BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şiddet konusunda ilginç bir kitap

Şiddet konusunda ilginç bir kitap

Paris Üniversitesinde felsefe profesörü Yves Michaud’nun Violence apprivoisee (Çekingensiz Şiddet) adlı kitabı dünyamızı saran şiddet konusunda değişik bir yaklaşımla yazılmıştır.



Paris Üniversitesinde felsefe profesörü Yves Michaud’nun Violence apprivoisee (Çekingensiz Şiddet) adlı kitabı dünyamızı saran şiddet konusunda değişik bir yaklaşımla yazılmıştır. Profesör Michaud “Şiddeti yok etmeyelim azaltalım” demektedir. Kendisiyle kitabı hakkında yapılan bir röportaj, profesörün fikirlerini daha iyi açıklamaktadır. Kendisine bu röportajda şu soru sorulmuştur: “Bizden önceki bütün toplumlardan daha az şiddetli ve daha az vahşi toplumlarda yaşıyoruz” diye yazıyorsunuz. Violence apprivoisee adlı kitabınızda bunu nasıl söylersiniz? Aynı zamanda şehirlerde şiddetin arttığını yazarsınız? Michaud buna şöyle cevap vermektedir: Üç şey söyliyeceğim. Birinci olarak bir şiddet artışı var fakat mazi ile mukayese edilirse daha az şiddetli toplumlarda yaşadığımız aşikârdır. 18’inci yüzyılda Paris’te şehir hayatını incelemiş olan Arlette Fage çok iyi gösterdi ki o zamanki Parisliler’in çok kısa, çok vahşi hayatları vardı fiziki veya sosyal hiç bir güvenlik yoktu ve insanlar vakitlerini birbirleriyle dövüş ederek geçirirlerdi. Şehirlerde güvensizlik tamdı, uşaksız veya koruyucusuz sokağa çıkılmıyordu. Polisin kurulması 18’inci yüzyılda olmuştur. O yüzyılda ilk emniyet memurları tayin edilmiştir, şehirler 1830’a doğru güvenli oldular. Bunu söyledikten sonra daha az şiddetli toplumlarda yaşıyoruz demek oldukça platoniktir zira bizim için önemli olan yaşadığımız yer olup yaşamak istediğimiz veya yaşamaktan korktuğumuz yer değildir. İkinci olarak, toplumlarımız şiddetten korkularını iletişim yolu ile bağırarak açıklıyorlar diğer taraftan toplumlar daha seyyal olup bizi şiddetli hareketler karşısında bırakmaktadırlar. Biz her gün iletişim araçları sayesinde dünyada olup bitenle temas halindeyiz. Eskiden bilinmeyen veya sadece dar bir diplomat çevresince bilinen şeyler bugün yeni bir görüş kazanıyor. Üçüncü olarak bugün sosyal çevremizin çatlaması yani tesanüt ve hareket şekillerine bağlı bir şiddet var. Ebedi değişiklik halindeki toplumlardayız bunlar bir yandan sosyal kopuşmayı diğer yandan yeni sosyal bağları meydana getiriyor. Profesöre daha sonra şu soru soruluyor: Terörizmin öldürücü şiddetini boğmak için ne ilaç tavsiye edersiniz? Michaud şu cevabı veriyor: “Terörizme belirleyici ilaç yoktur. Çağdaş terörizm savaş alanı dışında hedef olan medeni halklar ortasında bir savaş şeklidir. Kamuoyu yolu ve medyalardaki kurbanların manzarası ile hükümetler üzerinde baskı yapmayı arar. Bedeli sadece insanî değil fakat ekonomiktir (vazgeçirme ve kontrollar bedeli), moraldid (hedef olan halkın yıkılışı) “Vigipirate” (terörizme karşı kullanılan korsan gözcüsü denilen bir yöntem Y. Altuğ) bana haklı görünmektedir, teröristlerin işini zorlaştırıyor bunlar nadiren kamikazedirler fakat ekseriya sinik kişidirler, bu yöntem psikolojik olarak güven veriyor ve teröristlerin birinci hedefi olan sosyal tesanüte destek oluyor. Profesöre “Hiç bir zaman şiddete karşı bu kadar nefret ve hiddet duyulmamıştır”, “Hiç bir zaman unutma işini bu kadar çabuk yapmamıştır” diyorsunuz bu komik bir paradoks değil mi?” diye sorulduğunda Michaud: “Çağdaşlarımız devamlı bir yenilenme içinde yaşıyorlar. Zamanın ifadesi değişti maziye sabit bir atıf kayboldu ve kazalık geleceğe projeksiyon kati değildir diyeceğim. Ebedi bir şimdiki zaman içinde tekamül ediyoruz. İçinde hiç bir şey geçmeyen bir ebedi şimdiki zaman değil fakat yeni olayların geçmesi durmayan bir ebedi şimdiki zaman. Bir şiddet diğerini kovuyor. Her gün olaylardan payımız var, infial sebeplerinde payımız var bir rezalet diğerini izliyor, bir dram diğerini izliyor.” demiştir. Profesöre: “Şehirdeki şiddet esas itibariyle yereldir. Yazar Magnus Enzensberger gibi şiddetin genelleştirilmiş bir iç savaşa dönüşebileceğini düşünmüyorsunuz değil mi? sorusu yöneltilmiş o da “hakikaten mahallileşmiş pek çok şiddet ocağı var diğer taraftan yeter sosyal iletişim, toplumun genel temsili gibi şeyler eksik olduğundan isyan veya diğer bir şiddet projesi gerçekleşemez. Sonra bizim Fransız toplumumuz ve diğer toplumlar boyuna kontrol mekanizmaları meselelerini tedavi edecek müesseseler kuruyorlar. Her yerel şiddete meselenin bir tedavisi tekabül ediyor. “Bu zerre şiddetler sizi korkutmuyor mu? ABD’de olduğu gibi haddini aşan bir maraz ortaya çıkmıyor mu?” diye bir soruya da profesör “bizim önceliklerimiz suçun ve şiddetin tedavisini cezadan geçirmeden görmektir. ABD misali tek tenkil yolunun hapishane olduğunu gösterir. Yeni kaynaklar, yeni tedavi şekilleri keşfetmeliyiz.” Prof Michaud şiddete şiddetle karşılık vermemek gerektiğini söylerken şiddetin de ne pahasına olursa olsun ifade edilmesinden yana olmadığını da söylüyor. Fransız toplumunun bir zaafının da müzakere etmemek olduğunu belirtiyor. “Problemler hemen her zaman o kadar itimatsızlık oluşturabilir ki maalesef insanlar aşırılıklara kayıyor” diyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT