kollara ve boyuna yayıldı. Üç gün içinde solunum adalelerinin felci sonucu hastayı kaybettik. İmkansızlığın verdiği acı ve hüzün içinde, ailesini teselli yine bize düştü... Karısıyla yaptığım konuşmada, bir hayvan tarafından ısırıldıktan sonra kuduz aşısı yaptırmak üzere niçin hastaneye getirmediklerini sordum. “İki hafta evvel gece kahvehaneden gelirken bir köpeğin saldırısına uğramış. Ertesi gün yanağındaki yarayı sorduğumda ‘Berberde traş olurken kesildiğini’ söyleyerek durumu bizden sakladı” dedi. Nazım Çavuş cehaletin kurbanı olmuştu. Meslek hayatımda gördüğüm ilk ve son kuduz vakası olan Nazım Çavuş, yurt çapında cehaletin kimbilir kaçıncı kurbanıydı...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT