BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye görüşmelerden neden çekildi?

Türkiye görüşmelerden neden çekildi?

Türkiye, Kıbrıs görüşmelerinden çekilmekle hem BM’ye hem de AB’ye mesaj vermiş oldu. Avrupa Parlamentosu’nun Ermeni bildirisi, Ege anlaşmazlıklarının kısa vadeli ödevler kapsamına alınması ve Türkiye’nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliğinden dışlanması gibi konular da çekilmeye katkı yaptı...



Türkiye Kıbrıs görüşmelerinden çekilmekle hem BM’ye hem de AB’ye mesaj vermiş oldu. Her iki tarafa verilen mesaj net: KKTC’nin görmezden gelinemeyeceği. Gerek BM’de yapılan görüşmelerde takınılan tavırlar, gerekse de AB Katılım Ortaklığı Belgesi’ndeki malum talepler Türkiye’yi böyle bir tavra ya da tutuma zorladı. Başka gerçekler Kuşkusuz bunların dışında yaşananlar da bu karara ciddi katkılar sağlamıştır. Mesela Ermeni densizliği. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi Ermeni soykırımını tanımaya davet etmesi ve bildiri yayınlaması Türkiye’yi haklı olarak çileden çıkarmıştır. Fransız Senatosu’ndan sonra İtalyan Parlamentosu’ndaki Ermeni kararları sineye çekilecek türden değildi. Ardarda gözlenen Parlamento kararları ve hemen sonrasındaki Avrupa Parlamento bildirisi belli ki tesadüf değildi. Ege konusu Bitmedi. Bir başka densizlik Ege konusunda yaşandı. Türkiye ile Yunanistan arasında var olan “kıta sahanlığı” ve “fır hattı” gibi pekçok sorun AB Katılım Ortaklığı Belgesi’nin giriş bölümünden kısa vadeli ödevler bölümüne taşındı. Derken savunma konusunda da benzer bir çirkeflik görüldü: Türkiye’nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği’ne dahil olma çabaları yine Avrupa Birliği’nce engellendi. Evet görüldüğü gibi Türkiye’nin devlet zirvesini yaparak aldığı kararda birden çok haklı gerekçe var. Fotoğraf; bir-iki ay gibi kısa bir sürede AB bahanesiyle adeta kuşatılmışlığı işaret ediyor. Taktik mi, strateji mi? Peki ama bütün bunlar, bu boyutta olmasa da bir bölümü tahmin edilen taleplere rağmen AB’yi isteyen Türkiye bu şekilde AB’den vaz mı geçiyor? Hayır şu an için öyle bir şey yok ancak Mesut Yılmaz’ın da dün söylediği gibi Türkiye milli konularda tavizler vererek bu birliğe katılmıyacak. Yapmayı istediği şey kendi şartları ve özellikleri ile AB’ye kabul edilmesidir. Gelelim takınılan Kıbrıs tavrının taktik mi, strateji mi olduğuna? Kuşkusuz kararlılığın bildirilmesi noktasında bir taktik elbette sözkonusudur ama çıkışın özü stratejiktir. Güvenlik olgusu Türkiye Kıbrıs konusuna sadece prestij olarak bakmıyor. Başbakan Ecevit’in de ifade ettiği gibi Bakü-Ceyhan projesiyle beraber Kıbrıs Türkiye için çok daha önem taşımaya başladı. Kıbrıs, Türkiye’nin güney güvenliğinin adeta kalesi konumundadır. Bütün bunlara ilaveten Kıbrıs’ta geri adım, Ege ve benzeri konularda da geri adımları özendireceğinden Türkiye haklı olarak kararlılığını ilan etmiştir. Bu tutum bize göre de doğrudur. Avrupa Birliği’ne elbette gireceğiz ama devlet olarak yok olarak ya da o sürece girerek değil. Böyle bir AB girişini kim isteyebilir?.. NOT: Bütün okuyucularımın Ramazanlarını tebrik ediyorum...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT