BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dışlanmamızın sebebi ne?

Dışlanmamızın sebebi ne?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın dikkatine; 1999 İlahiyat mezunuyum. Öğretmen olabilmek için, gerekli her türlü donanıma sahibim. İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Sertifikası dahil, hatta İngilizce Öğretmenliği sertifikası dahil.



Milli Eğitim Bakanlığı’nın dikkatine; 1999 İlahiyat mezunuyum. Öğretmen olabilmek için, gerekli her türlü donanıma sahibim. İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Sertifikası dahil, hatta İngilizce Öğretmenliği sertifikası dahil. Maalesef bitirdiğim okuldan mı, yoksa ailemin yaşantısından mı bilmiyorum, atamam yapılmadı. Eğer okuldan kaynaklanıyorsa, okulda almış olduğum bütün derslerim YÖK tarafından zorunlu olarak okutulmuştur, seçme hakkı öğrenciye bırakılmamıştır. Eğer ben, İslam Hukuku, Tefsir, Hadis, Kelam vb. dersleri okumuş isem, seçme hakkım olmadan, zorunlu olarak okudum. Eğer bu gibi İslami dersleri okuyanlar vatana hizmet edemeyecek diye dışlanıyorlarsa bunda benim fonksiyonum nedir? Şimdiye kadar bu öğrendiklerimden vatanıma ve milletime zararı dokunacak herhangi bir fiil hasıl olmamıştır ve olmayacaktır. İlahiyat Fakültesi’nde verilen eğitim, “topluma faydalı insan olmak ve topluma faydalı insan yetiştirmek” amacına yöneliktir ve biz İlahiyatçıların hayatta tek gayesi, toplumun menfaati için gayret sarfetmektir. Dışlanmamızın veya atamamızın yapılmamasının nedeni, eğer benim ailem ise, henüz yaşadığı şehrin sınırları dışına çıkmamış, ömrü çiftçilikle geçmiş ve vatanına herhangi bir hıyanette bulunmamış bu insanlar, hangi davranışlarıyla toplumdan dışlanacak evlatlar yetiştirmişlerdir? Ülkemizde herkes post kavgasına düşmüşken, devletin milli gelirleri bir grup çıkarcı tarafından talan edilirken, acaba bu insanlar toplumdan ve devletten ne kadar dışlanıyor? Bu talanda İlahiyatçıların payı nedir ve ilahiyatçılar nerede, ne kadar vatanına ihanet etmiştir de önlerine bu kadar engel çıkartılıyor? Acaba benim ailemin bir evladını okutması ve vatanına hizmet esmesini istemesi suç mu? Acaba YÖK irticacı mı, yoksa atadığı öğretim üyeleri mi irticacı, veya bunlar bizim gibi ikinci sınıf vatandaş mı yetiştiriyorlar? Acaba suç yetiştirende mi, yetişende mi?!. ¥ Yakup T. - ADANA Seçeneklerinizi lütfen doğru yapın Bizler, Türkiye’de tek okul olan Anadolu Meteoroloji Meslek Lisesi mezunu gençleriz. Bizler DMS’yi kazandık. Ama işe giremedik. Sebebine gelince, bizden daha fazla puan alan bazıları, bizim okuldan mezun olmadıkları halde, bizim okulun kodunu (2065) kullanarak müracaatta bulundular. Bunların o diplomaları olmadığı için, kendileri işe giremediler; bizim de işe girmemize engel teşkil ettiler. Yaptıkları uyanıklık kendi işlerine yaramadığı gibi, bizim önümüzü de kesmiş oldu. Lütfen herkes kendi bitirdiği okula göre seçenek yapsın, ne onlar açıkta kalsın, ne de bizler açıkta kalalım. Önümüzdeki aylarda yapılacak başvurularda da lütfen seçenekler doğru işaretlensin. Açıkta kalmak istemiyoruz. Yetkililerin de buna göre tedbir almalarını bekliyoruz. ¥ İsmi Mahfuz Bir Grup Okuyucu - BALIKESİR DMS mağduruyum 1977 ilkokul mezunuyum. Asgari ücretli, mevsimlik olarak temizlik işçiliği yapıyorum. Eğitimin önemini fark edip 1994 yılında dışarıdan eğitim alma kararına vardım, 1994’te ortaokula yazıldım. Eğitimlilik harikaydı, insana tek eğitim yetmezdi, ara vermeden devam ettim. Şimdi İkt. Fak. Kamu Yönetimi’ni okuyorum. Halen temizlik işçiliğine devam ediyorum. DMS’den 79.311 (ilköğretim), DİS’den 64690 (ortaöğretim) puan aldım, atama bekliyorum. Herhalde fakülte bitecek ve kendi atamamızı kendimiz yapacağız, yani biz kamu personelliğine uygun görülmüyoruz. Uygun görülebilmek için hangi bölümü okumalıydım? Yani hangi üniversite referanslılık diploması veriyorsa yeniden ÖSS’ye katılıp, orasını bitirelim. Birikimlerimi, yıllardır eğitim alma ve DMS, DİS sınavlarına harcadım. Bunca masraf boşa ise, yeni nesile eğitimin öneminden söz etmek, yalancılıktan gayrı ne olabilir? ¥ İsmi Mahfuz Bir Okuyucu Boğaz’da balık bırakmadılar Çok önemli bir konu değilmiş gibi, bizimle ilgilenen yokmuş gibi bazı karamsarlıklara kapılıp, son olarak size yazmaya karar verdik. Sahil çocuğu olduğumuz için, amatör olarak balık tutmak, birçok derdimizi ve stresimizi alıyor. Ama koskoca bir günde 2 adet istavrit, bazen 3 adet izmarit, şans yaver giderse de kilogramı 5-6 milyon lira olan çinakoptan 1 adet tutabiliyoruz. Sebebi mi? Bazı uyanık geçinen ve o güzelim Boğaz’da balık bırakmayan, yani kaçak avlanan tekneler. Ona rüşvet, buna bir kasa balık, sonuç hüsran; bizde de bir koca günün yorgunluğu. Bizi rahat bıraksınlar, Boğaz’ı yağmalamasınlar!.. ¥ Üsküdarlı Sahil Oltacıları - İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT