BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Göstere göstere şike!

Göstere göstere şike!

Ayağınızı ayakkabınıza koymadan önce, elinizi vicdanınıza koyun. Bakın bakalım, yerinde duruyor mu? Burnunuzu karıştırırken, biraz da bazı meseleleri karıştırın.



Ayağınızı ayakkabınıza koymadan önce, elinizi vicdanınıza koyun. Bakın bakalım, yerinde duruyor mu? Burnunuzu karıştırırken, biraz da bazı meseleleri karıştırın. Sorun, soruşturun, araştırın, inceleyin ve ince eleyin... Galatasaray ve Beşiktaş’ın, rakip sahada oynamaları gereken maçları, kendi sahalarına almalarının ahlâki ölçülerini sorgulayın. Bu maçların açık bir şike sayılmasıyla, böyle hülle ve gülle yoluyla oynatılması arasındaki Kopenhag Kriterleri’ni, beyninize borç verin... Kim hangi hakla, 35’e bakla; atıyor böyle bin türlü takla... Kupanın bir kuralı var. “Maç, torbadan çıkan ilk kulübün sahasında oynanır” der... “İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur; size ne?” demez! *** Kurallar, iğfal edilmek için konulmaz. İlkeleri silkeler, tozunu etrafa saçarsanız; o tozlar alerji yapar. Kaşındırır... Beşiktaş, maçı İnönü’de oynamak için; Sahrayıcedit Kulübüne aylık 10’ar bin dolarlık taksitlerle 40 bin dolar ödemeyi kabul etmiştir. Söyler misiniz bana, bunun adı nedir? *** Böyle bir uzlaşmaya izin vermenin, para karşılığı anlaşılan bir maça izin vermeyle; doğrudan organik bir bağı yok mu? Bırakın şikeyi, teşvik priminin bile suç ve ayıp sayıldığı bir ortamda; kupa kuralını da paramparça ederek maçların yerini değiştirmek, asla masum gösterilemez. Afedersiniz, kupa piç edilmiştir. *** Siz hiç, bugüne kadar; bir UEFA Kupası maçının, iki kulübün anlaşması suretiyle, iki maçın da bir ülkede oynandığına şahit oldunuz mu? Adamlar duysa, bizim federasyona zekâ testi yaptırır. Bunlar üşüttü mü diye, kuşkulanır. Kendi koyduğu kurallara tecavüz ettiren bir federasyon; bekâretini kaybeder. Namusu iki paralık olur. *** Üstelik G.Saray’ın rakibi Vanspor; Çin işi Japon işi, bunu yapan bir kişi hüplemesiyle, Ömer Gülüştür denilen külüstür birine, peşkeş çekilmiştir. Naklen yayın geliri, gişe geliri, stadda reklam panosu geliri, göğüste forma reklamı geliri ve futbolcu satışı gibi, yılda 2 trilyonluk net girdisi olan Vanspor; sadece ve sadece 50 milyar liraya bu adama satılmıştı. Üçkağıdın da, bu kadar göstere göstere olanı olmaz! 2 yıl önce takım 1. Lig’deyken Mart ayında 50 milyara satılan kulübün, Haziran ayında Teleon’dan gelecek “cash” bir milyon doları vardı. Ne güzel iş! Mart’ta bir ver, sadece 3 ay sonra yüzde 1.500 fazlasını kazan! Memleket çiftlik... İşini uydurana keriz çok! Parayı alıp, futbolcularını paralarını ödese; o da yok... Para geldiği halde futbolculara dağıtmadığı gibi; eldeki mevcutları da üçer-beşer ucuza satıp, transfer bedellerini kendi kasasına ekledi. Doğu’nun güzelim takımı, paçavraya döndürüldü. Vanspor; eski vali Abdülkadir Sarı’nın giderayak Abra Kadabra kazığı ile; Gülüştür’e altın tepsiyle sunuldu. Vali bey takımı sattı, ardından Ankara’ya çekti gitti. Koca 1. Lig takımı, 50 milyar mı eder? Kulüp; en kıytırık futbolcunun transfer bedelinden, 10 misli düşüğe pazarlandı. Ayıptır yahu! Kimse bunun hesabını sormadı, soramadı... *** Galatasaray; Van halkının aldatılarak ve ağlatılarak yüreği dağlanmış haline acımadı... Artık bir daha G.Saray’ı görme şansı kalmayan Vanlılar’dan, kendisini mahrum etti. Halkın ne suçu var? Üstelik; İstanbul’daki hasılatın Vanspor’a bırakılmasının kulübe bir katkısı olmayacak ki... Para, paraya göz koyanların kasasına gidecek. Futbol Federasyonu da, bütün bu tezgahlara ilgisiz kalıyor. Hani, “Göz görmeyince gönül katlanır” diyeceğiz ama; birader her şey apaçık ortada... Yok mudur kurtaracak, bahtı kara maderimi... Kim değiştirecek; şu zavallı, acınası kaderimi?..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT