Çanakkale’de kıt imkânlarla düvel-i muazzamaya kök söktüren Mehmetçiğin ruhu, Sur’da, Cizre’de, Silopi’de yüz yıl sonra yeniden can buldu. Geride sevdiklerini bırakarak Güneydoğu’ya koşan asker ve polisler, şeytanın bile aklına gelmeyen yöntemlerle tuzak kuran teröristlere karşı amansız bir mücadele veriyor. Öyle ki bu mücadelede PKK’dan MLKP’ye, DHKP-C’den Batılı lejyonerlere kadar bütün terör taşeronları boy gösteriyor.
Şehirlerin köstebek yuvasına çevrilmiş, hangi viraneden nasıl bir tehlikenin geleceğinin bilinmediği karanlık sokaklarında güvenlik güçleri destan yazıyor. Asker, polis ve korucular canlarını hiçe sayarak bedenlerini birbirlerine siper ediyor.
VURULDU AMA DÜŞMEDİ
Jandarma Uzman Çavuş İsmail Ertem onlardan biriydi. Silopi’de üzerine kurşunlar yağarken özel harekat polisi Süleyman Yalçın’ın üzerine kapaklandı İsmail. Ve bu hareketiyle Türkiye’nin gündemine oturdu. Pekiyi neden böyle yapmıştı? Birkaç gün sonra bu soruyu kendisine yönettiler. Cevabıyla hainlere ders veren İsmail şöyle dedi: “O an Süleyman ağabeyin çocukları aklıma geldi. Kendimi  hiç düşünmeden siper ettim...”
Çatışma bölgesi hemen her gün bir kahramana şahit oluyor. Ankaralı polis memuru Mehmet Bora Tayfur gibi. 31 yaşındaydı Mehmet. 5 yıllık polis memuruydu. Önceki gün Sur’da arkadaşlarıyla teröristlerin bulunduğu bölgeye girmeye çalıştığı sırada, keskin nişancıların ateşine maruz kaldı. Açılan ilk ateşte komiser Yardımcısı Zekeriya Bilgen vuruldu. Zekeriya komiseri kucaklayan Mehmet, onu ateş hattından güvenli bölgeye çıkarmak istedi. Bu sırada teröristler, Mehmet’in balistik çelik yeleğine bir el ateş etti. Arkadaşını bırakmamak için mücadele eden Mehmet vurulsa da düşmedi. Teröristler ikinci kez ateş edince kahraman polis, yere yığıldı. Arkadaşını tekrar almak için yerden kalkmaya çalışan Mehmet, ardından kasığına isabet eden bir başka kurşunla ağır yaralandı. İki kahraman da kaldırıldıkları hastanede şehit düştü. Mehmet Bora Tayfur, 5 ay önce birlikte yuva kurduğu gözü yaşlı bir eş ve duyanların tüylerini diken diken eden bir destan bıraktı. 43 yaşındaki Zekeriya Bilgen’den geriye de acılı bir eş ve boynu bükük dört yetim kaldı.
ATEŞ OLDU PARLADI
Ya Tokatlı Uzman Çavuş Osman Ateş’e ne demeli? Ateş gibi bir gençti Osman. Daha 27 yaşındaydı. Kayseri’de komando kursu almış ve Sur’a gönderilmişti. Çarşamba günü çatışma çıktı. Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa (33) ve Piyade Astsubay Üstçavuş Özgür Erdoğan (34) ağır yaralandı. Osman hemen komutanlarının üzerine kapaklandı. Kanlar içindeki bedenlerini olay yerinden çekip zırhlı araca götürmek istedi. Can havliyle arkadaşlarını yaşatmak için uğraşırken hainlerin hedefi oldu. Üç kahraman da olay yerinde şehit düştü. Osman Tokat’ın bir köyünde, Yiğitcan Yüzbaşı Mersin’de, Özgür Astsubay ise Sivas’ın Divriği ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Yüzbaşının kızı Ahsen 2,5 aylık, astsubayın kızı Eylül Ada ise daha 4 yaşındaydı.
BABASI İÇİN...
Cizre’de geçtiğimiz hafta yine çatışma çıktı. Polis Kamil Şeremet yaralandı. Silah arkadaşı Hızır Aktaş, kendisini Kamil’e siper etti. İki polis de yaralandı. Yatağında arkadaşına selam gönderen Kamil Şeremet, “Ben yaralandım, Hızır ise kendisini benim için tehlikeye attı, yanıma geldi, beni kurtardı. Sonrasında o da yaralandı. Allah’a şükürler olsun ki kendisi hayatta. Bu vatan için canımı seve seve veririm” dedi.
Dün sabah Şırnak’ın Cizre ilçesinden bir acı haber daha geldi. Eskişehirli Jandarma Uzman Çavuş Yusuf Haldun Uslu şehit düşmüştü. Eyvah! Yusuf bizim evladımızdı. Bir dönem Eskişehir büromuzda çalışmış, daha sonra uzman çavuş olup orduya katılmıştı. Henüz evlenmemişti. 27 yaşındaydı. O fedakârlığını babası için yapmıştı. 4 ay önce kredi çekip bir ev almış, içine servis şoförlüğü yapan babasını oturtmuştu. 15 gün önce de izne gelmişti. İzni vedası oldu...

5’ini uğurlarken 2’sinin acı haberi geldi

Şehitlerimizi dün uğurladık. 5’ini defnederken ikisinin daha acı haberiyle sarsıldık. Eskişehirli Uzman Çavuş Yusuf Haldun Uslu Cizre’de şehit oldu. Astsubay Tamer Meriç de Diyarbakır Sur’da teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit düştü.  2 çocuk babası şehidin Erzincan’daki eşi Hülya Meriç acı haber sonrası hastaneye kaldırıldı. Polis Mehmet Bora Tayfur’un çok sayıda siyasetçinin de katıldığı cenaze töreninde ise gözyaşı sel oldu.