BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suçlu kim?

Suçlu kim?

G.Saray ile F.Bahçe arasında oynanan “olaylı” derbi, hakemlik adına “utanç” sahneleriyle doluydu!



G.Saray ile F.Bahçe arasında oynanan “olaylı” derbi, hakemlik adına “utanç” sahneleriyle doluydu! Tekmelerin “havada” uçuştuğu karşılaşmada ipin ucunu iyice kaçıran ve tam 10 kez sarı kartına müracat eden Erol Ersoy, bir türlü kırmızı kartını gösterme cesaretini kendinde bulamadığı için günlerdir eleştiriliyor. Doğrudur... Erol Ersoy, klasına yakışmayacak bir maç yönetti. Gergin ve tansiyonu yüksek ortam; onun da vücut kimyasını bozmuştu! Beti benzi atmış, “kül” yüzündeki ifade; “Eyvah ben bu maçın altından nasıl kalkacağım” der gibiydi. Futbolcular “kötü niyetli”, tribünler ise “kıvılcım” bekler haldeydi. Böyle bir ortamda maçı “sağsalim” tamamlamak elbette kolay değil. Tüm bunları kabul ediyoruz... Ancak, Erol Ersoy gibi bir “üst düzey” FIFA hakeminin Hagi tarafından hem de iki kez milyonlarca gözün önünde “tartaklanması”, sadece kendisinin değil hakem camiasının da üstünde uzun uzun düşünmesi gereken bir “ibret” manzarasıydı... Şimdi herkes Erol Ersoy’u bu “pasifliğinden” dolayı ağır bir biçimde eleştiriyor, “hakemlik onurunu” çiğnettiğinden yakınıyor. Haksız da değiller! İnsan merak ediyor; Hagi’nin yaptığını A.Gücülü, Siirt Jetpalı, Adanasporlu veya Yimpaş Yozgatsporlu bir oyuncu yapsaydı, Ersoy aynı hoşgörüyü gösterecek miydi? Fakat yine de tüm suçu hakeme yükleyip, Ersoy’u “ipe çekmek” çok büyük insafsızlık olur. Zira, bu durum; yıllarca büyük takımlara karşı yapılan “eyyamcılığın” bir sonucudur. İş başındaki MHK’ların “Aman büyüklerden ses çıkmasın da küçüklere ne olursa olsun” zihniyeti; olayları bu boyutlara getirdi. Büyük takım futbolcularına saha içinde “imtiyaz” tanıyan hakemine prim veren, büyükler lehine yapılan hatalara “ses” etmeyen ve bu hataları yapan hakeme “ödül” olarak üst üste görev veren ama sahada kuralları “her takıma eşit” uygulayan hakemini “cezalandıran” anlayışın bir gün “iflâs” etmesi sürpriz değildi! Kimse kalkıp da bunun aksini savunmasın! İsmini duyurana kadar çıktığı her maçı son derece “objektif” tamamlayan, “vitrine” çıktıktan sonra “idare” eden çok hakem tanıyoruz! Mecburen sisteme ayak uyduruyorlar! Adam; büyükler tarafından “kara” listeye alınmasın, TV’nin yayınladığı, medyanın gözü önündeki maçlarda görev yapsın diye sahanın ortasında bir futbolcu tarafından “silkelense” de sesini çıkaramıyor! Büyüklerin kendi aralarında oynadığı maçlarda ücretler de “çift tarife” olunca; suskunluk bir kat daha artıyor! Komite, “Aman koltuğu kaybetmeyeyim” korkusuyla “istenmeyen” hakemine maç veremiyor. “Büyüklerden yana olan” medya ise yangına körükle gidiyor! Bu durumu farkeden “uyanık” futbolcular da “forma renklerinin” kendilerine sağladığı avantajı çok iyi değerlendiriyor! Şimdi bir kez daha düşünelim... Tek suçlu gerçekten Erol Ersoy mu?.. Bir şans daha!.. Sezon başında 7 yeni hakemi 1. Lig kadrosuna alan Merkez Hakem Komitesi, şu sıralar bu hakemlerden hiçbirine görev veremiyor! Çok değil 3 ay önce “Artık Türk hakemliğinin geleceği garanti altında. Bu yeni arkadaşlar; çok kaliteli ve futbolu iyi biliyorlar. Yakın gelecekte isimlerinden çok bahsettirecekler. Bilhassa İbrahim Çınar ve Harun Yiğit’i dikkatle izleyin “ şeklinde konuşan MHK Başkanı Bülent Yavuz, bu gençlerin henüz ilk sınavlarında “çakması” üzerine geri adım attı. Uzun süredir bu hakemlere görev vermiyor. İlk yarının bitimine iki hafta kala 1. Lig kadrosunda olmasına rağmen hâl⠓1. Lig hakemi” olamayan isimler var! Tamam bu hakemler aşırı heyecanlanıp, tecrübe eksikliğinden bazı hatalar yapmış olabilir. Kim hata yapmıyor ki? Şanslarını iyi kullanamamanın cezasını hiç de azımsanmayacak bir süre çektiler! Bir köşede küflenmelerine insanın gönlü razı olmuyor! “Kamuoyundan baskı görüyoruz” korkusuyla yıllarca harcanan emekler gözardı edilirse, Türk hakemliğinin geleceği nasıl kurtulacak? Bu hakemleri bir kalemde silmeyin. Hayatta ikinci bir şans her zaman vardır. Eğer bu kişiler “hatır” için üst klasman kadrosuna alınmadıysa, bir yerde beklenen patlamayı yapacaklar. Israrda fayda vardır diye düşünüyoruz. KISA... KISA... * Terim’i sahadan attığı maçta beğenilmediği için UEFA’dan “kırmızı kart” gören Orhan Erdemir, hâlâ kendini toparlayamadı. FIFA hakemi olmasına rağmen derbi maçlarında akla dahi gelmeyen, henüz İstanbul’da maç göremeyen Erdemir’i eski formuna kavuşturmak isteyen MHK, tecrübeli hakemine bu hafta da görev verdi. * MHK’nın “son prensi” Mutlu Çelik, sonunda “büyük maçların hakemi” unvanını kaptı. F.Bahçe’nin Kadıköy’de Erzurumspor ile oynayacağı maça atanan Çelik, sarı-lacivertlilerin 3 hafta önce 5-1 kazandığı A.Gücü karşılaşmasında da düdük çalmıştı. * Son haftalarda hakemler üzerinde yoğunlaşan eleştirilerin hızını kesmek isteyen Bülent Yavuz ve arkadaşları, haftanın maçlarına “ideal” kadrosunu sürdü. 15. hafta karşılaşmalarında 4 FIFA hakeminin yanı sıra en formda isimlere görev veren komite, böylelikle “tansiyonu” düşürmeyi amaçlıyor! * Ligin 6. haftasında yönettiği Adana-Antalya maçında gözlemcisi tarafından “ameliyat” edildiği için uzun süre istirahate çekilen Metin Seval, Türkiye Kupası’ndaki sınavından başarıyla ayrıldı. Bakalım İzmir’deki maçta formda görünen Seval, ligde ne zaman görev alacak?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT