Doç. Dr. Süleyman DOĞAN sordu, rektörler cevapladı
dogansuleyman1@hotmail.com

Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ebubekir Ceylan genç, dinamik, sempatik, çalışkan ve iletişim becerisi kuvvetli bir yönetici profili çiziyor. Rektör Ceylan, Hakkari'de kısa sürede önemli işlere imza atmış. Akademisyenleri Hakkari'ye çekmeyi başarmış. Kampüs inşaatlarını hızlı bir şekilde bitirme noktasına getirmiş. Kendisiyle Hakkari'de Sümbül Dağı'nın karşısındaki kampüste söyleşi yaptım. Söyleşide katkılarından dolayı rektör danışmanı ve yazar Halil Atalay'a ve özel kalem müdürü Mehmet Şirin Cengiz'e teşekkür ediyor ve söyleşi ile baş başa bırakıyorum.

Sayın hocam, rektör olarak üniversiteyi nereden nereye getirdiniz?

Önceliğim üniversitemizin ihtiyaçlarını ve potansiyelini doğru tespit edip bu doğrultuda projeler yapıp bunları yürürlüğe koymaktı. Bu noktada hem fiziki hem akademik hem de idari yönden arzu edilen seviyede olmayan üniversitemizi yapmış olduğumuz dikkatli ve titiz bir çalışmayla şu an fiziki mekânlarını belli seviyeye getirdik. İdari ve akademik yönden ise ihtiyaçlarımızı giderecek seviyelere geldik.  Artık hem TUBİTAK gibi ulusal hem de Avrupa Birliği Projeleri dâhil her türlü projeyi üretebilmekte ve uluslararası indeksli dergilerde makaleler yayınlayabilmektedir. Hatta akademisyenlerimizden bazıları kendilerine sunulan imkânları da kullanarak dünyada ilk kez tür tespitleri yapmaktadırlar. Kısacası başladığımızda tamamen kiralık binalarda ve yetersiz eğitici ile yola çıktık, kendimize ait yerlere taşıyarak büyük maddi yükten kurtulduk. Yaptığımız birçok projeyi hayata geçirdik. 

Üniversiteniz Türkiye için ne ifade ediyor?

Yöremizde Ahmedi Hani, Melayi Bateyi, Seyyid Taha-yı Hakkari gibi önemli simalar yetişmiştir. Ülkemizin doğusunda bulunan, Hakkari ilinde kurulan 7 yıllık bir üniversiteyiz. Doğası ve kültürel zenginlikleri ile keşfedilmeyi bekleyen küçük bir ilimiz olan Hakkari'nin birçok açıdan gelişmesinde önemli bir payımız var. Teknolojinin ve bilimin hızla geliştiği dünyanın hızına yetişebilmek için yetkin bireyler yetiştirmek için var gücümüzle çalışmaktayız. Üniversitemiz, liseyi bitirdikten sonra ekonomik sıkıntılar yüzünden şehir değiştirme imkânı olmayan bölgedeki birçok öğrencinin kendini geliştirip yetiştirmesi için önemli bir kapı olmuştur. Ayrıca bölge ülkeleri için de bir umut ışığı olma yolundadır. Bu açılardan değerlendirildiğinde ülke için son derece önemli bir konum arz etmektedir.

İlimiz İran ve Irak ülkelerinin sınırında ve üç adet sınır kapısı bulunan âdeta Ortadoğu'ya açılan bir kapı konumundadır. Yaptığımız protokoller ile (örneğin Irak Selahattin Üniversitesi ile akademik iş birliği protokolü gibi) bölgedeki üniversiteler arasında etkileşimi etkin bir şekilde kurmaktayız. 

Rektör olmak nasıl bir duygu, hissiyatınızı paylaşır mısınız?

“Mensubiyet, mesuliyet gerektirir.” Rektör olmanın da yüklemiş olduğu büyük sorumluluklar vardır. “En büyük yatırım, insana yapılandır.” Üniversitelerimiz en önemli insan yetiştiren kaynaklar olduğuna göre üniversitelerde hizmet etmek, büyük sorumluluk sahibi olmak çok büyük bir değer taşımaktadır. Biz bu bilince sahibiz. Allah güzel insanlara, güzel hizmetler gördürür. Allah bir kulunu severse, razı olduğu yerde istihdam eder. Biz makamları, önemli emanetler olarak görür ve emanetin hakkını vermek için gayret eder ve şuna inanırız: İmkânımız olduğu halde yapmadıklarımızın da hesabını vereceğiz. Onun için bütün imkân ve fırsatları hedeflerimizi, vizyonumuzu, misyonumuzu gerçekleştirmede kullanırız.


Hakkari Üniversitesine rektör olmak daha fazla sorumluluk gerektiriyor sanırım.

Evet kesinlikle öyle. Hakkari Üniversitesine bölgeyi, üniversitemizi, üniversite sorunlarını, çevreyi bilerek geldik. Bütün sorunların üstesinden gelebileceğimize inandık. Sorun üreten değil, sorun çözen olduk. Sorun değil, çözüm ürettik. Başkalarının yanlışlarının bizim faaliyetimiz olamayacağına inandık. Ancak önceden yapılmış olan hatalardan ders çıkardık. Geleceğe hep umutla bakarak pek çok zorluğu aştık. Zaman zaman değerlendirmeler yaptık:

1) İşin yapılmasında izlenen yolun (sürecin) değerlendirilmesini yaptık. Seçilen yöntemin, yolun amaçlar ve duruma uyup uymadığını değerlendirdik.

2) İşin ya da sonucun değerlendirilmesini yaptık. Eğitim faaliyetlerimizin değerlendirmesini yaptık ve şu sorulara cevap aradık: a) Neyi iyi yaptık? b) Nerede eksiklerimiz vardı? c) Bundan sonra neler yapalım? d) Bundan sonra neler yapmayalım? Başarının temel şartlarından biri de “Ekip Ruhu” dur. Biz her zaman ekibimizle olduk, her zaman bize ulaşabildiler, görüşülebiliyoruz. Birimlerimiz arası kaynaşma, dayanışma, yardımlaşma ruhunu arttıracak faaliyetlerde bulunduk.

Rektörlüğünüz sırasında unutamadığınız hikâyeniz var mı?

Aslında her insanın bir hikâyesi olmalı. Bizim pek çok hikâyemiz var. Can güvenliğinden tutun da karşımızda saf tutmuş, menfaat çetelerinin tehdit ve engellemelerine, üniversitemiz ve şahsımızla ilgili algı operasyonu yapmak isteyenlerin komplolarına kadar pek çok alanda mücadelemiz sürmektedir. Biz, bir taraftan hizmetlerimizi sürdürürken öbür taraftan engellerle de mücadele ediyoruz. Buna rağmen pek çok olumlu örnekler de yaşadık, yaşıyoruz. Bölge halkından güzel övgüler ve dualar alıyoruz. Arkamızda iz, eser bırakabilmenin sevincini yaşıyoruz. Aslında “ikinci ömür (ömrü sâni)” denilen de budur işte. Yani yetiştirdiğimiz öğrencilerle, yaptığımız eserlerle ismimizin yaşaması, yaşatılması. Bu bir sevdadır, davadır. Bir gün bir vatandaş rektörlüğe gelerek rektörün neye benzediğini ve nasıl bir şey olduğunu soruyor. İlgili personelimiz durumu tarafıma ilettiğinde vatandaşı makama alıp kendimi rektör olarak tanıttığımda çok şaşırdı ve rektör de bizim gibi bir insanmış diye tepki gösterdi. Şimdi bu vatandaşımız rektörün ne olduğunu öğrendiği gibi bu süreçten sonra rektörlük konusunda gönüllü elçimiz oldu.

Hakkari'de vazifeniz daha ağır ve sorumluluğunuz fazla?

Evet. İnsanlar annelerinden 'büyük insan' olarak doğmazlar. Onları büyük yapan idealleri, hedefleri ve eserleridir. Bu yolun sarp ve yokuş olduğunu baştan kabul edecek kadar rasyonel ve basiretli olarak yaptığımız işin önemine inandık. Onun için çok şeyler yaşadık, yaşıyoruz. Vazifemiz ağır, mesuliyetimiz büyüktür. Ancak bir anımı sizlerle paylaşmak isterim. 

Öğrenciler neden Hakkari Üniversitesini tercih etsin, diğer üniversitelerden farkınız nedir?

Şehir merkezinde bulunan, ulaşımın kolay olduğu üniversitemiz, öğrencilere pozitif kazanımlar ve kaliteli eğitim şartları sunmaktadır. Üniversite eğitimini, en iyi akademik personellerle kaliteli bir şekilde öğrencilerimize sunmaktayız. Her öğrenciye öğrenim sırasında karşılaşacağı sorunların çözümünde ve ders seçiminde yardımcı olacak öğretim görevlilerimizi belirleyip öğrencilerimizin doğru seçimler yapmalarına destek olmaktayız. Bireyler üniversite eğitimlerini alırken kendilerini, alanlarında en iyi şekilde geliştirirken rafting, dağcılık, yamaç paraşütü, dağ bisikleti, doğa yürüyüşü (Yaz-Kış) , kayak gibi etkinliklerle spor yapıp eğlenceli vakit de geçirebilirler. Üniversitemiz öğrencilerine eğitim ve öğretimin yanında çeşitli sosyal, sanatsal ve kültürel olanaklar sunarak öğrencilerin her açıdan kendilerini geliştirmelerini ve hayallerine tam bir yetkinlikle emin adımlarla ulaşmalarını sağlamaktadır.


Yeni Türkiye'nin yeni üniversitesi ve yeni rektörü nasıl olmalıdır?

Yeni üniversiteler, yeni rektörler; günü kurtarıcı değil, geleceği kuşatıcı düşünce, ufuk, plan, program,  hedef sahibi olmalıdır. Gelecek nesillerden de sorumlu olduklarının bilincinde yaşamalıdır. Geçmişle gelecek arasında köprü olmalılar. Rektörler, mazeret değil; hizmet üretmelidirler. Farklılıkları, zenginlik olarak görmelidirler. Hesabi değil, hasbi olmalıdırlar.

Nasıl bir eğitim anlayışı sunmalı yeni üniversiteler?

Şöyle bir eğitim anlayışı uyguluyoruz:  Öğretmeye değil öğrenmeye; ezberciliğe değil anlamaya, uygulamaya, analiz ve sentez yapmaya; şekil ve kalıpçılığa değil kişilik geliştirmeye; başarısızlığı ölçmeye değil başarıyı ölçmeye; eleme ve sistemin dışına itmeye değil isteğe ve yeteneğe göre değerlendirmeye yönlendirmeye; programı merkez almaya değil öğrenciyi merkez almaya; tek kaynağa değil kaynak zenginliğine; verileni aynen kabul etme ve itaat anlayışına değil özgür ve bilimsel düşünmeye ve mantığa; zorlamaya dayalı değil isteklendirmeye; korkuya ve otoriteye dayalı değil sevgiye değer vermeye dönük bir eğitim anlayışı uyguluyoruz.

Söyledikleriniz yeni bir üniversite anlayışı değil mi?

Evet. Üniversitemiz, sadece mekân ve bina olarak şehrin hâkim tepesinde olmayacak; şehrin değerlerinin yükselmesi, kültürünün gelişmesi, sosyal refah seviyesinin artması ve güvenli bir ortam olması için de hâkim konumda olacaktır. Devlet-millet buluşmasının en güzel örneğini sunacaktır. Sanayisinden okuluna, camisinden sokağına şehrin gelişmesine katkıda bulunacaktır. İnsanı umutları yaşatır. Biz, gelecekten çok umutluyuz ve zorlukları aştığımız bütün ekibimizle, öğrencilerimizle; hizmetlilerimizden profesörümüze kadar çok mutluyuz.

Siz üniversitenizi nasıl konumlandırıyorsunuz, nasıl bir üniversite olmasını istiyorsunuz?

Üniversitemiz oluşumunu tam anlamıyla tamamlayamamasına rağmen önemli başarılara imza atmıştır. Hedefimiz; ilkeli ve dürüst çalışarak üretken, bilgili, kültürlü, çalışkan bireyler yetiştirerek Türkiye'deki ve dünyadaki üniversiteler arasındaki başarı sıralamalarında ilk sıralarda yerimizi almaktır. Üniversitemizdeki akademik ve idari personellerin ve öğrencilerimizin harcadığı çabaları da göz önüne alınca bunu başarabileceğimizi görüyorum.



HakkAri Üniversitesi Künyesi
Düşünce odaklı
Kuruluş: 2008
Öğrenci Sayısı: 2612
Akademik Personel: 330
Fakülte sayısı: 5, Enstitü sayısı: 2
Yüksekokul: 1, Meslek Yüksekokulu: 3
Misyon: Sadece eğitim alanların değil, eğitim verenlerin de hür düşünceye sahip olduğu, bilimi ezberciliğe hapsolmaktan kurtarıp, özgür araştırmalar ve faaliyetlerle bilim zihniyetini kazanmak ve kazandırmaktır.
Vizyon: Düşüncelerin hür, farklılıkların güzelliği ve hoşgörüsü içerisinde, bireysel ve toplumsal bazda kendini gerçekleştirme yolunda ilerleyen, bilimden fayda sağlayan, araştırmacı, özgür ve güvenli bir üniversite olmaktır.


Kimdir? 
Prof. Dr. Ebubekir Ceylan 1969 yılında Uşak'ta doğdu. Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi'nden 1993 yılında mezun oldu. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda 1998 yılında doktorasını tamamlayarak "Bilim Doktoru" unvanını aldı. Veteriner İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda 2004 yılında doçent oldu. 2006 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'na atandı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi'nde Editör Yardımcısı olarak üç yıl çalıştı. Ardından Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi'ne “Editör” olarak atandı. 2008 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitim Ofisi Koordinatörlüğü (ERASMUS ve FARABİ Koordinatörlüğü) yaptı. Yurt dışı indeksli dergilerde 45, yurt içi bilimsel dergilerde 26 adet makalesi yayımlandı. 2011 yılında ÖSYM Van İl Temsilciliği görevine atandı. 2012 yılında Hakkari Üniversitesi'ne “Rektör” olarak atanmıştır.