BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şaşırtan Amerikalılar...

Şaşırtan Amerikalılar...

Birkaç yıl sonra İncirlik’te yeni bir iş ihaleye çıkmış ve çağırılmıştık. Bu kez gene Tuslog’ta binbaşı rütbesinde bir sözleşme subayı bizleri çağırarak fiyatlarımızın çok yüksek, ancak İncirlik referanslarımızın çok iyi olduğunu belirtti...



Dr. Üzeyir Garih’in “İş Hayatımdan Kesitler” adlı kitabındaki bir anekdotu yayınlamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. “Büyük bir heyecanla işe başladık. İyi İngilizce bilen Robert College mezunu “Oton Polikronidis” isminde bir genç mühendisi şantiye şefi olarak atadık. Sahanın genişliği dolayısıyla iki adet de bisiklet aldık. İşin bu safhasında sözleşme subayı bizleri çağırtarak, işin gereği, bir tercüman, iki pikap istedi. Yapmış olduğumuz tahta barakaların sökülerek Amerikan normlarına uygun şantiye binalarının yapılmasını emretti. Bu işi İngilizce bilen bir genç mühendis iki bisiklet ve kütük kapağından yapılmış şantiye binaları ile ucuza mal etme rüyamız sona ermişti. Bununla birlikte yılmadan ve itirazsız işe koyulduk. Amerikalı uzmanlar işi her evresinde çok sıkı bir şekilde kontrol ederek, yanlışlık yapmamıza izin vermediler. Beklediğimiz takriben 100.000 $’lık kâr yerine işi hemen hemen kârsız, ancak zamanında ve çok kaliteli olarak bitirmiş ve idarenin tebriklerine erişmiştik. Bununla birlikte yapılan ekstra işler için bir talebimiz olmuştu. İlgili subay konumuzun yargıya intikal edeceğini bildirince bayağı heyecanlanmıştık. Önceleri Washington’da görüleceği söylenen duruşmanın İncirlik Hava Üssü’nde belirli bir günde yapılacağı bildirildi. Bir toplantı odasında biri binbaşı diğeri yüzbaşı olan üç askeri yargıç huzuruna çıktık. Taleplerimizi içeren dava layihasını hukukçumuz okudu. Sözleşme subayının layihamızla bir iki ufak tefek nokta dışında olmak üzere hemfikir olduğunu duyunca hayretler içinde kaldık. Öğleden sonraki celsede üç yargı, büyük bir ciddiyetle bir tokmağı masanın üzerine üç kez vurarak “the verdict” yani “karar” diyerek hepimizi ayağa kaldırdılar. Yarım sayfalık bir gerekçe ile isteklerimizin %96’sının “prime rate” üzerinden hesaplanacak gecikme faizi ile ödenmesine karar verdiler. Bizler faiz istememiştik. Çekimiz üç gün sonra tarafımıza ödendi. O günlerde çok iş yaptığımız Sümerbank’a nazaran işlemin adaleti ve hızı bizi hayran bırakmıştı. Birkaç yıl sonra İncirlik’te yeni bir iş ihaleye çıkmış ve çağırılmıştık. Bu kez gene Tuslog’ta binbaşı rütbesinde bir sözleşme subayı bizleri çağırarak fiyatlarımızın çok yüksek, ancak İncirlik referanslarımızın çok iyi olduğunu belirterek bu fiyat yüksekliğinin sebebini sordu. Kendisine ilk deneyimimizi, şantiye kontrolleri tarafından istenen, araba, özel şantiye binası, tercüman, Livorno seyahatleri ve kusursuz iş isteğinin ilk işimizde doğurduğu ekstra masrafları anlattık. Rakiplerimizin bunları hesaba katmayabildiklerini anlattık ve konunun onlara anlatılmasını istedik. İki hafta sonra yüksek fiyatımıza rağmen iş bize verilmişti. Bütün bu serüvenimsi işten edindiğim deneyim, işin en ucuz fiyatı verenle en iyi şekilde yapılmayacağını, işveren resmi idarelerin her konuyu idare lehine yorumla hareket yerine hakkaniyet, adalet ve nefasetle hareket ederek daha iyi sonuçlar elde edecekleridir. Zararlı fiyatla yapılan iş kalitesiz olur, uzar, lüzumsuz anlaşmazlıklara gider, sonunda işveren tarafı da zarar eder. Kârlı ve tatminkâr şartlarla yapılan işte müteahhit geniş davranır, iyi malzeme ve nitelikli adamlarla iş yapar, iş zamanında biter, kaliteli olur. Müteahhit para kazanır, vergi verir, kazancı ile yatırım yapar. Bundan ilgili tüm taraflar yararlanır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107921
    % 1.38
  • 3.8353
    % -0.54
  • 4.5054
    % -0.9
  • 5.1351
    % -0.04
  • 153.999
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT