Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasaya işaret ederek, "Şimdi öyle bir şey yapalım ki hep beraber elimizi taşın altına koyup, tansiyonu düşürüp daha sonra oturup tartışıp en doğru olan neyse bunu yapalım" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, NTV televizyonunun canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni anayasa konusunda herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Davutoğlu, "Bunu bana kimse soramaz çünkü elimizin altında 317 milletvekilimiz var. 1 Kasım’da dedi ki ’ülke yönetimini tekrar size teslim ediyorum, çünkü size güveniyorum’. Ama şunu söylemedi, ’Türkiye’ye anayasa yapma yetkisini size veriyorum’ demedi. Şunu söyledi aksine, anayasayı uzlaşarak yapın dedik. Anayasayı da muhalefetle uzlaşarak yapacağız. Yol yöntemi olduğunu bilen varsa onu söylesin. Yapamazsak, toplumsal kesimlere görev düşüyor, her bir toplum kesiminin bize ve muhalefete baskı yaparak 12 Eylül anayasasından bizi kurtarın demesi lazım. Eminim herkes elinden geleni yapacak. Biz, kendi teklifimizi ortaya koyar bunun için kamuoyu desteği bekleriz ama tek başımıza Meclis’ten bunu geçirecek gücümüz yok" ifadelerini kullandı.

Hiçbir parti liderinin dışarıda tutulmadığına işaret eden Davutoğlu, "Hepsinin pozisyonunu görmemiz lazım ki nihai bir şey söyleyelim ama şu ihtimal dahilindedir, bazı maddelerde 3 parti bazı maddelerde 2 parti anlaşıyorsa bunlar üzerinden sonraki aşamada düşünülecek şey. Bizim için ideal ve doğru olan, bütün partilerin bir mutabakat metniyle gerekirse halkımızın huzuruna gitmesi" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na Başkanlık Sistemi’ni beraber değerlendirebileceklerini söylediklerini ifade eden Davutoğlu, başkanlık sisteminin federalizmle doğrudan alakalı olmadığını ifade etti. Üniter devletlerde de başkanlık sisteminin olabileceğini anlatan Davutoğlu, "Yargı, yasama, yürütme ben bunları anlattım. Bu ilişkilerin birbirini çeken balans şeklinde güçler ayrılığı içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledim. Bu anlamda Türkiye’deki çarpık parlamenter sistemin güçler ayrılığına değil, güçler birliğine dayandığını da izah ettim" şeklinde konuştu.

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ben, şu anda parlamentodan bir yasa geçirmek istesem öyle veya böyle, dengeleme olduğunda geçiririz ama Başkanlık’ta bu illa böyle olacak diye bir husus yok. Burada önemli olan, önyargısız konuşabilmek ve kişiselleştirmeden konuşabilmek. Hele hele tartışmayı Sayın Cumhurbaşkanımız üzerinden kesinlikle yapmamak, bunu kendisine de ifade ettim. Oraya geldiği zaman başka konjonktürel bir tartışmaya gelir."

Başbakan Davutoğlu, "Şimdi öyle bir şey yapalım ki hep beraber elimizi taşın altına koyup, tansiyonu düşürüp daha sonra oturup tartışıp en doğru olan neyse bunu yapalım" ifadesini kullandı.

"BENİMSENEN MODEL, EVRENSEL DEMOKRATİK DEĞERLERE DAHA YAKIN"
Başkanlık sisteminin uygulandığı ülkelere işaret eden Davutoğlu, "Diyebiliriz ki burada Başkanın şu yetkileri çok fazla, konuşalım. Amerika’da var olan bir yasa varsa, Başkan bir yasa çıkarırsa parlamento onu diyelim Cumhuriyetçiler hakimse parlamentoda onu revize edecek bir yasa çıkarabilir. Burada mutlak anlamda bir ferman gibi Başkanın yasa çıkarması gibi bir husus yok. Böyle denetimsiz bir güç kullanamaz. Birbirini yok eden hususlar değil bunlar. Benimsenen model, evrensel demokratik değerlere daha yakın" diye konuştu.

Davutoğlu, "Bunu konuşacak zemin yok Türkiye’de. Başkanlık sistemini savunan herkes Türkiye’de gücün biriktiği, tek elde toplandığı, otoriter yapıyı savunuyor gibi bir önyargı olduğu zaman konuşamaz hale geliyoruz. Hele hele kişiselleştirdiğinde sanki AK Parti’nin seçeceği bir başkan, böyle bir güç kullanacak gibi bir yaklaşım varsa, bu psikolojiyi yok etmek için gelin konuşalım. Ne diyorsanız, sizi rahatsız eden neyse onu konuşalım. Şunu diyorsanız ’Bu 12 Eylül anayasası mükemmel yürüyor, Cumhurbaşkanımızın halk oyuyla seçilmesinden sonra aksaklıklar başladı derseniz bu, Cumhurbaşkanımıza da töhmettir, bana da, Türk siyasetine de töhmettir" dedi.

Anayasada yapısal bir problemin olduğunu ve bunun beraber çözülmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, "Kimin başkan olacağına millet karar verecek, seçime gidilecek. Millet karar verecek" diye konuştu.