Geçtiğimiz yıl Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasının ceza davası, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. 4'üncü duruşmanın 4'üncü oturumunda tanıkların dinlenmesine devam ediliyor. Davada daha önce şüpheli olarak ifade veren Recep Doğan, bu kez tanık olarak dinlendi. 2013 yılında facianın meydana geldiği Eynez Maden Ocağı'nda işe başladığını belirten Doğan, "Üretimden sorumlu maden teknikeriyim. Olay günü H panosunda gündüz vardiyasında çalışıyordum. Saat 14.45 sıralarında elektrik ve telefon kesildi. Durumu öğrenmek için bulunduğum noktadan uzaklaştığımda bir arkadaşım duman gördüğünü söyledi. Ben de ona, gidip bu durumu işçi arkadaşlarımıza haber vermesini istedim. Ben ise dumana doğru yürümeye başladım ancak yoğunluktan gidemedim. Daha sonra işçi arkadaşlarla buluştuk. Duman yoğunluğu artınca maskelerimizi taktık. Temiz hava borularına delik açarak, orada havayı emdik. En son mekanize ayağının kaçamağına girdik. Orada duman biraz daha rahattı. Sonra bayılmışım" dedi.
Herhangi bir patlama sesi duymadığını belirten Doğan, "Sığındığımız mekanize kaçamağında yaklaşık 100 kişiydik. Aramızdan bazıları bireysel olarak yanımızdan ayrıldılar. Daha sonra gidenlerin çoğunun vefat ettiğini öğrendik. Gaz maskem çalışıyordu. Maskesi çalışmayan hiç görmedim. Maskemin bende olduğu sürece bir bakım yapılmadı. Havanın yönü değiştirilince kurtulma şansımız arttı. Havanın yönü daha erken değiştirilseydi kurtulan insan sayısı artabilirdi" diye konuştu.
Üretimin emniyetten her zaman bir adım önde olduğunu aktaran Doğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu her şirkette böyledir. Şirket para kazanması lazım ki işçi çalıştırabilsin. Emniyet açısından tedbir alınıyordu ancak daha fazlası da alınabilirdi. Bir kasıt olduğunu düşünmüyorum ama bir suistimal olabilir, bir eksiklik olabilir. Zaten eksiklik olmazsa böyle bir olay yaşanmazdı. Üretimde baskı olmaz, bazen sıkışıklık olabilir."
Daha önce Soma'da bulunan Uyar Madencilik'te çalıştığını ve 15 yıllık madenci olduğunu ifade eden Doğan, "Uyar Madencilik ile kıyasladığımızda çalıştığımız maden daha güvenliydi. Ekmeğini yedim haksızlık etmek istemem. Emniyet görevlisi de Uyar Madenciliğe göre daha fazlaydı" şeklinde konuştu.


TANIĞIN LÜKS ARACI MAHKEMEYİ KARIŞTIRDI
Müşteki avukatlarından Can Atalay'ın tanık Recep Doğan'a aldığı maaşı sorduktan sonra davaya gelirken kullandığı lüks aracını gündeme getirmesi mahkeme salonunu karıştırdı. Avukat Atalay'ın tanık Recep Doğan'a "Şuan çalışıyor musunuz, ne kadar maaş alıyordun ?" sorusuna Doğan, "Şuan çalışmıyorum. 3 bin TL maaş alıyordum" cevabını vermesi üzerine avukat Atalay, "Dava salonu önüne park ettiğiniz BMW X5 marka 45 PA 4242 plakalı aracı 13 Temmuz 2015 tarihinde devralmışsınız. Bu maaşlara çalışan bir kişinin bu tür lüks araca binmesini normal bulmuyoruz" ifadesi üzerine sanık avukatları itirazda bulundu.
Mahkemede bulunan şehit madenci yakınları tanığa tepki gösterdi. Tanık Recep Doğan, kendisine ait olduğu iddia edilen araçla ilgili açıklama yapmak için mahkeme başkanından izin istedi. Mahkeme başkanı bu konuyla ilgili açıklama yapmak zorunda olmadığını belirterek, "Biz burada mal varlığı araştırması yapmıyoruz. Cevap vermene gerek yok. Mar varlığını araştırmak isteyen varsa gidip savcılığa dilekçe verebilir" dedi.
Sanık avukatları Recep Doğan'ın zan altında kaldığını ve açıklama yapmasına izin verilmesini talep etti. Tanık Recep Doğan da ısrarla açıklama yapmak isterken, mahkeme salonundaki tepkiler artınca mahkeme başkanı duruşmaya 15 dakika ara verdi.