BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir bilen aranıyor

Bir bilen aranıyor

Kime dokunsam binin katlarında ah işitiyorum. Aklınıza gelebilecek her sosyal, kültürel ve ekonomik sınıftan insan hayatından şikayetçi.



Kime dokunsam binin katlarında ah işitiyorum. Aklınıza gelebilecek her sosyal, kültürel ve ekonomik sınıftan insan hayatından şikayetçi. Özellikle para yokluğu herkesin canına tak dedirtmiş vaziyette. Hepsinin buluştuğu ortak konu ise yarınların belirsizliği... Son günlerde tespit ettiğim mutlu tek kesim, ununu eleyip eleğini asmış, emeklilik yaşı çoktan geldiği halde hâlâ çalışmaya devam eden esnaf. O yaşta insanlarda askeri yönetim hoş çağrışımlar yapıyor. Hatırlıyorum, rahmetli anneannem asker görünce ağlamaya başlardı. "Ah benim evlatlarım" diyerek varlıklarından gurur duyardı. Kabul etmek gerekir ki askerin varlığı hepimizi sevindiriyor. Ülkenin içinden çıkamadığı bazı hususlarda etkili çözüm önerilerinde bulundukları kesin. Bir çeşit sigorta görevi üstleniyorlar ve bunda çok başarılılar. Uluslararası sinirler gerildiğinde başvurduğumuz tek merci ve işlerini iyi yaptıkları içinde bulunduğumuz coğrafyada uyandırdıkları etkiden belli. Tabii benim yaşıtlarım askeri sadece milli savunma ile ilgili iş başında görmek istiyor. Siyasi hayata herhangi bir müdahalenin bütün saatleri geri aldığı sır değil. Türkiye dünyanın üzerinde tek başına yer almadığına göre o zaman komşuları ve müttefiklerinin gözünde nasıl bir çizgi çizdiği önemli. Ama bunu böyle düşünmeyenler de var dediğim gibi. Hükümetin son aylarda hız verdiği temizlik operasyonları bir anlamda halkı ümitsizliğe sürükledi. Ülkede hiç namusuyla iş yapan ve zengin olan insan yokmuş gibi bir duygu yayıldı. Buna bağlı olarak bir tepki doğdu. Halbuki bu çok tehlikeli. Ülkemiz belki normal ve doğru bir süreçten geçiyor. Ama bunun kolay olduğunu iddia edemeyiz. Her gün televizyonlarda yeni bir skandal izliyoruz. Ekran başındakilerin bir bölümü "oh olsun işte" diyor. Bunca yıl çektikleri sıkıntının öcünün alındığını farz edip seviniyorlar. Fakat bu mutluluk kısa sürmeye mahkûm. Çünkü bu arada sermaye korkutulmuş oluyor. Yatırıma dönüşebilecek kaynaklar donduruluyor. "Bu ortamda iş mi yapılır" diyen tasını tarağını alıp gidiyor. "Paramı faize versem daha çok kazanırım" diyen evine çekiliyor. Çalışarak yaşayan ve bir kenarda birikimi olmayan sınıf ise maaş alamıyor, borçlarını ödeyemiyor. Sıkıntı gün geçtikçe büyüyor. Bankaların avukatları işten başlarını kaldıramıyorlar. Bu gerçekler halkın bir kısmında "asker gelse durumumuz düzelir" fikrini uyandırıyor. Onlar sadece günü kurtarmanın telaşında ve son zamanlarda artan şiddet olaylarından korkuyorlar. Şartlı salıvermenin de tuz biber olduğu gasp, hırsızlık ve cinayet gibi suçlar arttıkça asker özlemi de artıyor. Kimsenin borsadan falan ümitli olacak hali de yok. Peki o zaman ne olacak? Bir bilen varsa bize de söylesin. "Milletçe temizleniyoruz" fikrine inanıp sevinenler var ama her gün inim inim inleyenler de artıyor. İnsanların dolma noktasına gelindiğini hissediyorum. O yüzden "bir bilen"i arıyorum. Eğer öyle biri varsa tabii...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT