Seçimlere katılan 4 büyük siyasi partinin başbakan adayı, "Brexit" olarak adlandırılan referandumla İngiltere'nin AB'den ayrılma kararı almasını bugünkü son seçim mitinglerinin ana konusu yaptı. Meydanlarda yapılan konuşmalarda, Brexit ile İspanya'nın doğusundaki Katalonya özerk yönetimindeki bağımsızlık yanlısı referandum talebi arasında bağlantılar kuruldu. Anketlere göre 26 Haziran seçimlerinden birinci parti olarak çıkması öngörülen sağ görüşlü Halk Partisi'nin (PP) lideri ve şimdiki Başbakan Mariano Rajoy, asla Katalonya'da bir referanduma gitme karar almayacağını vurguladı.

"İspanya'nın müzakere kapasitesine sahip bir hükümete ihtiyacı var"

Rajoy, İngiltere'de yaşananlardan İspanya'nın ders çıkarması gerektiğini savunarak, "İspanya'nın Avrupa'da müzakere kapasitesine sahip, yürekli ve kredili güçlü bir hükümete ihtiyacı var. Pazar günü seçimlerden sonra ya PP hükümeti olacak ya da İspanya'ya hiçbir iyi bir şey getirmeyen radikaller iktidara gelecek." şeklinde konuştu. 

İsim vermeden İngiltere Başbakanı David Cameron'un eleştiren Rajoy, "Bir başbakan aldığı ve ya almadığı kararların sonuçlarını çok iyi bilmeli ve temkinli olmalı. İspanya'nın güçlü bir hükümete ihtiyacı var, pratik yapan bir hükümete değil." ifadelerini kullandı.

"Cameron İngiltere'yi imkansız bir duruma soktu"

Mevcut durumda İspanya'da ikinci büyük parti olan Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) lideri Pedro Sanchez de "Brexit, sorumsuz bir sağ ile popülerizmin sonucudur. Cameron'un sorumsuzluğu İngiltere'yi imkansız bir duruma soktu" diyerek, hem PP hem de Podemos'u hedef aldı. Sanchez ayrıca, seçimler sonrasında PSOE'nin muhtemel bir koalisyon ortağı olarak gösterilen radikal sol görüşlü seçim ittifakı Unidos Podemos'u İspanya'yı bölmeye çalışmakla suçladı. Sanchez, Unidos Podemos'un istediği "Katalonya'da bağımsızlık yanlısı referandum olmalı" şartını PSOE'nin asla kabul etmeyeceğini vurguladı.

"Sorun, oy kullanan vatandaş değil. Krizde olan AB'nin siyasi projesi"

Unidos Podemos'un lideri Pablo Iglesias ise Brexit'in İspanya'da pazar günü yapılacak genel seçimlere etki etmemesi gerektiğini savundu. İngiltere'nin AB'den çıkma kararı almasının insanların demokratik olarak referanduma gidip oy kullanmasından kaynaklanmadığını, sorunun AB'nin işleyişinde olduğunu ileri süren İglesias, "Sorun, oy kullanan vatandaş değil. Krizde olan AB'nin siyasi projesi. Ve bunun çözümü daha az değil daha çok demokrasiden geçiyor." dedi.

"Brexit sonrası Avrupa zor bir döneme girdi"

Liberal görüşlü Ciudadanos partisinin lideri Albert Rivera da "Brexit sonrası Avrupa çok zor bir döneme girdi. Cameron ve popüleristlerin hoşuna gitmese de ben birleşmiş devletlerin Avrupası'nı istiyorum. Avrupa Birliği'ni güçlü bir şekilde yeniden inşa etmek için İspanyollar pazar günü Cidudadanos'a oy vermeliler." açıklamasında bulundu.