YILDIRAY OĞUR
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, IŞİD'e karşı mücadeleye Türkiye de aktif bir şekilde katılacağını ve bu mücadeleye farklı bir boyut kazandıracağını söyledi. 1983 yılında ASALA'nın Lizbon'daki Türkiye elçiliğine düzenlediği baskında öldürülenler anısına yapılan anıtı açmak için Portekiz'e gelen Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin acı  ve hareketli gündemiyle ilgili sorumalarımızı cevaplandırdı. ABD ile Türkiye'nin IŞİD ile mücadelesine başka ülkeler katılacak mı katılmayacak mı sorusuna Çavuşoğlu, "Bunun kararını ABD ile birlikte vereceğiz. Bizim istediğimiz ülkeler var. Neden istemediğimiz ülkelere üslerimizi açalım ki?" diye konuştu. Türkiye, DEAŞ' la mücadelede hava operasyonlarına bu güne kadar hiç katılmadığını söyleyen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu şunları söyledi; "Türkiye kendi imkanları çerçevesinde destek verdi. Lojistik, istihbarat, ılımlı muhalefetin desteklenmesi gibi. ABD ile yürüttüğümüz eğit-donat programı. Peşmergeye destek verdik. Irak'a askeri yardım yaptık. Musul ulusal muhafızların eğitilmesi gibi bir çok alanda desteklerimiz oldu. Ama şimdi doğrudan askeri müdahale ve havadan müdahale konusuna ilk defa Türkiye aktif bir şekilde katılacak."
KEŞKE ÖNCE ANLAŞSAYDIK
Türkiye'nin her zaman DEAŞ'a karşı kapsamlı bir strateji istediğini belirten Çavuşoğlu, "Koalisyon toplantılarında her zaman bunu vurguladık. DEAŞ'ı yok etmek istiyorsak, kapsamlı bir strateji lazım. Sadece hava saldırılarıyla belli noktalara yapılan saldırılarla bu olmaz dedik. DEAŞ'ı besleyen arazideki gerçek sebeplerin de yok edilmesi, Esad rejimin gitmesi de gerekir. Siyasi çözümün gerçekleşmesi vurgusunu da yapıyoruz. Sadece silahlı mücadele yetmez. DEAŞ'ın tamamen yok edilmesi için ne gerekiyorsa onun yapılması gerekir. Bizim sınırlarımızın, karşı tarafın DEAŞ tarafından kontrol edilmesi bizim için en kötü senaryodur. Birçok bakımdan, hem Türkiye'ye yönelik tehdit hem de bu yabancı teröristlerin sınırdan kaçak şekilde geçmesini engellemek için de bu bölgeden DEAŞ'ın temizlenmesi gerekir. Biz PYD'nin de bölgede tamamen sınırda bir koridor oluşturmasına da karşıyız. ABD ile varılan mutabakat bu işin sonuç odaklı mutabakatı. Eskiden ne oluyordu bazı hava saldırıları ondan sonra geri dönüş, DEAŞ yine ilerlemeye devam ediyor DEAŞ Suriye ve Irak topraklarını işgal etmeye devam ediyordu. Keşke bu mutabakat daha önce yapılsaydı. Bu noktaya gelinmeseydi. Burada beraber etmemin amacı DEAŞ'ı yok etmek. Mutabakat çerçevesinde kara harekatı olacak şu olacak bu olacak diye bir durum yok. İlk etapta hava harekatları olacak. Ama Türkiye olarak biz her türlü harekata hazırız" diye konuştu. 


PKK VE DEAŞ PANİKTE
Operasyonlarla ilgili de önemli bilgiler veren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "PKK ve DEAŞ'a karşı önceden tespit edilen hedefler vuruldu. Rast gele yapılmadı. Bunlar tamamen stratejik hedefler. Bize gelen istihbarat bilgilerine göre şuanda hem PKK hem de DEAŞ'ta bir panik hali var. Arazide (ABD ile) PYD ile YPG, DEAŞ ile mücadele ediyor diye sanki, böyle bir müttefik gibi görüldü. Ama biz ABD'yi ve diğer müttefiklerimizi uyardık. İki terör örgütü illegal gruplar arasında tercih yapma durumunda değiliz. Bu çok büyük bir yanılgı olur, hata olur. DEAŞ'a karşı Türkiye ve ABD birlikte mücadele edecek. Bizim PYD'ye YPG'ye bakışımız son derece net. ABD de bunu çok iyi biliyor. Bunu her düzeyde, aktardık. Kuzey Irak yönetimi, terörle mücadele ve de çözüm sürecinde her zaman destek verdi. Mesut Barzani'nin açıklamaları son derece sağduyuludur. Kuzey Irak ile ilişkilerimiz her düzeyde devam edecektir. Alman Savunma Bakanı Türkiye'nin DEAŞ'a yönelik mücadelesine destek açıklaması yaptı. Gelen tepkilere baktığımız zaman Yeşillerden ve sol siyasetçilerden, diyorlar ki 'Türkiye'nin PKK'ya yönelik harekatlarını niye kınamıyorsun.' Bu da gösteriyor ki, PKK Almanya'da nasıl destek buluyor. Kimler tarafından destekleniyor?" vurgusunu yaptı. Türkiye'nin DEAŞ'a karşı yeterince tedbir almadığını iddialarını eleştiren Çavuşoğlu, "Çok çirkin ve mesnetsiz şekilde Türkiye'nin DEAŞ'a destek verdiğini söyleyen gruplar, medya, paralel ve diğerleri, şimdi DEAŞ'la mücadeleyi başlattıktan sonra şimdi Suriye'nin hakkı hukuku vs, saçmalamaya başladılar" dedi.