Makedonya'nın Tetova Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin İzeti, Türkiye'nin hem dünyadaki Müslümanlar hem de demokrasi ve hürriyet açısından çok önemli olduğunu ifade etti.
İzeti, "Shenja" dergisindeki "Erdoğan ve coğrafya engeli olmayan hürriyet" başlıklı yazısında, tarihte birçok ilim ve devlet adamının, değişmenin kaçınılmaz ve gerekli olduğunu bilmesine rağmen, toplumun baskısıyla karşılaşmamak için değişemediğine işaret ederek, "Ancak değişimin uzun vadeli başarının ilk kademesi olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mevcut dünya arenasında değişmeye ve gelişmeye doğru sağlam ve sarsılmaz iradeyi içeren bir çizgi sergilemektedir, daha doğrusu, bu çizginin en önemli unsuru Doğu ile Batı arasındaki üstün olma ile aşağı olma anlayışının ortadan kaldırılmasında kendini göstermektedir" ifadesini kullandı.
Medeniyetler konusunda yapılan çalışmaların, medeniyetlerin kurulmasında ve gelişmesinde temel rolü, felsefe, din, kültür, bilim ve siyasetle ilgili derin düşüncelerin oynadığını açıkladığını belirten İzeti, son dönemde Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimindeki ekibin gelenek ve modernite engellerini ortadan kaldırarak, belirli değerler sistemi ortaya attığını ve bunu toplumsal alanda tatbik etmeye cesaretle çalıştığını kaydetti.
Buna rağmen karşı taraftan akıl almaz ve hür düşünen hiçbir insanın anlayamayacağı bir baskıyla karşı karşıya kaldığına dikkati çeken İzeti, "Fakat, Erdoğan baskılardan haberdar ve bilinçli bir şekilde sistematik engelleri aşmak için kararlığını devam ettirdi ve devam ettirmektedir. Bu kararlılık, son dönemde insanlığa zarar veren ancak belirli merkezlerin çıkarına olan üstün olma idealini yıkıp coğrafi sınırları olmayan bir hürriyet ortaya koymak yolunda devam etmektedir" ifadesini kullandı.
- "Erdoğan yönetiminde Türkiye, şanı olan bir devlet haline geldi"
İzeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimindeki Türkiye'nin dünyada bağımsız hareket edebilen ve şanı olan bir devlet haline geldiğini vurgulayarak, bütün aşağılık komplekslerinin ortadan kaldırılıp hak edilen haysiyetin iade edildiğini kaydetti.
Unutulmaması gereken hususlardan birinin de devletin sınırları içerisindeki altyapı ve toplumsal organizasyon olduğunu belirten İzeti, "Türkiye Cumhuriyeti sadece bu dönemde Türkiye dışındakilerin haklarını korumayı, onlara yardımcı olmayı düşünmüştür. Sadece bu dönemde biz Arnavutlar, uluslararası boyutta Türkiye'den destek almışızdır" dedi.
İzeti, bu açıdan bakıldığında Türkiye'nin hem dünyadaki Müslümanlar hem de demokrasi ve hürriyet açısından çok önemli olduğuna dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyada İslam ve Müslümanları gölgeye düşürüp aşağılık kompleksini besleyen, diğer taraftan teröre başvurup Müslümanların imajını yıkan kişilere karşı geldiğini vurguladı.
Türkiye'de 1 Kasım'da yapılacak genel seçime de değinen İzeti, şunları kaydetti:
"Sadece Türkiye için değil, dünya Müslümanlarının tamamı için önemli olan bu dönemde, Türk seçmenin tüm bunlara kimin karşı çıkabileceğini düşünüp, kimin dünyada Müslümanlara yapılan haksızlıklara 'dur' diyebileceğini göz önüne alıp oy kullanması gerektiğini düşünüyorum. Herkes, kendi yaptıklarından sorumlu olacaktır ancak sorumsuzca ve düşüncesizce yapılan hareketlerin sonuçlarını sadece belirli şahıslar değil, toplumun tamamı ve gelecek nesiller de hissedecektir. Erdoğan ve ekibinin Türkiye'nin dünya Müslümanları için merkez kabul edilmesini korumaya ve geliştirmeye hem kapasitesi hem de ahlakı vardır. Erdoğan ve ekibi, Türkiye'nin ve İslam dünyasının altyapısını düzeltebilecek güce sahiptir. Erdoğan ve bu düşünce tarzı Türkiye'ye her zamankinden daha çok, bugün lazımdır."