BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilgi çağı ve bazı sinyaller

Bilgi çağı ve bazı sinyaller

Bilgilerimiz çoğaldıkça küreselleşmemiz de kolaylaşacak diye boşuna sevinmişiz..Belki de küreselleşme dedikleri şey eski emperyalistlerin yeni bir tuzağı Bir tuzak olmasa bile, sonunda bir tuzağa dönüşeceği kesin..Ancak bilgi üretimi arttıkça fakir ülkelerin huzuru ne kadar kaçacaksa, zengin ülkelerin de huzuru kaçacak..Bunun emâreleri de görülüyor zaten..



Bilgi çağının, göz kamaştırıcı kazanımları kadar korkutucu, iç karartıcı yönleri de olacak.. Bilgi üreten toplumlarla bilgi üretemeyen toplumlar arasındaki gelir dağılımı daha şimdiden inanılmayacak farklılıklar gösteriyor: Norveç’in fert başına düşen millî geliri 40.000 dolar düzeyinde iken, Bangladeş’te fert başına 200-400 dolar düşüyor..Arada 100 misli fark var.. Demek oluyor ki, bilgilerimiz çoğaldıkça, zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacak. Oysa bilgilerimiz çoğaldıkça küreselleşmemiz de kolaylaşacak diye boşuna sevinmişiz..Belki de küreselleşme dedikleri şey eski emperyalistlerin yeni bir tuzağı Korkunç projeler Bir tuzak olmasa bile, sonunda bir tuzağa dönüşeceği kesin..Ancak bilgi üretimi arttıkça fakir ülkelerin huzuru ne kadar kaçacaksa, zengin ülkelerin de huzuru kaçacak..Bunun emâreleri de görülüyor zaten.. Nitekim daha şimdiden ozon tabakasının zedelenmesi yüzünden kaydedilen zararın 60 trilyon dolar olduğu bildiriliyor! Atom bombası Hiroşima’yı yıktı; Genom projesi de “insanlığın hiroşiması” olma yolunda.. Yıldız savaşları projesi ise hâlâ gündemden düşmüş değil..Savaş ihtimali, ülkeleri daha korkunç projelere sürüklüyor.. Bilgimiz arttıkça teknoperestliğimiz de artıyor.. Dünyamız trafik belâsıyla karşı karşıya; Son istatistikler dünyada, 500 milyon aracın trafikte olduğunu gösteriyor..Temiz yakıt ihtiyacı 2025 yılına kadar karşılanamazsa, yeni yeni sağlık problemleriyle tanışacağız. Türkiye bu alanda öteki ülkelerden daha riskli durumda.. Yalnız İstanbul’da günde 400 arabanın trafiğe girdiğini düşünürsek, ileride bu riskin bir felâket haline dönüşeceği kesin.. Küreselleşme denen... Sağlık alanında edinilen bilgiler, insan ömrünün uzamasına ve dolayısıyla yaşlı nüfusun artmasına sebep olacak..Yaşlı nüfus çoğaldıkça, toplumların dinamik yapıları kaybolacak, sosyal sigortalar bu yaşlıların ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşecek. Görüyorsunuz ki, bilgi çağının kazanımları, insanlığın başına bir sürü dert açacağı gibi, küreselleşmenin de bir hayal olduğunu gösteriyor.. Gelecek bilimcileri (füturistler), küreselleşme ile beklenen dünya cennetinin mümkün olamayacağını bildirmektedirler.. Beklenen şey, insanoğlunun evrenselleşmesi.. Yani öteki dünyalarla tanışması. Küreselleşmenin dünya şartlarında gerçekleşemeyeceğini iddia ediyorlar..Bunların başında da füturist Carl Sagan var..İnsanın uzaylaşmasını bekleyenlerin başında geliyor Sagan.. Hatırlarsanız Karl Marks’ın enternasyonal sosyalizmi de globalleşmeyi iddia ediyordu, Hitler’in nazizmi de.. aslında bütün ideolojiler dünyayı globalleştirme iddiasında idi.. Şimdi de liberalizmin dünyayı küreselleştireceği fikrini ortaya attılar.. Bize gelince: küreselleşmeyi bir tarafa bırakın, evenselleşmemiz hemen hemen imkansız.. Sanayileşmemizi bile bugünkü seviyesine, ithal teknolojisi ile getirmiş bir ülkeyiz.. Uçak sanayiinde de öyle; bilgi-işlem teknolojisinde de.. Henüz bilgi üretim aşamasına da geçmiş değiliz.. Bu durumda bırakın küreselleşmeyi, kendi aralarında birleşmeyi düşünen Avrupa bile bizi düşünmüyor. Yutturmaca Aslında dünyamız bu bilgi çağında kazananlar ve kaybedenler diye ikiye bölünecek, bir tarafta 15-20 ülke, öteki tarafta geri kalmış 150 ülke.. Bu durumda küreselleşme veya onların tabiriyle globalleşme modeli, süregelen sömürgeciliğin, üstü örtülü bir yutturmacası oluyor.. Bütün sinyaller, liberal demokrasinin İslam ile tanışmasından başka çıkar yol olmadığını gösteriyor.. Küreselleşmenin de, evrenselleşmenin de yolu bu..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT