BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adı, dil zevkime yabancı, tadı damak zevkime...

Adı, dil zevkime yabancı, tadı damak zevkime...

Onbir ayın sultanı “ramazan” da geliverdi işte!.. Acısıyla, tatlısıyla geçen on bir ayı geride bırakarak... Bereketi başkadır bu ayın. Sahuruyla, iftarıyla... Coşku dolar yüreğine insanın.



Onbir ayın sultanı “ramazan” da geliverdi işte!.. Acısıyla, tatlısıyla geçen on bir ayı geride bırakarak... Bereketi başkadır bu ayın. Sahuruyla, iftarıyla... Coşku dolar yüreğine insanın. Işık ışıktır minarelerdeki mahyalar. Ne güzel sözlerdir onlar!.. Düşündürür insanı zaman zaman. Ve ben, yıllar öncesini düşündüm bir an. Çocukluğumu hatırlayıverdim birden: Sahura kadar oturan büyüklerimi... Yapılan hamur işlerini, yemekleri, tatlıları... Kalabalık sofralarda yakın akrabalarla birlikte açılan iftarları... Hoş sohbetleri... Anlatılan kıssaları, fıkraları, hikâyeleri... Güne heyecanla başlayış... Ve ikindiden sonra, akşama yakın, çoluk çocuk, dar sokağın başında heyecanla bekleyiş... İki gözümüz minarede... Kulağımız, atılacak top ve okunacak ezan sesinde... Ve on, on beş çocuğun avaz avaz: - Kandiller yandı!.. Toplar atıldı!.. Diye bağırarak evlere koşturmaları... Özenle hazırlanmış kalabalık iftar sofraları... Evler bu kadar geniş değildi belki. Ve bugünkü kadar konforlu... “Gelir düzeyi” derseniz, o da öyle. Dar gelirli insanların yaşadığı bir semtti Şehremini! Gönüller kocamandı ama, sevgiler büyük, dostluklar geniş!.. Kimse kimsenin koltuğunun, çatal bıçağının, tabak çanağının lüksüne, kalitesine, markasına bakmazdı. Zenginiyle, fakiriyle, sanki daha uyumlu bir toplumduk gibi geliyor bana o zamanlar. Yine ramazan geldi! Lüks otellerde verilen iftar yemeklerinin haberleriyle dolup taşacak ekranlar yine. İyi, güzel de... İnanır mısınız, yenmeyip çöpe atılan, yenenden daha çok oluyor bu tür iftar davetlerinde. Ýşte buna isyan ediyorum ben! İsrafa... Gösterişe... Özellikle deprem bölgelerinde, çadırlarda ve birçok evde bir dilim ekmeğin, bir tas çorbanın hesabı yapılırken, bu tür davetlerde boğazımdan zor geçiyor lokmalar. Belediyelerin hummalı çalışmalarını takdir ediyorum. İftar budur bence! Sokaktaki insanın, muhtaç insanların karnını doyurmaktır asıl sevap. Bir kâse çorba, bir tabak kuru fasulye ve pilavın lezzetini değişmem ben, lüks otellerde yenilen, adı dil zevkime, tadı damak zevkime yabancı yemeklere... Bugün ne pişirelim Etli yahni, patates püresi, zeytinyağlı lahana sarması, revani
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT