ABD Senatosu'nda demokratlar, İran ile P5+1 ülkeleri arasında varılan nükleer anlaşmanın reddedilmesini içeren tasarının nihai oylamaya sunulmasını engelledi. Bu gelişmeyle anlaşmanın Kongre'de reddedilmesi ihtimali ortadan kalkmış görünüyor.


Kongre'nin Senato kanadında İran anlaşmasının reddedilmesini öngören tasarı üzerinde nihai oylamaya geçilebilmesi için yapılan oylamada 58 senatör lehte, 42 senatör ise aleyhte oy kullandı. Tasarının nihai oylamaya sunulabilmesi için 60 senatörün desteği gerekiyordu. 


ABD Başkanı Barack Obama açısından zafer niteliğindeki bu sonuç, anlaşmaya şiddetle karşı olan Cumhuriyetçilerin son dakikada yeni bir formül geliştirememeleri durumunda, anlaşmayı red tasarısının Obama'nın masasına bile gelmeyeceği ve nükleer anlaşmanın Kongre engeline takılması ihtimalinin kalmadığı anlamına geliyor. Obama'nın nükleer anlaşmayı uygulama kapsamında gelecek haftadan itibaren İran üzerindeki yaptırımları hafifletmeye başlayabileceği de ifade ediliyor.


Anlaşmayı değerlendirmek için 17 Eylül'e kadar süresi bulunan Kongre'de çoğunluğu oluşturan Cumhuriyetçiler ise Demokratların bu son adımına rağmen pes etmemekte kararlı görünürken, İran konusunda yeni oylamaları zorlayacaklarını belirtiyorlar.


Obama, geçen hafta, 34 senatörün desteğini garantiye alarak, anlaşmaya karşı çıkabilecek herhangi bir tasarının Kongre'den 3'te 2 çoğunlukla geçmesinin önünü kapatmış ve veto hakkını korumayı başarmıştı. Kongre'de bu hafta içerisinde anlaşmaya destek veren senatörlerin sayısının 40'ı geçmesi Obama yönetiminin elini daha da rahatlatmış, yönetim, anlaşmaya karşı çıkan bir tasarının Senato genel kurulundan geçmesinin dahi engellenebilmesi fırsatını edinmişti.


"Senato tarihi bir adım attı"


Obama, Senato'daki oylamanın ardından yaptığı yazılı açıklamada, Senato'nun bugün ileriye doğru tarihi bir adım atarak, ABD'nin İran'ın nükleer silah edinmesini önleyecek kapsamlı, uzun vadeli anlaşmayı hayata geçirmek için uluslararası ortaklarıyla çalışmasına olanak tanıdığını belirtti. 


Başkan Obama açıklamasında, "Bu sonuç, diplomasi için, Amerikan ulusal güvenliği için, dünyanın emniyeti ve güvenliği için bir zaferdir" ifadesini kullandı.