Bektic, Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Sırp askerlerce işgal edilmesinin ardından hayatta kalmak için çıktıkları ölüm yolunda yaşadıklarını anlattı.

12 Temmuz'da annesi, babası ve kız kardeşiyle birlikte Boşnakların kontrolündeki bölgeye ulaşmak için yola çıktıkları aktaran Bektic, annesi ve kız kardeşinin Potoçari'ye gittiğini, babasıyla kendisinin ise "ölüm yolu" olarak nitelendirilen orman yolundan devam ettiklerini söyledi.

Çocuk yaşta çıktığı zorlu yolculukta, hayatında ilk kez ölü insanlar gördüğünü ifade eden Bektic, "Babam sürekli etrafıma bakmamı söylüyordu." dedi.

Yola çıktıktan kısa bir süre sonra Sırp askerlerce pusuya düşürüldüklerini kaydeden Bektic, "Bir kavak ağacının kenarında uyuyakalmışım. Uyandığımda babam da dahil hiç kimse yoktu." diye konuştu.

Gün boyunca çaresizce babasını aradığını anlatan Bektic, "Babam beni asla bırakmazdı, büyük ihtimalle mecbur kaldı. Belki de beni ağacın yanına bırakarak Sırp askerlerinden saklamaya çalıştı. O günden sonra onu görmedim. Cesedini dört yıl önce Kamenica'daki toplu mezarda bulduk." ifadelerini kullandı.

Yeğenini ayakkabılarından tanıdı

Soykırımın 21. yılında bugün düzenlenecek cenaze töreninde, öldürüldüğünde 18 yaşından küçük olan 12 kurban da defnedilecek.

Öldürüldüğünde 17 yaşında olan Esad Kamenica'nın amcası Mehmedalija Kamenica, yeğeninin iskelet kalıntılarının sadece yüzde 30'unu defnedeceklerini belirterek, "Esad'ın cesedini ben teşhis ettim. Onu, kalın tabanlı ayakkabılarından tanıdım." diye konuştu.

Babası, amcası ve yeğenleriyle birlikte çıktığı ölüm yolunda sadece kendisinin hayatta kalmayı başarabildiğini aktaran Mehmedalija Kamenica, Esad'ın ABD'de yaşayan ailesinin de bugünkü cenaze törenine katılmak üzere Potoçari'ye geleceğini kaydetti.

Esad'ın iskelet kalıntılarının Lipjle'deki toplu mezardan çıkartıldığını söyleyen Kamenica, "Bedeninin sadece yüzde 30'una ulaşabildik. Dişlerinin üst kısmı, elleri, ayakları ve göğüs kafesinin bir kısmı bulundu." dedi.