Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran sonrası terörün yanı sıra iç ve dış kumpasların arttığına dikkat çekti. Gaziantep'te işçiler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya gelen Davutoğlu, Türkiye üzerine karanlık planları kurgulandığını dile getirdi ve 1 Kasım seçimlerinin önemini vurguladı. Tuzakların bertaraf edilmesi için her zeminde çalıştıklarını belirten Davutoğlu, “Belli bir kesimin borç, faiz hortumunu kestik ya inanın hala öfkeleri dinmiş değil. Biliyorsunuz 13 yılda pek çok kumpasla, tuzakla, oyunla bizi bu yoldan çevirmeye çalıştılar, o tatlı kazanç günlerine dönemedikleri için de kumpas üstüne kumpas kurdular. Bu bazen terör oluyor, bazen paralel yapılanma oluyor. Medyatik linç girişimleri oluyor, milli başarıları sabote etmek oluyor, oluyor da oluyor. Ama onlar bildiğini yapsın, biz de bildiğimiz yoldan, hakkın, halkın yolundan yürümeye devam edecek, bu yoldan asla dönmeyeceğiz” diye konuştu. 
“Türkiye, 13 yılda istikrarın nasıl bir nimet olduğunu gördü. 1 Kasım da bunun teyidi olacak” ifadelerini kullanan Davutoğlu, konuşmasını söyle sürdürdü: “7 Haziran sonrası azdırılan terör, iç ve dış kumpaslar, ülkemiz üzerine yapılan planlar, projeler var. Bunlara vakıfız. Bunların bertaraf edilmesi noktasında her platformda, her zeminde çalışıyoruz. Hain kumpaslara karşı verilecek en iyi cevap, seçim sandığından çıkacak sonuç olacaktır. O sonuç da istikrardır, istikrardır, istikrardır inşallah. 13 yılda Türkiye, istikrarın nasıl bir nimet olduğunu gördü, yaşadı. Ben inanıyorum ki, 1 Kasım seçimleri bu yaşanmışlığın bir teyidi olacak. Her zamanki gibi biz dersimize iyi çalıştık. Milletimiz de, o adil hakem de notumuzu verecek. Ve inşallah biz hizmetlerimize devam edeceğiz.”
Başbakan Davutoğlu, Gaziantep'in ardından Şanlıurfa'ya geçerek Topçu Meydanı'nda halkla buluştu.
Davutoğlu özetle şöyle şunları söyledi: 
Birilerinin tehdidine rağmen, Urfa'dayız. Birilerinin baskısına rağmen Urfa'dayız. Biz meydanları kimseye terk etmedik, etmeyeceğiz. 'Her Nemrut'a bir İbrahim gerek' diyerek, Urfa'dayız. Sizler bu fitne ateşine karşı bu meydanda bugün en gür sesle kardeşliği haykırıyorsunuz. Size teşekkür ediyorum. Nasıl miting meydanında berabersek, her zaman bir arada olacağız. Fitne ateşini yakanlara, terörü besleyenlere karşı, hangi türden olursa olsun, ister PKK, ister DEAŞ, ister DHKP/C olsun kardeşi kardeşe kırdıranlara karşı Hazreti İbrahim'in ateşine karşı durduğu gibi tevekkülle, imanla duracağız.
Bu toprakları kimse bölemeyecek, bu topraklar üzerinde kimse operasyon yapamayacak. Birileri mayın döşeyebilir biz bu topraklara gül döşeyeceğiz, birileri nefret tohumu ekebilir biz muhabbet tohumu ekmeye geldik.
Görevden kaçanlara, 'hayır' diye tutturanlara da terör örgütüne yaslananlara da meydanı bırakmadık, bırakmayacağız. Kim insanlarımızın canına kast ederse, ülkemizin istikrarına kast ederse karşısında bizi bulur. Biz, güvenliği özgürlüğe; özgürlüğü güvenliğe kurban etmeyiz.
(CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu kastederek) Bugün de çıkmış paralel yapıdan aldığı telkinlerle bizlere çamur atıyor. 'Oslo belgelerini gördüm, halka açıklamıyorlar' diyor. Çık sen açıkla o zaman, ne diyorsan açıkla. Karnından konuşmak siyasetçiye yakışmaz. İşte buradayız. Her şeyin hesabını verir, ama millete meydan okuyanın da hesabını sorarız”.