BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tükenen nesiller

Tükenen nesiller

"Bir genç, arkadaşına vasiyet bırakmış, sonrada traktör kazasında ölmüştü... Gençler, bu futbol delisi arkadaşlarının vasiyeti gereği cenazesini, geceyarısı ilçe stadının santra yuvarlağına gömmüştü...



"Bir genç, arkadaşına vasiyet bırakmış, sonrada traktör kazasında ölmüştü... Gençler, bu futbol delisi arkadaşlarının vasiyeti gereği cenazesini, geceyarısı ilçe stadının santra yuvarlağına gömmüştü... Bu yazı yayınlandıktan sonra, ölen gencin arkadaşı aradı. Ve bir başka hikaye çıktı ortaya... Meğer bu ilçenin bir bayan futbol takımı vardı ve vasiyet bırakıp ölen genç, bu takımın golcüsü olan kıza aşıktı ! Şimdi bu futbolcu kız, hiç birşeyden habersiz, kendini seven gencin mezarı üstünde top koşturuyor ! " *** Bu kısa ama buram buram aşk ve duygu kokan kelimeler sevgili dostum Sadık Söztutan'a ait... "Ben Senin Yerinde Olsaydım, Bunları Kitap Yapardım" adlı kitabındakileri yudum yudum içenler, damaklarında kalan tadı şimdi "Gol Olmasa da, Hareket Güzeldi" isimli ikinci kitapçıkta doya doya hissedecekler... Her biri birbirinden nefis 100 hikaye... Çoğu gerçekten yaşanmış... İnsanı duygu selinde sürükleyen satırların içinde boğulmayı sevenler, müjdeler olsun... Söztutan, okumayı sevenleri, hikayelerinin peşinden sürüklerken, kimse yorulmuyor, kimse nefes bile almıyor... Kana kana hikayeye doymak isteyenlere ne mutlu... *** Daha 15 gün önce sevgili Ali Sami Alkış da "Mavi Gözlerin Kronometresi" adlı belgesel kitabında kütüphanelerin baş köşesinde bulunması gereken eserini takdim ederken, aynen Sadık Söztutan gibi maddiyat peşinde olmadı... Hem Söztutan, hem de Alkış, ceplerine girecek paraları asla akıllarına getirmedi... Hatta söz konusu bile etmedi... Üstelik bu kitapları, üzerlerine para koyarak dostlarına ulaştırmayı göze aldılar... Sporun içindeki bu iki birikimciyi lütfen alkışlayın ve kutlayın... Kimse onlar gibi menfaatten uzak, beyinlerini, ruhlarını kitap satırlarına bilâbedel dökemez... Günlerce kafalarını bu denli yoramaz... Ceplerinden milyonlarca lirayı, başkalarının mutluluğu için savuramaz... İşte bu yüzden "Gol Olmasa da, Hareket Güzeldi" ile "Mavi Gözlerin Kronometresi", değeri maddiyatla ölçülemeyen iki harika eser... Onlar dostlar için işlenmiş, göznuru dökülmüş iki nadide incidir... *** Gazete sayfalarında, yazılarını başkalarına yazdırıp hava atanların, hatta ve hatta, ertesi gün gazete alıp "Bakalım bu gün ne yazmışım?" diye caka satanların yanı sıra, basın dünyamızda, kıymetini asla bilemediğimiz daha nice cevherler var... Sayfa başında elinde cetvel, kalem silgi ile birer heykeltraş misali sayfa düzenleyenlerden tutun da, servise eli mahkûm "Gerçek emekçileri" sizler tanımazsınız ama bizler için onlar baş tacıdır... Onlar isimsiz gelir, isimsiz giderler... Onlar bu mesleğin hamalıdırlar... Ağızlarından şu iki kelime asla dökülmez... "Yoruldum" ve "Sıkıldım." Parmaklarında, yazı yazmaktan dolama çıkar, yine de "Gıkları" çıkmaz... Zaman ve yemek mefhumunu ise asla dert etmezler... Biz öyle bir toplumuz ki, dışarıdan görüldüğü gibi değil, içimizden geldiği gibi bir yaşantının içindeyiz hep... Bu yüzden Söztutan ve Alkış gibi okuyucularına ve dostlarına bu hengâmede daha fazla yer ayırabilen insanların kıymetini bilelim... Kelaynak kuşları gibi, neslimizin tükendiği günümüzde, hiç olmazsa kalanları koruyalım bari... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT