TBMM Genel Kurulunda çalışmalar devam ediyor. Genel Kurulda, "Torba tasarı" tasarısının 5 maddesi daha kabul edildi.

Buna göre, zorunlu trafik sigortası uyuşmazlıklarının daha hızlı çözülmesi için düzenleme yapılıyor. Bu çerçevede, zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortası için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunacak. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilecek veya tahkime başvurabilecek.

Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren, 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödeyecek.

Tasarıyla, "Kanal İstanbul" ve diğer su yolları için yasal düzenleme getiriliyor. Tasarıyla ilgili kanunda "su yolu" tanımı yapılarak, su yollarına kanuni statü kazandırılıyor. "İmar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçidi", su yolu olarak tanımlanıyor.

Yapılacak su yoluna isabet eden Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsaları, kamu gereksinimi ve kamu yararı nedeniyle belediye ile özel idarelerce satılamayacak başka bir maksat için kullanılamayacak. İnşa edilecek su yolları, düzenleme ortaklık payından karşılanacak.

"YARGI YOLU KISITLANIYOR"
Yasa tasarısının görüşmeleri sırasında konuşan MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan, tasarı ile vatandaşların dava açmadan önce sigorta şirketlerine yönlendirildiğini, böylece hukuk yolunun önüne engel konulduğunu savunarak, "Yani sigortaya başvurmak, yargı yolunun ön şartı haline getirilmekte, dolayısıyla yargı yolu kısıtlanmaktadır" dedi.

Okutan, "Bu durumun, sigorta sektöründe bir kaos oluşturulması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü bu manada başvuruyu ispat etme aşamasında bile ciddi sorunlarla karşılaşmak mümkündür. Daha önce yüksek miktarda ödenmiş bulunan zorunlu trafik sigortalarının iadesi de ayrı bir kaos oluşturacaktır. Bu düzenleme, iktidarın içi boş ve göstermelik yaklaşımının tipik bir örneğidir" değerlendirmesinde bulundu.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, düzenleme ile yapılan değişikliklerin, sigorta şirketlerini besleyen, sigorta şirketlerini ihya eden değişiklikler olduğunu öne sürerek, "Burada, vatandaşın, şoförlerin, sürücülerin, araç kullanıcılarının zararlarının giderilmesi ve bunun karşılanması gibi bir mantıkla, bir arka planla bu düzenleme asla yapılmıyor" iddiasında bulundu.

CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel, vatandaşların, eskisine nazaran daha aleyhte bir tarzda sigorta şirketine başvuracağını ileri sürerek, "Noter kanalıyla başvuracak, harç verecek, yazıyı gönderecek, cevabını bekleyecek. Bu sürede ne olacak? Bir ay, iki ay, üç ay zaman geçecek. İşte, hükümetin gizli niyeti burada ortaya çıkıyor. Sigortacı bu parayı bir ay geç ödese bu paranın cebinde kalmasından kaynaklı olarak 46 trilyon lira kara geçecek" görüşünü savundu.

CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, "Sorun, bu ve buna benzer tasarılarda, olaylara milletin penceresinden değil, uluslararası sermaye kuruluşlarının penceresinden bakılmasından kaynaklanıyor. Maalesef, yine finans kapitalin istem ve taleplerine göre bir düzenleme yapılarak bu değişiklik Genel Kurula getirildi" görüşünü ileri sürdü.

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, Türkiye'deki yaşlı nüfus oranının, giderek arttığına dikkati çekerek, "İstatistik verilerinden de görüleceği üzere, AKP hükümetleri sayesinde yoksulluğa mahkum edilen yaşlılarımız mutsuz ve umutsuzdur. Aynı zamanda, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında, ülkemizde yaşlılara sunulan sosyal hizmetler ve sorunlarının çözümü yeterli düzeyde değildir" ifadesini kullandı.

HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, tasarı ile İmar Kanunu'na "su yolu" tanımının eklendiğini anımsatarak, "Bu, sadece İstanbul'la sınırlı kalmayan, bütün Marmara ve Karadeniz'in, uzun vadede ülkenin tamamının ekolojisini, doğal dengesini bozacak 'Kanal İstanbul Projesi' için imar mevzuatının delinmesini amaçlayan, Kıyı Kanunu'na aykırı bir düzenleme" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekci, yasa tasarısıyla Mera Kanunu'nun delindiğini savunarak, buna göre, ilgili bakanlığın istediği çalışmayı yapabildiğini ve dilediği tasarrufta bulunabildiğini öne sürdü.

Tasarının görüşmeleri sürüyor.