BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Meclis’in af yetkisi kalkmalı

Meclis’in af yetkisi kalkmalı

Hukuk Kurultayı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer aftan, kendi yetkilerine kadar birçok konuda değişime ihtiyaç olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı, TBMM'ye af yetkisi veren Anayasa maddesinin de kaldırılması gerektiğini dile getirdi.



Hukuk Kurultayı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, aftan kendi yetkilerine kadar birçok konuda değişime ihtiyaç olduğunu vurguladı Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen Uluslararası Anayasa Hukuku Kurultayı'nda, 1982 Anayasası masaya yatırıldı. Kurultay'ın açılış konuşmasına yapan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa'nın yeniden yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Sezer, af yetkisinin Meclis'ten alınması gerektiğini belirterek, Anayasa'nın 68 ve 69. maddesine de gönderme yaptı. Aynı zamanda bütün atamaların Cumhurbaşkanı tarafından yapılmaması gerektiğini de savunan Sezer, üst düzey bürokratlar haricinde atama yapmaması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in değişmesini istediği maddeler şöyle: "Ülkemizin AB'ye üyelik sürecini yaşadığı günümüzde Anayasamızın da evrensel ölçütlere göre yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır. Anayasalarda, devletlerin hukuksal yapısı, organların görev ve yetkileri, birbiriyle ilişkileri belirlenir; yasama ve yürütme erkleri karşısında bireylerin temel hak ve özgürlükleri düzenlenip, bunlara güvence sağlanır, bunun için iktidar gücünü sınırlayan kural ve ilkeler konulur. Temel yasa olan anayasaların diğer yasalar karşısındaki bu üstün konumları, onların özenle korunmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk, rejimin temellerine ve devletin temel niteliklerine dokunmadan anayasaların çağdaşlaştırılmasına, günün koşullarına göre yeniden gözden geçirilmesine engel değildir. Anayasa'da yargı denetimini kısıtlayan düzenlemeler bulunmaktadır. Anayasa'nın geçici 15. maddesi bunların en önemlisini oluşturmaktadır. Maddenin son fıkrasına göre, Milli Güvenlik Konseyi döneminde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülememektedir. Böylece, bu dönemde yürürlüğe konulan yasaların denetimi yapılamamaktadır. Yargı denetimini kısıtlayan düzenlemelerden ikincisi, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile ilgilidir. Anayasanın 148. maddesine göre, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş durumlarında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya aykırılığı savıyla Anayasa Mahkemesi'ne dava açılamaz. Af yetkisi Anayasa'da, genel ve özel af ilanına karar verme yetkisi TBMM'ye verilmiştir. Affın, cezanın istenmeyen etkisini azaltarak ceza adaletine yardımcı olduğu, toplumdaki çatışmaların unutulması, kin duygularının önlenmeye çalışılması gibi durumlarda ceza politikasının uygulama aracı olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir. Bununla birlikte affın, toplum vicdanını incittiği, adalet anlayışıyla bağdaşmadığı, yargıya ve giderek devlete olan güvenin yitirilmesine neden olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin af yetkisinin Anayasa'dan çıkarılması konusunun tartışılmasının zamanının geldiğine inanıyorum. Siyasi partiler kanunu 1995 yılında, 4121 sayılı Yasa ile Anayasa'da önemli değişiklikler yapılırken siyasi partilere ilişkin 68. ve 69. maddeler de yeniden düzenlenmiştir. Anayasa'nın 69. maddesindeki, 'Cumhuriyet Başsavcılığı, kurulan partilerin tüzük ve programlarının ve kurucularının hukuki durumlarının Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunu, kuruluşlarını takiben ve öncelikle denetler, faaliyetlerini takip eder' kuralı, 1995 değişikliği ile Metin'den çıkarılmıştır. Böylece, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın siyasal partileri denetleme yetkisi sona ermiştir. Siyasal partilerin yurt dışında örgütlenip siyasal etkinliklerde bulunanamayacaklarına, kadın ve gençlik kolları ve benzeri kuruluşlar oluşturamayacaklarına ve vakıf kuramayacaklarına ilişkin Anayasa'nın 68. maddesindeki kural da 1995 değişikliği sırasında kaldırılmıştır. Siyasi Partiler Yasası'nda gerekli değişikliklerin yapılarak, Anayasa'ya uygun duruma getirilmesi zorunludur. Siyasi Partiler Yasası, MGK döneminde çıkarıldığından Anayasa'nın geçici 15. maddesi kapsamına girmekte ve Yasa kurallarını Anayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle de, Siyasi Partiler Yasası'nın biran önce Anayasa ile uyumlu duruma getirilmesi ve demokratikleşmeye Siyasi Partiler Yasası'nda yapılacak değişikliklerle başlanması gerekmektedir. Bürokrat atasın Yürütme yetkisinin yönetimle ilgili bölümünün atamaları da kapsadığı açıktır. Böyle olunca yürütme görev ve yetkisinin kullanılması bağlamında, atamalarda yürütmeyi oluşturan her iki organın imzasının bulunması hukuksal zorunluluktur. Kuşkusuz kamu görevlilerin tümünün atamasının Cumhurbaşkanı'nın onayından geçirilmesi uygulamada güçlüklere neden olur. Bunun pratik yararı da yoktur. Cumhurbaşkanı'nın, Devlet'in başı sıfatıyla üst düzey kamu görevlilerinin güvencesi olma konumunu sürdürmesi bir anayasal gerekliliktir."
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT