BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Işık deyip geçmeyin

Işık deyip geçmeyin

Amerika bol ışıltılı bir dönemi daha geride bırakıyor. Çam ağaçları çöpçülerin alması için kapı önlerine kondu, ışık süslemeleri birer ikişer sökülüp gelecek sene kullanılmak üzere kaldırılıyor.



Amerika bol ışıltılı bir dönemi daha geride bırakıyor. Çam ağaçları çöpçülerin alması için kapı önlerine kondu, ışık süslemeleri birer ikişer sökülüp gelecek sene kullanılmak üzere kaldırılıyor. "Season's Greetings" dedikleri bu selâmlamalar mevsimi Kasım ayı ile beraber başlar, önce Şükran Günü'nde hindilerle beraber coşar, sonra 25 Aralık'ta Noel ile zirveye çıkar, ardından bir parça yorgun, yeni yılı karşılar. Yılbaşı eğlencesi Amerika'da Christmas=Noel'in yanında gölgede kalır. Noel ise eğlenceden ziyade aile fertlerinin, akrabaların bir araya gelip hediyeleşmesi, yiyip içmesi faslıdır. Hıristiyan dünyası bu mevsimi renkli ve ışıklı karşılar. Kasım ayı ile beraber mağazalarda yığın yığın süsleme malzemeleri satılmaya başlar. Çam yeşili ve kırmızı mevsimin renkleridir. Evler özenle süslenir, her akşam biri daha rengârenk ışıklar içinde kalır. Noel yaklaşırken çevrenizdeki bütün evler ışıl ışıl yanmaktadır, seyrine doyum olmaz. Salonların baş köşesine de, yine süslü, ışıklı birer çam ağacı oturtulur. Ay yılı kullanan Musevilerin Hanukkah bayramı da son on yıldır bu mevsime denk geldiğinden onların evleri de kendi kültürel motifleri ile ışıl ışıl yanmaya başlar. Bu mevsimde Türklerin ve diğer Müslüman milletlerin evleri genellikle karanlık kalıyor. Elbette bizim aramızda da çam ağacı dikip evlerini ışıklandırarak çevreye uyanlar var. Hele son yıllarda Ramazan Noel'e çok yakın geldiğinden kimi aileler Ramazan kutlaması olarak bu ışıklandırmayı yapıp durumu idare etmekte. Yine de bu mevimde bizim evlerimizin çoğu karanlıktır, kasvetlidir. "Olsun, varsın, bizim gönlümüz aydınlıktır" diyerek lâf oyunu yapabiliriz ama neden evlerimiz de aydınlık olmasın?! Gönüle giden yol gözden geçmez mi? Yahut gönüldeki aydınlık neden dışarı vurmasın? Çam ağacı süslemesi, mazisi hakkında farklı rivayetler bulunan bir Hıristiyanlık figürü. Fakat ışıklandırma işi Hıristiyanlığa yahut Museviliğe ait bir usul değildir. Bizim büyük câmilerimiz eskiden beri Ramazanlarda mahya ile süslenir. Evlerimizi mahyalandırma adetimiz galiba eskiden de yok, onu da bizler yirmibirinci asırla beraber yerleştirsek nasıl olur? Noel geliyor diyerek evlerimize çam ağacı dikilmesine kesinlikle karşıyım. Yılbaşı bizim de kabul ettiğimiz bir takvim meselesi olduğundan ışıklandırma yapılabilir; peki ama Ramazan ayını ve bayramı neden daha ışıklı, daha renkli kutlamayalım? Noel'in en tanınmış ışık figürü yıldızdır, Hazret-i İsa'yı temsil eder; bizimki neden hilâl olmasın? Noel Baba'yı yılbaşının sembolü haline getirdik. Ekranlarda gördüm, her köşebaşında bir Noel Baba vardı. Bu da dinî bir figür ve zaten yılbaşında değil Noel'de faaliyet gösterir! Bizim Noel Baba'ya ihtiyacımız mı var? Onun yerine Ramazan ayı boyunca meselâ, Nasreddin Hoca'yı sembol haline getiremez miyiz? Bu konuda millî kültürümüze kıymet veren, millî kültürümüze sahip çıkarak da globalleşebileceğimize inanan şirketlere, iş adamlarına vazife düşüyor. Piyasaya bize ait sembollerin çıkması lâzım. Meselâ, balkonlara yahut pencerelere yahut iki ağacın arasına asılabilecek Ramazan'ı hatırlatan ışıklı cümleler, ışıklı hilâller, ışıklı Nasreddin Hoca'lar... Her kaliteden, her boydan, pahalısı, ucuzu... Alışveriş merkezlerinde gelenlere şeker dağıtan, çocuklarla fotoğraf çektiren Nasreddin Hoca'lar, vitrinlerde Karagöz-Hacivat'lar... Bu figürleri taşıyan şekerlemeler, kâğıt peçeteler, mendiller, kırtasiye malzemeleri... Reklâmcılar, ressamlar, grafikerler kollarını sıvayıp hayal güçlerini çalıştırsın. Dört bir taraf Ramazan motifleri ile dolmalı. Düşünün, Ramazan ayı geldiğinde çocuklarınızla birlikte balkonunuza "ev boyu" mahyanızı takıp yakıyorsunuz. "Hoşgeldin yâ şehr-i Ramazan" Bütün komşularınızda benzeri ışıklar.. Salonun bir köşesinde ışıklı bir câmi maketi, herkes aldığı hediyeyi oraya koyacak, bayram sabahı paketler açılacak. Ramazanı ve bayramı elle tutulur, gözle görülür bir coşku haline getirmektir bu. Televizyonları, sinemaları, videoları, bilgisayarları ile bu kadar göze hitabeden bir dünyada yeni nesillere ve dünyaya kendimizi öğretmenin başka yolu yok. Ramazan bir ay boyunca gün boyu aç kalmak, bayram da on günlük tatil olarak algılanmaktan çıkmalı. Gelecek sene Ramazan'a kavuşmak nasip olursa evimi bir ay boyunca bize ait figürler bulup ışıklandırmak istiyorum. Hıristiyan bir ülkede bir Müslüman Türk'ün evi de pırıl pırıl parlasın.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT