Dünyada 11 ülkede toplam 18 adet  bulunan ve yüzer LNG terminali diye de adlandırılan "floating storage and  regasification" (FSRU) gemileri,  9-10 ay içerisinde devreye alınabiliyor.  Uzmanlar, bir FSRU'nun kapasitesinin 500 milyon ile 1 milyar metreküp arasında  değişebileceğini vurgularken, maliyetinin de kapasitesine bağlı olarak 200 milyon  ile 1 milyar dolar arasında değişebileceğini dile getirdi. 

 
 Boğaziçi Enerji Kulübü İcra Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü, söz konusu  gemilerin arz güvenliği açısından esneklik ve mobilite sağladığına dikkati  çekerek, şöyle konuştu: 
 
 "Bu gemiler ihtiyaç neredeyse o bölgeye çekilebiliyor ve o bölgenin  ihtiyacı karşılanabiliyor. Akdeniz'de, Marmara'da veya herhangi başka bir bölgede  devreye alınması söz konusu olabilir, fakat yatırımcılar hükümetten sinyal  bekliyor. Eğer LNG hükümetin resmi politikası olacaksa, yatırımcı hızla harekete  geçecektir. Bu konuda denenmiş ve başarılı bir örnek var. Ürdün, bir şirketle 5  yıllık bir anlaşma yaptı ve doğalgaza bağımlılığı bir anda azaldı. Ülkenin arz  güvenliğinde ciddi bir esneklik oluşturdu." 
 
"Mevzuatsal düzenleme gerekiyor" 
 
Öğütçü, İsrail'in de buna benzer bir projeyi gerçekleştirmek  istediğini belirterek, "Yatırımcının finansman sağlayabilmesi için anlaşmalar 5  yıl gibi vadelerle yapılıyor. Bu yatırımlar yapıldıktan sonra boru hatları ile  gelen doğalgaz arttığında LNG kaynakları kullanılmayacaksa, bunlar boşa giden  yatırımlar olur. O yüzden öncelikle, Türkiye için doğalgaz ikmal sürecinde  LNG'nin yeri ne olacak, bunun netleşmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. 
 
Daha önceden de Türkiye'deki bazı büyük şirketlerin bu konuya oldukça  ilgili olduğunu, ancak 'mevzuatta bunun yeri yok' şeklinde bir engelle  karşılaşıldığını anlatan Öğütçü, "Bu konuyla ilgili yatırımların başlayabilmesi  için gerekli mevzuatsal düzenlemelerin yapılması gerekiyor" dedi. 
 
 İstanbul'un yoğun tüketimini besleyebilir 
 
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'nin (BOTAŞ) hali hazırda, bu konuyu  bazı şirketlerle görüştüğü ifade edilirken, uzmanlar daha önce de getirilmesi  planlanan hızlı kurulum ve düşük maliyetle devreye alınabilen bu gemilerle ilgili  mevzuatsal sürecin incelendiğini kaydetti. 
 
LNG piyasası uzmanları ayrıca, söz konusu gemilerin Güney Marmara veya  Bandırma bölgesine kurularak hem o bölgedeki santralleri hem de İstanbul'daki  yoğun enerji tüketimini besleyebileceğini dile getirdi. 
 
 Uzmanlar, "Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) ve Kuzey Irak'tan  doğalgaz akışı sağlanana kadar bu gemilerden devreye alınabilirse, Türkiye'nin  kısa vadede doğalgazda arz güvenliğini sağlayabilir. Ayrıca, mevcut kaynaklardan  herhangi birinde kesinti olması durumunda, ilave LNG terminallerini ve depoları  devreye alana dek bu gemiler özellikle kış dönemlerinde pik talebin  karşılanmasında önemli bir kolaylaştırıcı alternatif olacaktır"  değerlendirilmesinde bulundu.