BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuklar hâlâ korku içindeydi...

Çocuklar hâlâ korku içindeydi...

Genç adam arkasına yaslandı. Karşısındaki genç kızı süzdü dikkatle: -Siz... Siz de buralı mısınız?



Genç adam arkasına yaslandı. Karşısındaki genç kızı süzdü dikkatle: - Siz... Siz de buralı mısınız? Hülya başını salladı: - Evet... Deprem sonrasında İstanbul’a gitmiştim ama şimdi geldim yeniden... Niçin buraya döndüğünü niyetinin ne olduğunu söylemezdi tabii. Etrafına bakındı: - Çocuklar için çok güzel düşünmüşsünüz... Adam gözlüklerini çıkartıp önlüğünün eteğine sildi camlarını: - Ben psikoloğum. Gönüllü geldik buraya. Şimdi en çok ihtiyaç duyulan şey moral. Bir şey yaşandı bitti ama onun etkilerini yok etmek önemli olan. Bunlar da bize düşüyor. Çocuklar hâlâ korku içinde. Çok problemli olanlar var içlerinde... Hülya başını salladı: - Evet, benim getirdiğim küçük konuşamıyormuş.... - Konuşamıyor ya! O geceden beri konuşmuyor bildiğim kadarıyla... Kolay değil. Bunlar yarının büyükleri, problemlerini halletmemiz lazım onları topluma sağlıklı düşünebilen, üreten kişiler olarak armağan edebilmek için. Gözlerini kıstı: - Çay demlemiştim, içer misiniz? Hülya gülümsedi: - Memnun olurum. Artık akşamüstleri serinlik çıkıyor. İçim üşüdü sanki... Genç psikolog hemen arka taraftaki eğreti rafın üzerinde duran çaydanlıktan iki bardağa çay doldurdu. İki de kesme şeker koydu yanlarına. Birini uzattı: - Benim adım Cevat! Cevat Arın. Ya sizin ki? - Hülya... diye fısıldadı genç kız. Hülya Başaran. - Nerede kalıyorsunuz, aileniz nerede? Hülya yutkundu. Gözlerinden onun yüzüne bakan herkesin açıkça görebileceği bir bulut geçti, sesi titredi: - Burada yaşıyordum ben de... Ailem... Durakladı. Sanki bir yerlerden kuvvet almak istermiş gibi derin bir nefes aldı. Zor duyulur bir sesle devam etti: - Hepsi öldü. Enkaz altında kaldılar. Annem, babam, kardeşim.... Hâlâ oradalar. Enkazın altında... Ben böylece ortadayım. Kalacak, yerim, kimsem yok... Acı bir gülümsemeyle az ileride oynayan küçük çocuklara baktı: - Benim de bunlardan farkım yok anlayacağınız... Cevat Arın dikkatle süzdü onu. Bir müddet konuşmadılar. Haftalardır böyle acı hikayelerle iç içe olmasına rağmen hâlâ alışamamıştı genç psikolog. Birden ayağa kalktı: - Siz de bize yardım edin burada o zaman. İnsanlar kendi dertlerini en kolay başkalarının dertlerine derman olmayı becerebildikleri zaman unuturlar. Ne dersiniz? Genç kıza bu teklifi yapmakla onu yaşanan felaketin etkilerinden kurtarabilmek için rehabilite etmeyi amaçlamıştı. Mesleğinin gereğini yapıyordu genç psikolog. - Burada kalırsınız, yemeğimiz var üç öğün. Çocuklara gereken sadece sevgi ve şefkat. Bu küçüğü yalnız başına görüp buraya getirmeniz sizde zaten bu duyguların var olduğunun göstergesi. Hülya endişeyle kaldırdı kafasını. Oysa çok değil bir saat önce artık gücünün kalmadığını düşünerek hayatına son vermeye karar vermiş bir insan olarak ayak basmıştı buraya. Şimdi ise bambaşka bir dünya sunuluyordu önüne... * DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT