BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > De Facto'nun zaferi!

De Facto'nun zaferi!

Bakıyorum da son günlerde, Denizliseverler meydanı boş bulmuş olacak ki; F.Bahçe'nin son iki maçındaki "rüzgârlı" futbolu nedeniyle esip savuruyorlar; yok Denizli gerçek F.Bahçe'yi ortaya çıkarmaya başlamışmış... Yok takım devre arasındaki idmanlarıyla kondisyon depolamış... Peki gerçek bu mudur? Tabii ki değildir.



Bakıyorum da son günlerde, Denizliseverler meydanı boş bulmuş olacak ki; F.Bahçe'nin son iki maçındaki "rüzgârlı" futbolu nedeniyle esip savuruyorlar; yok Denizli gerçek F.Bahçe'yi ortaya çıkarmaya başlamışmış... Yok takım devre arasındaki idmanlarıyla kondisyon depolamış... Peki gerçek bu mudur? Tabii ki değildir. Gerçek şudur; Denizli elindeki kapasiteyi - ki, ben sezon başında F.Bahçe'nin son 12 yılın en iyi transferini yaptığını iddia etmiştim - ne yazık ki değerlendirememiş ya da yanlış kullanmıştır. Baliç'in sayın başkanın manevi evlâdı oluşu altında kafasını kaldıramamış, Rapaiç, kendi oyun biçimine çok benzediği için vazgeçememiş, Ali Güneş gibi her yere basabilen bir genci isimsiz olduğu için önce sağ kanatta yemiş, sonra da kulübeye atmış, Revivo gibi bence takımın bir numaralı gerçek Avrupa patentli oyuncusunu kâh yedeğe çekmiş, kâh hiç sahaya sürmemiş, Johnson'u uzun bir süre kabullenememiş, Serhat gibi seyyal oynayabilen bir hücum oyuncusunu "Babalar" tutkusuyla unutmuştur. Haa, şimdi n'olmuştur? Olan şudur; Baliç sakatlanmış ya da kendine ters düşmüş, Rapaiç de sakatlık veya sürekli maç, idman yapmak, huyuna uymadığından arıza yapmış, Andersson sakatlanmış, üstüne üstelik Ogün de aynı duruma düşmüş ve böylece Denizli bir "fiili durum"la karşı karşıya kaldığından kapasitesinin gerçek gücüyle zafer çığlıkları atmaya başlamıştır. Pek uymuyor ama, bir De Facto, F.Bahçe takımının gerçek kapasitesini kendiliğinden ortaya çıkarmasını sağlamıştır. Revivo, müthiş tekniğini sahaya hem top kullanmada hem de en önemlisi oyunu yönetmede yansıtırken, sanırım Denizli'nin ve bu futbolcuya ters bakanların şaşı gözleri yerine oturmuştur. Ali Güneş ve Johnson'un orta alana getirdikleri dinamizm ve pres özelliği arka bloğu da rahatlatmış ve Revivo'nun tekniğini güç ekonomisiyle kullanmasına yardımcı olmuştur. Serhat bir hücum faresi gibi, savunmaların en hayati yerlerine çabuk sokuluşu ve prese her bölgede katılışı ile adeta geçmiş günlere isyan ederek, öldürücü bir "Gol vebası" haline gelmiştir. Toparlarsak, ağır çekim F.Bahçe, fiili durum yüzünden şimdi çabuk oynayan ve de en önemlisi pres yapabilen bir konuma bürünmüştür. Şimdi bir G.Saray maçı var en yakında... Ardından da lig... Merak ettiğim şudur; acaba Denizli, yeni ve gerçek kadroda sakatlık olmazsa, yine Rapaiç ve Baliç'le mi hücum bloğu oluşturacaktır? Ogün takıma girecek midir? Yani Ali Güneş, Serhat ve Revivo yine kulübeye mi gönderileceklerdir? Hele hele Andersson geldikten sonra durum n'olacaktır? Denizli, Serhat'ın daha çok genç olduğu için beklemede kalmasını söylemişti. Olmaz böyle şey... Şayet adam futbolcuysa ve bir takım değerleri varsa, çıkar oynar, daha doğrusu oynatılır. Evet, Denizli köşeye sıkışmıştır. Aslında teknik direktörlüğü üzerinde son fiili durumla ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT