FİKRET ÇENGEL ADANA

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'de 1.5 yıldan beri her şeyin ertelendiğini belirterek, 1 Kasım'dan sonra ertelenenlerin hızlı bir şekilde devreye gireceğini söyledi. Zeybekci, “Bu ertelemenin içinde özel sektör yatırımları, tüketim talepleri vardı, yatırım kararları vardı. Birçok alanda vardı. Türkiye ile ilgili yabancı yatırımlar da bekleme dönemindeydi. Tereddüt dönemi bitti” dedi. İnovasyon Haftası nedeniyle Adana'da bulunan Bakan Zeybekci, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin önünde net 3.5 yıllık seçimsiz bir dönem olduğunu belirterek, yeni yatırımların, talep ve enflasyon riskini gündeme getireceğini söyledi. Zeybekci, “Ama bizim asıl derdimiz büyüme, istihdam, yatırım, daha çok üretim, daha çok ihracat. Türkiye'nin enflasyon problemini üreterek çözmek istiyoruz. Tüketimi talep kısarak değil, üreterek, arz ederek, piyasaya arz ederek, piyasada rekabeti canlandırarak bu problemi çözeceğiz. Her şeyin hareketlendiği bir dönem olacak” diye konuştu.
Türkiye'nin en büyük ihtiyacının doğrudan yabancı sermaye olduğuna işaret eden Bakan Zeybekci, “Bugün bu alanda son derece iyiyiz. 2015 yılında dünyada yüzde 20 civarında eksiler yaşanırken bizde yüzde 35.5 arttı. Yıl sonunda yüzde 44-45'lerin olacağı tahminleri var” dedi. Türkiye'ye yatırım yapan insanların, kuruluşların, gayrimenkul alanların vatandaşlık haklarıyla ilgili çok önemli adımlar atılması gerektiğini belirten Zeybekci, “Bu dünyanın birçok yerinde uygulanıyor. Bizde bu son derece kısıtlı. Türkiye'ye geliyor bir kişi, 3-5 milyon dolarlık konut alıyor, adama 1 yıl vize veriyoruz. Böyle bir şey olmamalı, süresiz oturma izni ve sonunda vatandaşlık haklarıyla donattığımız bir uygulama olmalı. Bir çalışma oldu, detayları tam noktaya gelmedi” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin büyümek zorunda olduğunu kaydeden Zeybekci, şöyle konuştu: “Türkiye 1.6 milyon yeni vatandaşına iş vermek zorunda, ortalama yüzde 5'in üzerinde büyümek zorunda. Kendi iç tasarruflarımızla bunu yapamayız. Ne yapıp edip, doğrudan sermaye getirmek yerine Türkiye'ye yatırımcı getirmemiz gerekiyor. Yeni Türkler getirmemiz gerekiyor, zengin Türkler oluşturmamız gerekiyor. Ondan diyorum Türkiye'de konut alımlarını 4-5 milyar doları 15 milyar dolara çıkaralım. Burada Türkiye'de konut alma hayali olanlar, gelsin Türkiye'den gayrimenkul alsın. Bu fazla olsa ne olur? Aynı vatandaşlık hakkına sahip olsun. Ne olur?”
CEO'lar danışman oluyor
İlk 100 günlük reformlara da değinen Bakan Zeybekci, bu konuda hazırlıklı olduklarına işaret ederek, “25 alandaki yapısal ve acil eylem planları hazır. Özellikle yatırım ortamının iyileştirilmesi ve teşvik edilmesi ile ilgili başbakanımızın talimatları oldu. Gerekse ileri teknoloji teşvikleri gerekse bölgesel teşviklerin daha detaylandırılması cazip hale getirilmesi, çeşitlendirilmesi gibi” dedi. 100 gündeki reformların içine reel sektörün de alınacağını kaydeden Zeybekci, şöyle devam etti: “Sanayi, ihracat ve teknoloji ile ilgili Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın danışma kurulları var. Bunlar dar kapsamlı, 30, 40, 50 kişilik kurullar. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanları Ankara'nın o bürokratik çemberinden çıkarmalı, daire sayılarını artırmak gerekiyor. Danışma kurulları ABD sisteminde var. Yani bu kurullar, bu danışmanlar reel sektör temsilcileri, reel sektör patronları, CEO'lar danışman oluyor. Bu kurullar içinde bürokratlar yok. Danışmanlar araziden gelecek. Danışmanlar reel sektörden olmalı.”
KPSS'yi devlet yapsınöğretmeni vali atasın 
Bakan Zeybekci, kamu personel reformuna ilişkin hazırladığı bir çalışmadan verdiği örnekle öğretmen atamalarına değindi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da öğretmenlerin ortalama kalış süresinin 10.5 ay olduğunu belirten Zeybekci, şöyle konuştu: “50-70 bin öğretmen alıyorsunuz, bakıyorsunuz, seneye aynı yerde aynı boşluk var. Bakanlıktan önce partideyken çalışma yapmıştım. Mesela; Adana Valisi, Adana'da kaç tane öğretmene ihtiyaç varsa bunları biliyor. Devlet KPSS'yi yine yapsın ama Adana Valisi desin ki serbest al öğretmeni. Adana Valisi, alırken öğretmenini, bilmem ne ilçesi, ne köyüne Türkçe öğretmeni olarak alacak. 'Ben Samsun'dan biriyle evlendim, oraya gideceğim.' Bu senin sorunun gidecek misin, al bonservisini, orada kadro bulursun, bulamazsın, bu beni ilgilendirmez diyebilmeli. Ben sana gittiğin yerde öğretmenlik yaptırmak zorunda değilim. Ben o okulda öğrencime öğretmen bulmak zorundayım. Bu kadar net. Hak varsa, burada öğrencinin öğretmen hakkıdır. 'Evleneceğim', evlen, 'gideceğim', git.. Engel yok. O okulda kaldığın sürece 657'ye tabisin. Tayin istediğin taktirde bu haklara tabi olmazsın… Türkiye bu çizgiye geliyor, yavaş yavaş… Kamu personel reformuyla ilgili sadece AK Parti'nin politikası olmamalı, diğer partilerin de ortak politikası olmalı.”
FED faizi artırmayacak
Bakan Zeybekci, TL'nin dolar endeksinden ayrıştığı yüzde 9'luk marjın düşmeye başladığını ve doların 2.80'lere doğru gerileyeceğini belirtti. Amerika Merkez Bankası'nın (FED) kelimelerle oynayarak her toplantıdan sonra 'faiz artırabilirim' diyerek dünyada beklentiler oluşturduğunu kaydeden Zeybekci, “Türkiye'nin endişelenmesine gerek yok. Pahalı para, az para, sermaye azlığı... Türkiye; Arjantin, Brezilya, Şili gibi değil. Para buraya gelecek. Kaldı ki Fed faiz artıramayacak. 2 hafta 3 hafta önce FED'in BEJ kitabı yayınlandı. ABD reel sektörü, ABD'de değerli doların dış ticareti açığını artırdığını, ABD ürünlerinin rekabet avantajını kaybettirdiğini yayımladı. ABD'nin ekonomisinin milli gelirinin yüzde 20'si dış ticaretten geliyor. Böyle bir ülke bir riski alabilir mi?” ifadelerini kullandı.