BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanun hakimiyeti

Kanun hakimiyeti

Bütün trajik boyutlarına rağmen, cezaevlerine yapılan operasyonlar, hem sözde aydın birçok kişinin maskesini indirirken hem de PKK ve aşırı solcu örgütlerin kanlı yüzlerini bir kez daha ibret ve endişeyle sergiliyor. İşin en ilginç yönlerinden biri de; hâlâ cezaevlerindeki durumu görmezlikten gelip, hükümeti daha doğrusu devleti yıpratmaya yönelik davranışlarda bulunulması.



Son olaylar kesin olarak göstermiştir ki; bir ülkede, her ne pahasına olursa olsun, kanun hakimiyetinin mutlaka sağlanması gerekiyor. 10 yıldır bu ayıbın altında nasıl kalındığının, oturup muhasebesini yapmamız icap ediyor. Gerçekten de; bölgenin en büyük gücüne sahip Türkiye Cumhuriyeti, nasıl oluyor da, çoğu cezaevlerinde 10 yıl gibi uzun bir süre adetâ hükümranlığını yitiriyor. İnsan hakları mı? Öyle anlaşılıyor ki; başımıza ne geliyorsa, sözde insan hakları savunucularının aslında çoğu doktrinel olan girişimlerinden geliyor. Bir anda; yasalar, hukukun üstünlüğü rafa kaldırılıyor, yerine insan hakları terennüm ediliyor. Tabii ki; insan hakları kutsallığını ve dokunulmazlığını her zaman korumalı. Fakat, “insan hakları” diyerek başka insanların haklarını gaspetmenin veya yürürlükteki yasaları ihlal etmenin izahı güç olmalı. Maskeler düşüyor Bütün trajik boyutlarına rağmen, cezaevlerine yapılan operasyonlar, hem sözde aydın birçok kişinin maskesini indirirken hem de PKK ve aşırı solcu örgütlerin kanlı yüzlerini bir kez daha ibret ve endişeyle sergiliyor. İşin en ilginç yönlerinden biri de; hâlâ cezaevlerindeki durumu görmezlikten gelip, hükümeti daha doğrusu devleti yıpratmaya yönelik davranışlarda bulunulması. PKK ve aşırı solcu örgütlerin, 10 yıl içinde cezaevlerinde egemenliklerini ilan etmeleri elbette hem dehşet verici hem de düşündürücü. Üstelik, derin soruşturmalar açılabilecek boyut taşıyor. Ne var ki, 10 yıl sonra da olsa, devlet; kanunların hakimiyetini güçlükle sağladığından ötürü, hiçbir şekilde suçlanmamalı. Kaldı ki, bu arada F tipi cezaevlerine intikalin de gerçekleştirilmiş olması, hiç kimseyi gocundurmamalı. F tipi ve ötesi Kim, F tipi cezaevine karşı bir davranışta bulunuyorsa, açık bir şekilde, hem insan haklarına, hem yasalara hem de devletin egemenliğine karşı geliyor anlamı çıkarılmalı. Her şeyden önce, F tipi cezaevlerinin Batı standartlarında olup, insanların cezaevinde bile olsa “insan” gibi yaşamalarını sağlayan bir yapıya sahip oldukları biliniyor. Örgüte son Mahkûm bir insanın, can ve malını güvence altına alan, her türlü zararlı eğilimlerden ve eylemlerden koruyan bir konuma sahip olan F tipi cezaevlerinde, örgüt hakimiyetinin sona erdiği de hatırlanmalı. Şimdi af da yürürlüğe girdiğine göre, F tipi cezaevlerinin faaliyete geçirilmesinin zaten tam zamanı değil mi? Denilebilir ki, Adalet Bakanı Türk, eninde sonunda hem affın çıkarılması, hem cezaevlerinin teröristlerden kurtarılması, hem de F tipine intikalin “buruk” da olsa sevincini yaşıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT