Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, canlı yayında açıklamalarda bulundu.


İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:


''BİRİLERİ RAHATSIZ OLMAYA BAŞLADI''
"Sancılı bir dönem yaşıyoruz. Demokratik açılım projesi olarak yaptıklarımız ile çözüm süreci istedik. Bunu ileri safhalara götürelim istedik. 78 milyon vatandaşımız kardeşlik içinde, bir olması için yaptık. Bunun adımlarını attık. Batı'da ne varsa, Doğu'da ve Güneydoğu'da o olacak demiştik. Hep bunu konuştuk. Eğitim, sağlık, adalet noktasında güçlü adımlar attık. Biz adım attıkça birileri rahatsız olmaya başladı."


Neden Terör örgütü kendisini temsil edecek birilerini arıyordu? Bizim de yerimiz olsun dediler önce bağımsız girdiler, ardından parlamentoya girdiler. Peki sonra bu hâl nedir? Şu anda ülkemizin değişik yerlerinde yapılan bu terör eylemleri milleti rahatsız ediyor. Bunun için de tedbirler aldık. Çözüm süreci içerisinde valilerimiz verdiğimiz talimat doğrultusunda şu andaki gibi operasyonlara girmiyordu. Belki kendilerine çeki düzen verirler diye. Bunun ardında bir hazırlık safhasına girdiler."


'' TERÖR EYLEMLERİNİ GÖRMEZDEN Mİ GELECEĞİZ''
Bir elinde silahı bir elinde tehdidi. Böyle bir anlayış olmaz. Lafa geldiği zaman saz. Özellikle paralel medya ve amiral medyayız diyenler; Acaba bu açılan kanallar neyle açılıyor? Belediyelerin iş makineleriyle. Bu kanallar neden açılıyor? Ve bunca mayın döşeniyor. Zırhlı araçlar olduğu halde şehitlerimiz oluyor. Bu hazırlıklar kim için yapılıyor. Bu terör eylemlerini görmezden mi geleceğiz?"


''BUNLARIN BEDELİNİ ÖDEYECEKLER''
Sokağa çıkma yasakları yapılıyor. Operasyonların rahatlıkla gerçekleştirilmesi lazım. Vatandaşım devletin gücünün orada olduğunun güvenini hissetmeli. Devlet vatandaşının yanında yer almıştır. Ama bunlar hain ve alçaktır. Maalesef benim binbaşımı ailesinin yanında çarpraz ateşe tuttular. havan topuyla lojmana ateş ediyorlar. Çünkü dertleri başka, yani kurtarılmış bölgeler. Bu ülkede asla izin vermeyeceğiz. Onlara destek veren medya grupları bunların bedelini ödeyecek."


'' BULUNDUĞUMUZ MAKAM HAKLARI SAVUNMAKTADIR''
Biz meyvesi yenen ağaç konumundayız. Türkiye'de amiral gemisi diyenler bunlar paralel yapıyla el ele yürüyorlar. Biz şu anda bunun mücadelesini veriyoruz. Bizim bulunduğumuz makam tüm cumhurun haklarını savunmaktadır. Paralel yapıyla ilgili hükümetimiz gerekli yasal düzenlemeyi yaptı.


''BİZİM DE BİR RABİAMIZ VAR''
Yargı ve sermaye içinden olanlar var. Neden kaçıyorsunuz? Ben inlerine gireceğiz dedim bunun mücadelesini veriyoruz. Paralel yapı kurumlarımızın içindeki bütünlüğü bozdu. Benim her zaman söylediğim bizim de bir Rabiamız var. Bu anlayışı yakalayamadıktan sonra biz o bütünlüğü yakalayamayız.


''YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANAR''
Bu ifadeleri kullanan kişi (Demirtaş) Türk bayrağını eline doğru dürüst almış değil. Hani sizin bayrağa saygısızlığınız yoktu? Hani saygı? Bunların kongrelerinde asılı Türk bayrakları indirildi. Yani yalancının mumu yatsıya kadar yanar.


''BATI HİÇ SAMİMİ OLMADI''
Dünya bu konuda samimi değil. Batı Türkiye'ye karşı hiç samimi olmadı. Bunları kısmen de olsa desteklediler. Bakıyorsun bir eş başkan çıkıyor 'bizim arkamızda YPG var.' Teröristin söyleyeceği bir lafı sözde siyasetçi söyleyebiliyor.


'' MHP KAPIYI KAPADI''
Elimde anayasa var. Ve bunun gerekliliğini yerine getiriyorum. Ve teamüller gereği ben görevi en yüksek oy alan partinin genel başkanına verdim. Cumhurun bana emaneti neyse onun gereğini yaptım. Sayın Başbakan CHP'ye gitti MHP'ye gitti görüştü. Ben de biraz umutlanmıştım herhalde kuracaklar diye. E zaten vakit dar. Bu partiler birbirleriyle zaten görüştüler. MHP x partinin olacağı koalisyonda yer almam diyor. MHP kapıyı kapadı. Ben de ekibimle birlikte değerlendirmeleri yaptım. Ve benim ifademle tekrar, anayasal olarak erken seçim kararı aldık.


''BİR TEK TUĞRUL BEY EVET DEDİ''
CHP grubundan herkes hayır dedi. MHP'den bir tek Tuğrul bey evet dedi. Bunlarla birlikte geçici seçim hükümeti kurulmuş oldu. Temennimiz odur ki bunu bir daha yaşatmayacak bir hükümet olsun. Tek başına iktidar olduk. Mali, ekonomik istikrar oldu. Ve bu sayede bir patlama yaşadık. 12 yıllık başbakanlık hayatımda çok şükür böyle bir sıkıntı yaşamadım. Ülkede tek başına bir hükümet kurulduğunda tekrar sıçrama yaşarız.


'' TANKLARINI TOPLARINI ÇIKAR DEDİM AMA YAPMADI ''
Tunus krizi başlayınca benim de Esad'la bir görüşmem oldu. Bu sorun size de sıçrayabilir dedim. Bazı ekipler, heyetler gönderdim . Sayın Ahmet de gitti görüştü kendisiyle. Geri döndü sanırım bununla bu iş olmayacak dedi. 2011 yılıydı sanırım kendisini aradım. Dedim ki bu tanklarını toplarını çıkar ama yapmadı.


'' İSTANBUL'DA 350 BİN SURİYELİ VAR''
Biz dedik ki bir açık kapı stratejisi uygulayalım. Biz batının yaptığını yapmayalım. Gelenleri alalım. Tabii Irak'tan da gelen oldu. Toplamda gelenlerin sayısı 2 milyonu aştı. Geliyorlar kamplarımızı geziyorlar, beğeniyorlar. Bizim bu zamana kadar yaptığımız yatırım 6.5 milyar dolar. Biz şu an Irak'tan Suriye'den gelenleri misafir etmeye devam ediyoruz. İstanbul gibi bir şehirde 350 bin Suriyeli var. Burada şu an 350 bin Suriyeli olması sosyolojik olarak bir dengesizlik meydana getiriyor. Sınır bölgesindeki vatandaşlarımız sığınmacıları bir Ensar anlayışı ile karşıladı. Sayın Merkel'le konuştum. 800 bin mülteci alınacağını söylediler. Suriye'de Esad kendi ideolojilerinin kullanmak isteyenlerin üssü haline geliyor. Türkiye olarak ben rahatsızım. Suriye'den İran ve Rusya rahatsız olamaz. Ama ben rahatsızım.


'' PLANLAMASINI YAPTIK''
Atılmış atılacak adımlar Cerablus- Azez arası planlanıyor. Mesela biz ister istemez buradaki geçişlerinde engellenmesi için bir adım atmanın planlamasını yaptık. Bu geçişler sırasında başka sorunlar da meydana gelebiliyor.


Hava operasyonları beklentiyi karşılayabildi mi?
Bunu söylemiz için erken. Bu işin akışına göre değişecektir.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi
En önemlisi Cumhurbaşkanlığı külliyesi burada 5 milyon cilt kitap olacak. halka 24 saat açık olacak.

Basın özgürlüğü-Nokta dergisine ilişkin açıklama

Ona ait neyi söyleyeyim ki? Ona ait kanunlarımız ne derse onu söylüyorum. Bunun adı basın özgürlüğü olamaz ben hayatımda selfie yapmış değilim. Bazı insanlar bunu yapabilir, ben yapmıyorum. Ben bir şehit tabutuna sırtına dönebilecek kadar şerefsiz değilim. Onlar bunu yapabilecek kadar şerefsizdir, alçaktır. Avukatlara gereken talimatı verdim.  Şehidin bizim dünyamızdaki anlamı bu değildir. Ama onlar için anlamı böyleyse kendi fotoğraflarını koyarak veya peşinden gittikleri zatın fotoğrafını koyarak yapsınlar. Bunların bedelini ödeyecekler.

G20 zirvesine doğru

Bu Cumhurbaşkanı olarak ilk katılacağım ve idare edeceğim G20 zirvesi olacak. Bizim çalışma yemeklerimiz oluyor. Bu yemeklerde terörle mücadele sorunu masaya yatırılacak. Ama son gelişmelere göre bizim Mescid-i Aksa sorununu da masaya yatırmamız gerekiyor. G20'de sendikalar, kadınlar ve gençlikle ilgili bir bölüm var. Bu bizim ülkemizde ilk defa yapılıyor. Dünyada gençlikle ilgili bir G20 zirvesi olmadı. Zirveler Türkiye'nin konumunu ortaya koyuyor.