Dijital çağda toplu iğne üretimine bile yeni bir perspektifle yaklaşılması gerektiğini belirten Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye’nin Saniye 4.0’da tribünde seyirci değil oyuncu olacağını söyledi. TÜSİAD, Sanayi 4.0 konusunda hazırladığı raporu "Türkiye'nin Sanayi 4.0 Dönüşümü Konferansı"yla açıkladı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın katılımıyla düzenlenen konferansta tanıtılan raporda Türkiye'nin dünya üretim zincirinden daha fazla pay alabilmesi için Sanayi 4.0’ın uygulayıcı ekonomileri arasında yer alması gerektiğine dikkat çekildi. Konferansın açılışında konuşan Bakan Işık, 2020’de 50 milyar cihazın birbirine bağlı olacağını, 3 milyondan fazla robotun hayatlara gireceğinin tahmin edildiğini belirterek, özellikle nesnelerin interneti, büyük veri, simülasyon-yapay zeka, robot-sensör teknolojileri, bulut bilişim, 3-D yazıcılar gibi alanlarda yaşanan gelişmelerin, sanayiyi ciddi anlamda etkileyeceğini ifade etti. Işık, şunları söyledi: "Geçmişte seri üretimle standart yapay medikal organlar üreten ve her bir parçanın hastaya uyumu için birkaç gün harcayan Siemens, bugün geliştirdiği yazılımla 3-4 saat içinde hastanın ihtiyacı olan implantı doğrudan üretebiliyor. Mesela bir futbol takımında hangi futbolcunun oyundan alınacağını ve yerine kimin gireceğini teknik direktörler yerine belki de yapay zeka uygulamaları belirleyecek Bu örnekler bize gösteriyor ki, bu teknolojilerle ilgili çalışmalara süratle yoğunlaşmak durumundayız. Önceki 3 sanayi devrimini adeta tribünden izledik. Bu defa sahada oyuncu olacağız. Bunun için doğru kararlar almak ve bu kararları hızlı bir şekilde uygulamalıyız. Böyle bir dönemde toplu iğne dahi üretseniz yeni perspektifle yaklaşmalısınız.”
Sanayi 4.0 sayesinde başarılı bir havayolu firmasının uzun yıllar içinde ve 80 bin çalışanla ulaşabildiği piyasa değerine, sadece 55 çalışanı olan Whatsapp'ın birkaç yıl içinde eriştiğini anlatan Işık, "Dördüncü sanayi devrimi denince, önümüzdeki yıllarda birdenbire patlak verecek bir hadiseden bahsetmiyoruz. Aslında zaten başlamış olan, devam eden, ancak özellikle 2020’li yıllara damga vuracak olan bir süreçten bahsediyoruz" diye konuştu.

Memur mantığıyla Ar-Ge olmaz

TÜBİTAK’ın Ar-Ge’yi siparişle yaptıran bir kurum olmasını istediklerini ifade eden Bakan Fikri Işık, “Bir enstitü müdürümüz geldi, Amerika’da üniversite  bitirmiş akademisyeni TÜBİTAK’a alacaklarını söyledi. Dedim ki yanlış yapıyorsun. Bu arkadaşı TÜBİTAK’a almak yerine şirketini kurması ve sizin ona iş paketi vererek ondan Ar-Ge hizmeti satın almanız lazım. Çünkü memur mantığıyla Ar-Ge olmaz " dedi.