BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransa'nın çirkin yüzü yüzde 2 geriledi

Fransa'nın çirkin yüzü yüzde 2 geriledi

NATO yerine ikame edilecek Avrupa ordusu ile Türkiye ve ABD'yi Avrupa'dan dışlamak isteyen Fransa'nın bu planı; Türkiye'nin "veto"su ile şimdilik önlenmiştir. Fransa bunun intikamını almak, Avrupa Birliğine tam üyelik yolunda ciddi ölçülerde ilerleyen Türkiye'yi raydan çıkarmak ve asırlardır içinde ve şuur altında taşıdığı "Haçlı kini"ni kusmak için "Fransa, 1915 Ermeni Soykırımını açıkça tanır" cümlesinden ibaret yasayı kabul etmesi ile çirkin yüzünü göstermiştir.



NATO yerine ikame edilecek Avrupa ordusu ile Türkiye ve ABD'yi Avrupa'dan dışlamak isteyen Fransa'nın bu planı; Türkiye'nin "veto"su ile şimdilik önlenmiştir. Fransa bunun intikamını almak, Avrupa Birliğine tam üyelik yolunda ciddi ölçülerde ilerleyen Türkiye'yi raydan çıkarmak ve asırlardır içinde ve şuur altında taşıdığı "Haçlı kini"ni kusmak için "Fransa, 1915 Ermeni Soykırımını açıkça tanır" cümlesinden ibaret yasayı kabul etmesi ile çirkin yüzünü göstermiştir. Devlet hukukunda "mukabiliyet esası" vardır. TBMM'de Fransa'nın tarihi boyunca yaptığı soykırım katliam ve cinayetlerini sıralıyarak, Türkiye bu soykırım ve cinayetleri kınar ve açıkça tanır yasası ile mukabele etmelidir. Fransa 1954-1962 arasında 2 milyon Cezayirliyi katletti. Halen Cezayir'deki devlet terörünün arkasında Fransa vardır. Birleşmiş Milletlerin Ruanda katliamı ile ilgili raporunda, 800 bin kişinin katlinin Fransız silahlarıyla yapıldığını ve bu soykırımın arkasında Fransa hükümeti, iş adamları ve kilisenin olduğu açıkça yazılıdır. Birinci Dünya Savaşı sonunda Anadolu'nun bazı bölgelerini işgal eden Fransa ile emrindeki Ermeniler katliamlar yapmışlardır. Vietnam'daki Fransız katliamları, Korsika'da Korsikalılara yaptığı zulüm, baskı, Fransa tarihinin sadece birkaç sayfasıdır. Dünyaca meşhur Fransız yazarı Paul Sartre'ın 1958 Haziran'ında Express gazetesinde çıkan makalesinin bir bölümü aynen şöyledir: "Alman askerlerinin Paris'te Avigron önlerinde parlak çizmeli ayaklarını yere vurarak yürürken yarın bunların ne cinayetleri işleyeceklerini düşünüyor; çekip gidecekleri günleri bekliyor, içimizden lanetler yağdırıyorduk. Gün geldi bizler aynı cinayetleri işlemekten çekinmiyoruz ve belki de bundan zevk duyuyoruz. Cezayir'de FLN mensuplarından 16 yaşındaki bir genç kızı çırılçıplak soyarak ıslak bir masanın üzerine yatırıp muhtelif yerlerinden elektrik veriliyor, kızgın demirleri koltuk altlarına ve mahrem yerine (cinsel organlarına) sokmak suretiyle işkence yapıyoruz. Üstüne üstlük yüzbinlerce (iki milyonu aşan) günahsız Cezayirli vatandaşımızı hunharca öldürüyoruz. Demek ki, kudurmuşluk sadece Alman faşistlerine ait değilmiş. Biz de zalimiz..." O tarihte Cezayir'deki Fransız ordularının komutanı ile yardımcısı (biri 92, diğeri 82 yaşında) Le Monde gazetesindeki röportajında milyonlarca Cezayirliyi öldürdüklerini itiraf ettiler. Fransa, olmayan ve yalan belgelere dayalı sözde Ermeni soykırım ile Osmanlıyı ve Türkleri suçlayacağına, kendi kirli ve cinayetlerle dolu tarihini yargılayarak bu soykırımlar için özür dilesin. Ama suçunu kabul ederek af dilemek asalet işidir. Fransa kurulduğundan bu yana devlet olarak devamlı Türk ve İslâm düşmanı olmuştur. Tarihi ise cinayetlerle doludur. Bazı şer gibi görünen olaylar hayır, bazı hayır gibi görünen ise şerdir. Jön Türklerden bu yana Osmanlı ve Cumhuriyet devrinde Fransa, medeniyet merkezi ve de üssü olarak gösterildi. Batı afyonu ile asırlardır uyutulan asil Türk Milleti artık bu gaflet uykusundan uyanmalıdır. Fransa'nın tavrını 400 ya da 500 bin Ermeninin birkaç yüz oyu ile izah etmek bu ülkeye zarar verir. Osmanlıyı geçmişte yıkan Batılılar, şimdi de aynı silahlarla ve vasıtalarla Türkiye Devletini yıkmak ve Türk Milletini bölmek ve Sevr'i hortlatmak peşindedir. Bu gerçeği göremeyenler ise, en azından gafildirler. Kalemim daha ileri suçlamaya gidemiyor! Yazılarımda defalarca bir gerçeği ifade ettim. Fransa, Napolyon'un De Gaulle'ün hayali peşindedir. Bu hayal de, Atlantik'ten Urallar'a kadar Fransa imparatorluğudur. Çıkarları doğrultusunda Avrupa Birliğini kullanarak bu hedefe varmak istemektedir. Sovyetler Birliği ve Yugoslavya Federasyonu dağılmıştır. Önünde 2 engel vardır. Türkiye'yi bölmek, ABD'yi Avrupa ve Avrasya'dan koparmaktır. Menfaati gereği Lozan'da Ermenileri satan Fransa, menfaati gerekirse yine Ermenileri satar. Türkiye güçlü olmaya mahkumdur. Batı güçten anlar. Maddi güç yanında milli ve manevi değerlere sahip olalım. Bunlar kuşun iki kanadı gibidir. Bu ikisi olmazsa Fransa çakalına yem oluruz. İki kanadımız olunca kartal gibi düşmanların üzerine pike yaparız!.. ...... Not: Dünkü yazımızda "Fransa 24 Ağustos 1572 tarihinde" şeklinde başlaması gereken cümle, sehven "Fransa 24 Ağustos 1972 tarihinde" diye çıkmıştır. Düzeltir özür dileriz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT