BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KültürTreniyle Rumeli

KültürTreniyle Rumeli

Geçen yıl yine 10 Kasım’da Atatürk’ün doğduğu eve giden “Cumhuriyet Treni” gibi bu yılki hedefimiz de “Kültür Treni” ile 10 Kasım’da Yunanistan’da olmayı hedeflemiştik. Yugoslavya sınırından transit çıkarken bile Yugoslav yetkililerinin sanki şüpheli grup gibi tepeden tırnağa gecenin bir yarısında herkesi ayağa dikmesi ve ince ince araştırma yapması ile Yunanistan’a girişimiz biraz gecikmeli oldu.



İskeçe’de Türk izleri Geçen yıl yine 10 Kasım’da Atatürk’ün doğduğu eve giden “Cumhuriyet Treni” gibi bu yılki hedefimiz de “Kültür Treni” ile 10 Kasım’da Yunanistan’da olmayı hedeflemiştik. Yugoslavya sınırından transit çıkarken bile Yugoslav yetkililerinin sanki şüpheli grup gibi tepeden tırnağa gecenin bir yarısında herkesi ayağa dikmesi ve ince ince araştırma yapması ile Yunanistan’a girişimiz biraz gecikmeli oldu. Yunanistan Demiryolu İdaresi bizi bir saat erken bekliyorken gelmeyince sınırda beklettiği lokomotifini de çekmiş... Nihayet sınıra gelişimiz anons edilince Yunanistan Demiryolu İdaresi’nin Genel Müdür Yardımcısı nezaretinde ilgililer bizi topraklarına aldılar. Tabi otomatik sinyalizasyona göre ayarlı tren yolu bir saat gecikmeyle bize yolu kapatmıştı. Bizzat genel müdür yardımcısı trenden inerek manuel olarak rayı düzeltti. Yunanistan toprakları boyunca bize refakat etti. Son derece nazik ve esprili bir adamdı. Bize İskeçe’de çay ikram etme zerafetini gösterdi. Bu gecikmeden dolayı Selanik’e çok dar vakitte girebildik. 09.05’te atanın evinden olabilmek için de tüm heyet üyeleri koştururcasına otobüslere, kırmızı ışıklarda bile durmayan bir şoför marifetiyle atanın doğduğu eve geldik. Ata’nın huzurunda Türkiye’nin Selanik konsolosluğunun arka bahçesindeki evde tören yapıldı. Kıta kıt bir sürede yetişilen tören coşkuluydu. Törende kuruluşu 1953 yılında Prof. Afet İnan tarafından gerçekleştirilen “Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği” üyeleri de otobüslerle Selanik’e gelmişlerdi. Selanik’te trenimiz uyuşturucu bulan köpekler tarafından dışarıdan kontrol bile edildi. Şehir gezisi ise iptal edildi. Gerekçe olarak da “Selanik’te olan Simitis aleyhine gösteri yapılması muhtemeldir. Bu göstericiler size zarar verebilir. Buna rağmen biz bir müze gezisinin ardından akşama kadar Selanik’i kendi başımıza gezdik. İzmir gibi Sahili tamamen İzmir’e benzeyen Selanik’te kafeteryalara oturup “Sanki kordonboyu” diyerek uzaklara baktık. Ama bir gerçeğin altını çizmek lazım Selanik’in sahilinde deniz İzmir’den daha kirli...deniz balık kaynıyor. Balıklar arasıra denizin üstüne fırlıyor. Ortada tek oltalı balıkçı yok. Hatta kepçe ile toplanabilecek bu kadar çok balığı bir arada görüp arasıra da onların dışarı fırladıklarını görünce MAK Ajans’ın sahibi ve deneyimli Televizyon gazetecisi Nursal Tekin “Balıklar galiba denizin pisliğinden bıktıkları için oksijen almak üzere su üstüne fırlıyorlar” diye espri de yaptı. Selanik’i beraber gezdiğimiz Sabah’tan Emre Aygen, MAK Ajans’tan Nursal Tekin ve TRT Genel Müdürü Yücel Yener’in fotograflarını çekmekle ünlü Necmi Başyıldız, Selanik’ten hoş hatıralarla ayrıldık. Parlamenterler yemekte Selanik’te en önemli temas Türk Parlamento Heyeti ile Yunanistan Parlamento Heyeti’nin eşleriyle birlikte yedikleri öğle yemeğiydi. Gazeteciler alınmadığı için fazla bilgilenemedik ama, Yunanistan’ın yerel yönetimlerden sorumlu Bakanı yemeğe katılmış ve henüz kurulamayan Parlamentolararası Dostluk Grubu’nun Yunanistan ayağı için her türlü yardımı yapacağını söylemiş... Bu konuda fazla söze gerek yok. İnsanların eylemleri bir çok olayı anlatır. Bulgaristan ve Makedonya bizi coşkuyla karşılarken Yunanistan’da aynı sıcaklığı göremedik. Problem programı yapan Dışişleri yetkililerinin mi? Olay günü stresten yatağa düşen ve 10 Kasım’ı zor şartlarda kutlayan konsolosun mu? yoksa bizi ortaya döküp kaybolan konsolosluk görevlilerinin mi bilmiyorum. Ama kimin tuz kimin karabiber olduğunu keşfedebilmiş değilim. Batı Trakya’da Selanik’ten sonraki ilk durağımız Drama idi. Sabah saatlerinde geldiğimiz burada tren garında düzenlenen mini büfe ile karşılandık. İkili görüşmeler ve temaslar burada yapıldı. Daha sonra kısa bir şehir turuna çıkıldı. Burada ilginç olan “Kültür Treni”ni görmek üzere Bulgaristan’ın “Kırcali” bölgesinden çocuklar ve soydaşlarımız buraya gelmişlerdi. Trenin güzergahına en yakın yer olan burada olsa treni görmek istemişlerdi. Batı Trakya’da gece geçtiğimiz bölgelerde bizi görmek için tren yolu kenarına dizilmiş insanlar kadar Kırcali’den gelen soydaşlarımız bizi çok duygulandırdı. Son sözler TRT ile TCDD ve TRT Çocuk ve Gençlik Vakfı’nın organize ettiği ve balkanlarda dostluğu barışı hedefleyen böyle bir organizasyona Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki parlamenterlerimizin de katkı sağlamış olması, hem siyasi hem de sosyal açıdan büyük bir kucaklaşmayı beraberinde getirmiştir. Oradaki soydaşlarımız Atatürk’ün vagonunu ziyaret etme şansı bulmuşlar, anavatanın flamasını dolaştıran bir “Kültür Treni”ne tanıklık etmişlerdir. Geçen yıl sadece Yunanistan’a yapılan seferden sonra bu yıl düzenlenen ve Bulgaristan, Yugoslavya, Makedonya ve Yunanistan’ı kapsayan gezi, ilişkilerin daha da gelişmesine, Balkanlarda kurulması muhtemel bir dostluk köprüsünün zor olmadığına, herkesi inandırmıştır. Türkiye bayrağını oralarda dolaştırmakla hem soydaşlarımıza manevi güç vermiş hem de parlamentolararası ilişkilerde büyük mesafe alınmasına sebeb olmuştur. Dileğimiz bu tür organizasyonların tekrar edilmesidir. Bu seyahatte TRT Çocuk ve Gençlik Vakfı kadar TCDD’nin hakkını teslim etmek gerekir. 5 yıldızlı otel kalitesinde hizmet üreten 16 personelle inanılmazı başaran TCDD, vagonları ve teknolojisiyle de Balkan yollarında farkedildi. Bizim treni görenler yeni pazara çıkmış bir otomobile bakar gibi trenimize baktılar. ¥ BİTTİ
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT