BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Katırlar-fareler-köpekler

Katırlar-fareler-köpekler

İnsanlık deneylerde kullandığı beyaz fareler ve özellikle Çin ve Japon farelerine çok şey borçlu.. Aslında insanoğlunun iğrendiği fareler, katırlardan daha çok ödüllendirilmeye layık yaratıklar.. Katırlara diploma veriliyorsa, farelere Nobel verilmesi gerekir..



Katırlar, fareler ve köpeklerin insanoğluna verdikleri hizmet ve sağladıkları yarar, bizim onlara verdiğimiz hizmet ve yarardan daha fazla.. Hastalıklarımızın tedavisinde ve genellikle bilimsel buluşlarda bu hayvancıklara çok şeyler borçluyuz.. Önce katırlardan söz açalım: Amerika’nın dünyaca ünlü üniversitesi Yale tarafından Port Angeles Parkı’nda düzenlenen törende, aynı üniversitenin jeologlarına, sırtında yıllarca taş taşıyarak yardımcı olan 10 yaşındaki Elwood Blues adındaki katıra “taşımacılık doktorası” veriliyor.. Bu sevimli hayvana doktora diploması verilmesini teklif eden Prof. Mark Brandon, törende yaptığı konuşmada, “bunu sakın şaka falan zannetmeyin; Elwood, bilime ve insanlığa büyük yardımları olduğu için bu diplomayı alıyor” diyor ve ekliyor “Elwood Blues birçok öğrencimizin doktora yapmasına hizmet etti, onu bir diplama ile ödüllendirmek çok mu”? Olay Amerika’nın bilimsel araştırmalara verdiği önemi anlatıyor; hayvan bile olsa, bilgi üretimine hizmeti geçen her canlının ödüllendirilmesi gereğini simgeliyor.. Onun içindir ki, Amerika ve diğer ileri ülkeler “Citation İndeks” sıralamasında ön sıralarda yer alırken, biz Türkiye olarak daha yeni yeni 27. sıraya gelebildik.. Bundan 15 yıl önce 46. sırada olduğumuzu sakın unutmayalım.. Bu dereceye gelişimizi de merhum Turgut Özal ve muhterem İhsan Doğramacı’ya borçluyuz.. *** Farelere gelince; hemen hemen bin yıla yakın zamandan beri kobay olarak kullanılan fareler, özellikle beyaz fareler, tıp alanında binlerce buluşa imza atmış, ölümcül ve diğer hastalıkların tedavisinde insanlığa büyük hizmetlerde bulunmuştur.. Bilim dünyası bu gerçeği inkar edemez.. İnsanlık deneylerde kullandığı beyaz fareler ve özellikle Çin ve Japon farelerine çok şey borçlu.. Aslında insanoğlunun iğrendiği fareler, katırlardan daha çok ödüllendirilmeye layık yaratıklar.. Katırlara diploma veriliyorsa, farelere Nobel verilmesi gerekir.. Ve biz onları telef etmek için elimizden gelen her imkanı kullanıyor, onları onların bulmamıza yardımcı oldukları zehirlerle öldürüyoruz.. İğreniyor ve tiksiniyoruz da.. Oysa biyoloji ve tabâbet alanında bize hayatları pahasına yardımcı olan onlar.. Farelerden özür diliyorum.. *** Sırada köpekler var: İmam-ı Gazâlî’nin aşağıda tırnak içinde gösterdiğim sözlerindeki hikmet, Rus bilgini Pavlov’u bin yıl sonra psikoloji dünyasını kökünden sarsacak olan “şartlı refleksler” buluşuna yöneltmiştir.. “Köpek, bir defa sopayla dövüldü mü aynı sopayı her görüşünde kaçmaya başlar” Şartlı reflekslerle fizyoloji dalında Nobel ödülüne layık görülen Pavlov, bu ödülünü köpeklere borçludur.. Acaba o da günlerce aç bırakıp, çıngırakla kemiği gördükleri zaman ağızları sulanan köpeklere ne verebildi.. Eziyet etmekten başka.. Huzurunuzda köpeklerden de özür diliyorum. *** Bir büyüğümüz hastalığın da şifaya vesile olduğunu buyurmuş.. Hastalıkların şifaya vesile oldukları ve insanlığa pek çok şey kazandırdıkları bir gerçek: Şizofren olmasalardı, ne Van Gogh’un o unutulmaz şaheser tablolarını görecektik, ne de Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”, “Karamazof Kardeşler” gibi şaheserlerini.. Yanlış anlaşılmasın diye bizim tarihî şahsiyetlerimiz ve san’atkarlarımızdan misal vermiyorum.. Demek ki, hayvanların da insanlığa yararları olmuş, hastalığın da.. Onun için hayvanları sevin ve onlara rağmen hastalanırsanız, hastalıktan şikayetçi olmayınız..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT