BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaralı yüreklerin çaresiz takımı

Yaralı yüreklerin çaresiz takımı

“Orda bir köy var uzakta... O köy bizim köyümüzdür...” Acaba ?



“Orda bir köy var uzakta... O köy bizim köyümüzdür...” Acaba ? O uzaklıklardaki köyler bizim mi? Bizim demek için, orada, yaşamakla sürünmek arasında çırpınanların hangi derdine merhem olabilmişiz? Onları, seçimden seçime adam yerine koyup, vaadlerle kandırıp, sırtlarına binip yıllardır hep böyle yol almışız... O köyler artık bizim değil... Kimse palavra sıkmasın... Kimse oraları kollarına aldığını zannetmesin... O kırılan onbinlerin yüreklerindeki çatlakların çaresi, by-pass olmaktan çıkmış... Japon yapıştırıcı kullanmak ise hiç çözüm değil... Aslında, onları sırça gibi görmeyen, yüreklerini yağ kaplamış gibi zanneden zihniyetin, esas hasta bir kalbin sahipleri olduklarını düşünmek, işin en gerçekçi yanı... Kalbi olmayan, kırık kalplerin yarım çarpan atışlarını nasıl duyar ki?  Geçen hafta Beşiktaş’ın peşine takıldık ve Siirt’in yollarına koyulduk... Yoksulluğun kol gezdiği, hatta elele tutuşup sıralar oluşturduğu bu kentte gördüklerimizi, yıllar geçse de unutmamız mümkün değil... Bir yabancı yüz gördüklerinde, paçalarına yapışan ve bir-kaç kuruş para ve ekmek için yalvaran körpecik çocukların içler acısı halini birilerinin artık görme zamanı gelip de geçmiş bile... Bu kent, Türkiye sınırları içinde... Bu kent, terörü şehrin ortasına asla sokmamış, evliyaların bir zamanlar mekan tuttukları inanılmaz bereketli topraklara sahip bir şehir... Onlar, bu kadar dışlanacak ne yapmışlar ki? Gözden ıraklarsa, gönülden de mi ırak olmaları gerekir?.. Onlara, bugüne kadar ceza kesenlerin, sadece kör olduklarını düşünmek neye yarar ki?.. İmkân yok, aş yok, sıcak bir yuva yok, gelecek için ışık yok... Bu şehrin günahı ne Allah aşkına? Kimin canını yakmışlar bu zamana kadar? Kimin çorbasına kaşık atmışlar? Bu kadar dışlanacak şehir değil Siirt... Bu kadar da sevimsiz hiç değil...  1.Lig’e çıktılar diye, rüyâlarında bile göremeyecekleri insanları ayaklarına getiren Siirt’in ligdeki pili de bitmek üzere artık... Gelen vuruyor, giden vuruyor... Beşiktaş karşısında, cezalı, sakatların dışında elde kalanlarla yaptıkları mücadeleyi bir görmeliydiniz... Gündüz oynandığından naklen yayınlanamayan maç için tribünlere koşuşan, ağaç tepelerine, çevre evlerin damlarına doluşan insanların, spor için nasıl çırpındıklarını bir izlemeliydiniz... Tek ama tek eğlenceleri, dertlerini biraz olsun unutabilecekleri bu olay da, gün gün mum gibi eriyip gidiyor... Allah korusun, ligden düştükten sonra bir daha çıkmaları kimbilir kaç yıl sonra, olur mu, yoksa tarihe mi gömülür onu kestirmek çok zor... Ama bu şehrin takımı, bir takım amaçlar için kullanılıp zavallı duruma düşürülmüş... Paraları alıp kaçanlara yine de lânet yağdırmayan bu güzel insanlar kentinin tek ama tek oyuncağı, tek tesellisi, tek eğlencesi elinden uçup gitmek üzere... Siirt’in küme düşmesine kimse sevinmesin... Yokluk içinde, spor aşkıyla dolu bu insanların yüreklerini imkânsızlıklarla dağlayanlara yazıklar olsun...  “Orda bir köy var uzakta... O köy bizim köyümüzdür...” Gitmesek de, görmesek de... O köy bizim köyümüzdür...” haa... Yok öyle şey... Gideceksin, göreceksin ve ondan sonra da sahip çıkacaksın... Sporun gerçek aşıklarını, futbolu bu kadar çok seven o güzel insanları, terörü şehrine yaklaştırmayan cesur ve kenetlenmiş yürekleri lütfen yakından tanıyın... Bilinsin ki, Siirt’in küme düşmesi, onların zaten sefaletten, itilmişlikten taşlaşmış yüreklerini daha fazla yaralamaz... Keşke, depolarında tuttukları yedek futbolcuları bu kente kurtarıcı diye gönderebilecek büyük geçinen takımlarımız, bir insafa gelebilse... Keşke, orada oynamayı bir vatan görevi sayacak sporcularımızın sayısı çoğalabilse... Ve keşke, Siirt ligde kalabilse... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT