Vatandaşımız devlet deyince ilçesinde kaymakamı, vilayetinde valiyi tanır, onları sorumlu görür.

Anadolu'da gittiğimiz yerlerde 20-30 yıl önce görev yapmış kaymakamları bir efsane gibi anlatan vatandaşlarımız var.

Kamu görevlilerinin geniş bir sorumluluk alanına sahip kaymakamlar için asıl mükafaat vatandaşların onların arkasından konuştukları güzel sözlerdir.

"ONLAR EVRAK KAYMAKAMLARIDIR"

İlçesinin tüm mahallelerini, muhtarlarını, insanlarını tanımayan kaymakamlar sadece evrak kaymakamlarıdır. İnsanı ihmal etmeyeceksiniz. Asıl mesele insandır.

İnsan olmazsa kamu görevlisi nedir ki? Bir an olsun ne için o görevde bulunduğumuzu aklımızdan çıkarmayacağız.

Rahmetli Abdurrahim Karakoç ne de güzel söylemiş:

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin

Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin

Biz bu makamları bıraktığımız vakit gerimizde böyle izler bırakmalıyız.

2023 hedeflerimizle birlikte Türkiye'de insan odaklı gelecek anlayışımızı tamamıyla hakim bırakmamız gerekiyor.

Bu ülkenin hiçbir meselesi bizi yoramaz. Rahmetli Neşet Ertaş şöyle diyor:

"Aşk ile çalışan yorulmaz" mesele bu işte. Biz de millet aşkı ile çalıştığımız müddetçe yorulmayız.

Ecdadımıza şehitlerimize layık olduğumuzu göstermeliyiz.

Çeşitli etnik unsurlar olabilir, ama tek milletiz. İki tek bayrağız, bizim için ikinci bir bayrak söz konusu değildir. Ve tek vatan. 785 km ile tek vatan... Bu vatan hainlerinin dertlerini biz biliyoruz. Bu 785 km üzerinde yaşamak isteyenler, hukukun kendilerine tanıdığı hakla yaşama hakkına sahiptirler. Amam onların derdi başka...

Parlamentoya girmek istiyorsun giriyorsun, daha ne istiyorsun?

Dert, bizi bölmek, parçalamak. Bu devlet içinde Türkiye Cumhuriyeti devleti haricinde başka devlet olamaz.

Kamu yönetimi reformları kesintisiz devam etmiştir, Türkiye'nin son 13 yılı bu açıdan önemlidir. Türkiye'nin yönetici reformunu da gerçekleştirmesi gerekmektedir.

ÇÖZÜM ÜRETEN DİRAYETLİ YÖNETİCİLERE İHTİYACIMIZ VAR

Sorun üreten sorunlar karşısında pes eden değil, çözüm üreten dirayetli idarecilerle birlikte yürümek istiyoruz. Yoksa yönetici reformunu gerçekleştiremeyiz. Bölücü terör örgütü ülkemizin Güneydoğusu'nda her türlü ahlaksızlığı kullanarak yer edinmeye çalışıyor. Örgütün güdümündeki partiye mensup belediyeler de tamamen örgütün hizmetine girmiş durumda. Kaymakamlar kendilerine verilen yetkiyi kullanarak belediyelerin yol açtıkları boşluğu doldurmalıdır. Güven tesisinin ardından zarar gören yerleşim yerleri yeniden yapılandırılmalıdır.

Terörle mücadelede eksiğimiz kanun, mevzuat değil. İhtiyacımız olan bunları kararlılıkla uygulayacak ferasetli yöneticilerdir.

Valilerimiz, kaymakamlarımız bulundukları ilçenin her karışını avuçlarının içi gibi bilecek. Gelebilecek her tehdidi anında yok edecekler.

Korkaklar hiçbir zaman zafer anıtı dikemezler. Paralel çeteye karşı da aynı şekilde mücadele edilecektir. Bu yapının unsurları kamudan hızla temizlenmeli.

Başkanlık sistemi Türkiye için bir ihtiyaçtır.
 

"GEREKİRSE BELEDİYELERİN ARAÇ GEREÇLERİNE EL KOYUN"

Bilhassa kaymakamlarımız örgütün yaptığı tahribatı gidermek ve belediyelerin yol açtığı boşluğu doldurmak için harekete geçmelidir. Vatandaşlarımızın bu belediyelerce mağdur edilmesine izin veremeyiz. Gerekirse belediyelerin araç gereçlerine el koyarak, diğer imkanları kullanarak hayatı normale döndürmek zorundayız.