BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Profesör maaşı

Profesör maaşı

Yarım yüzyıl önce bir üniversite profesörü çok önemli adamdı. Rahatça cumhurbaşkanı, başbakanla görüşür, görüşleri ağırlık taşırdı. Doçent bile önemliydi. Çok seçkin bir kişi sayılırdı. Hâlen hayatta, emekli böyle birkaç profesör ismi sayabilirim. Ancak eski nüfuzlarını kaybettiler, sadece saygı görüyorlar. Niçin böyle oldu?



Yarım yüzyıl önce bir üniversite profesörü çok önemli adamdı. Rahatça cumhurbaşkanı, başbakanla görüşür, görüşleri ağırlık taşırdı. Doçent bile önemliydi. Çok seçkin bir kişi sayılırdı. Hâlen hayatta, emekli böyle birkaç profesör ismi sayabilirim. Ancak eski nüfuzlarını kaybettiler, sadece saygı görüyorlar. Niçin böyle oldu? Birkaç sebep var. Önce 3 üniversite sayısının 70-80'e çıktığını kaydetmeliyim. Artık pek çok öğretim üyesi var. İkincisi, çoğunun yüksek okul öğretmeni durumudur. Eser verebilenler araştırma yapabilenler azdır. Bu husus, öğretim üyesinin yeteneğiyle ilgili değil. Maddî sıkıntılarıyla ilgilidir. Yoksulluk içinde ilim yapmak, eser vermek, fikir oluşturmak çok zordur. Maaşlar gibi telif ücretleri de rezilleşmiştir. Bugün artık öğretim üyelerinin maaşı, utandırıcı çizgiye indi. Şüphesiz onlar için değil. Onlara bu maaşı verenler için. Öğretmen maaşları keza aynı çizgidedir. Çağdaş uygarlık düzeyi falan derken, çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenliği tezgâhdarlığa mahkûm ettik. Türkiye bu yoksulluğa, bu düzensizliğe, bu köhnemişliğe artık dayanamaz. Avrupa düzeyinden koptu. Hattâ bu düzeye girmeye talip ve hevesli bile görünmüyor. Asya-Afrika seviyesinin erdemleri dile getiriliyor. Ağır itham oldu ama, reform yapamadığımız, ilerliyemediğimiz âşikârdır. P.c. 3.000 dolarlık modern devlet yoktur. Okullarımızı, üniversitelerimizi özelleştiremedik (bugün 5-6 bin dolar aylık veren özel üniversiteler var). Memurumuz yarı açtır. Hâlâ kadroları şişiriyoruz. Zira bizde memurluk çoktan Devlet hizmeti olmaktan çıkmıştır, sadece istihdam alanıdır. Ama hâlâ bütçede yazlık lojmanların onarılması gibi saçmasapan harcamalar vardır. Milletvekili, subay-astsubay, yargıç-savcı maaşları gibi, öğretim üye ve öğretmen maaşlarını özel yasa ile düzenlemek gerekiyor. Milletvekilini, subayı, yargıcı özelleştiremezsiniz. Ancak eğitimi ve yüksek öğretimi -Devlet kontrolü baki kalarak- hızla özel sektöre intikal ettirmek lâzım. Söylemesi ayıp Batı'daki gibi. Söylemesi daha ayıp klasik Osmanlı dönemindeki gibi. Çarşı pazar işlerine mahkûm ettiğimiz öğretmenlerden sonra öğretim üyelerini de aynı yola sürmek utanç verici bir şey. Bu millet, böyle bir kültürden gelmiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8196
    % -0.41
  • 4.5074
    % 0.04
  • 5.1079
    % -0.57
  • 153.27
    % -0.51
 
 
 
 
 
KAPAT