Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Üniversitesince kendisine verilen "Fahri Doktora" takdim töreninde yaptığı konuşmada, "Özellikle DAİŞ'in petrollerini Türkiye'nin satın aldığını söylemek gibi bir iftiranın içerisine girmek, böyle bir iftirayı Türkiye'ye atma hakkına kimse sahip değildir. Türkiye, bir terör örgütünden petrol alacak kadar ahlaki değerlerini kaybetmemiştir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Rusya ile yaşanan uçak gerginliğine ilişkin olarak, "Bizim bu hadiseyi tırmandırma amacımız kesinlikle bulunmamaktadır. Diplomasi ve diyalog kanallarının işletilerek, sağduyunun galip geleceğini umuyorum. Ateşe körükle gitmek kimsenin yararına değil. Türkiye ile Rusya, önlerinde gerçekten çok büyük iş birliği potansiyelleri olan iki büyük ülkedir. Biz, duygusal davranmadık şu ana kadar bundan sonra da duygusal davranmayacağız. Biz, uluslararası diplomasi neyi gerektiriyorsa o diplomatik dille hareket edeceğiz. Bu sorunun ne mevcut ilişkimize ne de potansiyelimize daha fazla zarar vermesini istemiyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya'nın, haklı olduğumuzu tüm dünyanın kabul ettiği bir konuda verdiği orantısız tepkileri üzüntü ile takip ediyoruz. Bu tepkilerin devam etmesi durumunda elbette biz de kendi tedbirlerimizi almak mecburiyetinde kalacağız" şeklinde konuştu.

"Türkiye kadar DAİŞ'le kapsamlı mücadele yürüten başka ülke yok"

Dünyada DAİŞ ile mücadele konusunda Türkiye kadar kapsamlı ve sonuç alıcı mücadele yürüten başka ülke olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kimileri DAİŞ'i bahane ederek Suriye'de kendi projelerini hayata geçirirken Türkiye doğrudan bu örgütün saldırılarına maruz kalma pahasına, mazlum kardeşlerinin yanında yer almayı tercih etmiştir."

"Sağlam bir duruş ortaya koymaya çalışıyoruz"

"Bizim sadece Suriye ile 911 kilometre sınırımız var, öbür tarafta Irak'ta 360-370 kilometre sınırımız var" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

"Bu derece uzun bir sınıra sahibiz fakat buralarla hiçbir ilgi ve alakası olmayanların adeta buralara gelip girmelerini anlamak mümkün değil. Eğer terör örgütleriyle mücadeleyse eyvallah bunu beraber yapalım ama terör örgütleri bahane edilerek oradaki mazlum sivil halka saldırılar düzenleniyorsa, mağdur insanlar üretiliyorsa burada düşünmemiz lazım. Biz Katar'ın istikrar ve güvenini kendi istikrar ve güvenimizden asla ayrı görmedik, görmüyoruz. Siyasi, ekonomik, kültürel alanlardaki gelişmişlik düzeyiyle Katar bölgesinde bir yıldız gibi parladıkça Türkiye olarak bundan iftihar ediyoruz. Türkiye tarihi ve coğrafi özellikleriyle birden fazla fay hattının kesişim noktasında bulunan bir ülke. Kendi güvenliğimiz ve geleceğimizle birlikte bölgemizdeki tüm dostlarımız ve kardeşlerimiz için de sağlam bir duruş ortaya koymaya çalışıyoruz"

"'Bundan sonra olmayacağını' söylediler"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin başından bu yana, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditlere müsamaha gösteremeyeceği noktasında açık ve net olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçen yıl Karadeniz'de yine yaklaşık 15 dakika hava sahamız ihlal edilmiştir. Birinci hava sahası ihlalinde kendilerini uyardık. Telefonla bizzat kendim aradım, konuştum. 'Herhalde burada bir ihmal, yanlışlık var' dediler. G20 toplantısında bizzat Sayın Putin ile bunları konuştuk. 'Bundan sonra olmayacağını' söylediler. G20'den dönüyoruz, geliyoruz, ardından bu olay oluyor. Bunu anlamak mümkün değil. Her ülke, her millet, hangi güce sahip olursa olsun karşıdaki millete saygı duymalıdır, onun onuruyla oynamamalıdır"

"Elbette biz de kendi tedbirlerimizi almak mecburiyetinde kalacağız"

"DAİŞ'in petrollerini Türkiye'nin satın aldığını söylemek gibi bir iftiranın içerisine girme, böyle bir iftirayı Türkiye'ye atma hakkına kimse sahip değildir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bir terör örgütünden petrol alacak kadar ahlaki değerlerini kaybetmemiştir. Rusya'nın, haklı olduğumuzu tüm dünyanın kabul ettiği bir konuda verdiği orantısız tepkileri üzüntüyle takip ediyoruz. Bu tepkilerin devam etmesi durumunda elbette biz de kendi tedbirlerimizi almak mecburiyetinde kalacağız. Bizim Rusya ile tesis ettiğimiz iyi ilişkilerimizin irtifa kaybetmesine gönlümüz razı değildir. Rusya tarafının da en kısa sürede aklı selime dönerek bu çizgiye geleceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

"Topladığımız insan sayısı 70 bine ulaştı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mülteci sorunuyla ilgili, "Şimdi bazı kararlar alınıyor, bakalım Avrupa Birliği varılan mutabakatı yerine getirecek mi? Biz bu konuda açık kapı politikasıyla varil bombaları altında ölüme mahkum edilen Suriyeli kardeşlerimizi orada bırakmadık, kapımızı açtık, 'buyurun gelin' dedik. Bu süreçte yabancı terörist savaşçılara kaynak teşkil eden bazı ülkelerden beklediğimiz işbirliğini ve desteği alamadığımızı özellikle belirtmek isterim. Dünyada DAİŞ ile mücadele konusunda Türkiye kadar kapsamlı ve sonuç alıcı mücadele yürüten başka ülke yoktur. Kimileri DAİŞ'i bahane ederek Suriye'de kendi projelerini hayata geçirirken, Türkiye doğrudan bu örgütün saldırılarına maruz kalma pahasına, mazlum kardeşlerinin yanında yer almayı tercih etmiştir. Buna rağmen kendi imkanlarımızla etkili bir mücadele ortaya koyuyoruz. Şu anda Ege ve Akdeniz'de denizden topladığımız insan sayısı 70 bine ulaştı. Yediden yetmişe çoluk çocuk bunları Türkiye'nin sahil güvenlik botları denizden topluyor. Ama bakıyorsunuz birileri de o botları şişlemek suretiyle onların denizde ölümüne sebep oluyor. İşte bizlerle onların arasındaki fark bu" değerlendirmesinde bulundu.