BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaza raporu işkencesi

Kaza raporu işkencesi

15 Kasım 2000 tarihinde saat 12:50 civarında özel otomobilimle Ankara'dan İzmit yönüne seyrederken, Bolu'yu 16 km geçince Bolu Dağı'nda Ulusoy dinlenme tesisleri hizasında, araç konvoyunun birden yavaşlaması sonucu önümdeki araca çarpmak suretiyle %90 ı kendi aracımda olan maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdim.



Bolu Bölge Trafik Müdürlüğü'ne; 15 Kasım 2000 tarihinde saat 12:50 civarında özel otomobilimle Ankara'dan İzmit yönüne seyrederken, Bolu'yu 16 km geçince Bolu Dağı'nda Ulusoy dinlenme tesisleri hizasında, araç konvoyunun birden yavaşlaması sonucu önümdeki araca çarpmak suretiyle %90 ı kendi aracımda olan maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdim. Hemen 154 Alo Trafik hattını aradım ve bölge trafikten bir ekip geldi. Olay mahallinde kaza raporunu tuttuktan sonra, bizi 200 m geride Jandarma karakoluna havale edip bıraktı. Jandarma'da ifadeler alındıktan sonra, bu defa alkol muayenesi için Bolu merkezine gönderildik. Her ikimizde de alkol olmadığı ortaya çıktı. Ancak kaza raporunu trafik sigortamıza göndermek için almak istedik. Bunu hemen alamayacağımızı çünkü tutanakların savcılığa gönderileceğini belirttiler. Kazada ölen ya da yaralanan yoktu. Ayrıca şikayette bulunan da yoktu. Öyleyse savcılığa gitmesi gereken bir durum olmamamlıydı. Kafama takılan bu durumu Bolu merkezden Jandarma Karakoluna dönüşte rastladığım bir trafik polis ekibine yakınarak açıklama istedim. Ekipteki komiser ve memur benim görüşüme katıldığını, onlar da vatandaşın bundan mağdur olduğunu, bürokrasiyi artırdığını, ama kuralı Bölge Trafik Müdürlüğü'nün koyduğunu belirttiler. Türkiye'nin başka şehirlerinde trafik polisi rapor tutup alkol muayenesini de orada yapabilirken, Bolu İlinde durum niye farklı? Eğer kaza mahalli trafik polisinin sorumluluk sahasında değil ve jandarmanın rapor tutması gerekiyorsa, trafik ekibi niye rapor tutuyor? Savcılığı gerektiren bir durum olmadığı halde neden savcılığa havale edilip bürokrasi uzatılıyor? Bu konuda Bolu Bölge Trafik Müdürlüğü bu sorularıma bir açıklama getirirse memnun olurum. Zira o gün hem ben ve ailem hem de diğer araçtakiler saat 16'ya kadar Bolu'da zaman kaybettik ve raporlarımızı da alamadan yolumuza devam etmek zorunda kaldık. Yrd. Doç. Dr. Melih Karakuzu (Atatürk Üniversitesi, K. Karabekir Eğitim Fak. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölüm Başkanı) ERZURUM Sormayın kim olduğumu, Ben bilmem, liderim bilir. Varlığımı yokluğumu Ben bilmem, liderim bilir... Gözlerim hep ona bakar, "Kaldır" der ellerim kalkar, Gül, menekşe nasıl kokar Ben bilmem, liderim bilir... Ne içip ne yiyeceğim, Sırtıma ne giyeceğim, Nerede ne diyeceğim Ben bilmem, liderim bilir... İçimdeki riyaları, Süreceğim boyaları, Göreceğim rüyaları Ben bilmem, liderim bilir... Sıkı tutarım aramı Ye derse yerim haramı Süt beyaz, kömür kara mı? Ben bilmem, liderim bilir... Enim nasıl, boyum nasıl Fikrim nasıl, huyum nasıl Kullanacak oyum nasıl Ben bilmem, liderim bilir... Hasta mıyım, sıhhatta mı Sadakatım ifratta mı Otuz gün ay mı, hafta mı Ben bilmem, liderim bilir... Hicap nedir, örtü nedir Kurt, kuş, böcek, börtü nedir İyi nedir, kötü nedir Ben bilmem, liderim bilir... Hürmetim tamdır zatına Minder olurum altına Uyarım talimatına Ben bilmem, liderim bilir... Teslim ettim irademi Böyle yürür benim gemi Varsa beynimi, midemi Ben bilmem, liderim bilir... Formasyon, bizim de hakkımız Milli Eğitim Bakanlığı'na; Bizler Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü öğrencileriyiz. Milli Eğitim tarafından Fen-Edebiyat Fakültelerine verilmeyen formasyon, Matematik ve Edebiyat Bölümlerine veriliyor. Diğer bölümlerin de buna hakkı olduğunu düşünüyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT