İstanbul Sarıyer'de DHKP-C’ye yönelik terör operasyonu sırasında baskın yapılan bir evde Dilek Doğan'ın ölümüne ilişkin polis memuru Y.M’nin "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi" suçundan yargılanmasına başlandı. İstanbul 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde adliyenin en büyük salonunda görülen duruşmaya Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, babası Metin Doğan ve ağabeyi Mehmet Doğan katıldı. Tutuksuz sanık polis memuru Y.M. ise avukatıyla birlikte sanık bölümünde hazır bulunurken, güvenlik güçleri de sanığın yanında durdu. Doğan ailesini 100’e yakın avukat temsil ederken, Berkin Elvan'in annesi Gülsüm ve babası Sami Elvan, CHP’li milletvekilleri İlhan Cihaner, Selina Doğan, Gamze Akkuş İlgezdi, Hilmi Yarayıcı, Ali Haydar Hakverdi, Barış Yarkadaş, HDP milletvekili Huda Kaya ve çok sayıda izleyici de duruşma salonunda yerini aldı. 

Duruşmanın başlamasıyla birlikte sanık polis Y.M.’nin kimlik tespiti yapılarak, duruşma savcısı iddianameyi okudu. Daha sonra katılma taleplerine geçildi. Adana, Mersin, Gaziantep ve Hatay Barosu başkanları davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme heyeti Dilek Doğan’ın ailesinin davaya katılma talebini kabul ederken, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nin katılma taleplerini suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle reddetti. Heyet, baro başkanlıklarının katılma taleplerini ise daha sonra değerlendireceğini belirtti. 

Duruşmada daha sonra sanık Y.M.’nin savunmasına geçildi. Şırnak'ta 1 ay görev yaptıktan sonra İstanbul'a geri döndüğünü belirten sanık Y.M., olay günü İl Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini ve kendilerine orada operasyona dair bilgi verildiğini söyledi. Gece saat 02.00'de İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinden operasyonla ilgili brifing aldıklarını kaydeden sanık Y.M., “Adrese gittikten sonra evin bahçesinde 3 kişinin oturduğunu gördük. Oturanlardan biri Dilek Doğan'ın ağabeyi Mehmet Doğan’dı. Mehmet Doğan, evde annesi ve babası olduğunu, annesi çok hasta olduğu için eve önden girip uyandırmak istediğini söyledi. Ben de insani olarak düşünüp bunu kabul ettim" diye konuştu. 

Sanığın bu ifadesi üzerine izleyicilerden biri "Sen insan mısın?" diye bağırdı. Ortamın sakinleşmesi üzerine sanık ifadesine devam etti. Eve girdiklerinde anne ve babanın uyanmış olduğunu gördüklerini söyleyen Y.M, "Sonrasında odanın birinden bir bayan şahıs daha çıktı. Ben de Mehmet Doğan'a, 'Hani evde sadece annen baban vardı? Bu kim?' diye sordum" şeklinde konuştu. 

“TÜM İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRMEME RAĞMEN SÖZLÜ VE FİİLİ TEPKİLER DEVAM ETTİ” 
Olayı anlatmaya devam eden sanık, "Dilek Doğan bana 'galoş giyin' dedi. Ben de, 'Biz operasyonel ekibiz. Galoş giymeyiz. Ama arama yapacak arkadaşlar galoş giyecek' dedim. Dilek Doğan'la bundan başka bir diyaloğum olmadı. Ama bu sırada da Mehmet Doğan hakaretlerine sürekli devam etti. Genel arama bittikten sonra arama yapan polislerin can güvenliğini sağlamak için benimle birlikte 2 özel harekatçı evde kaldı. Diğerlerini çevre güvenliği için dışarı çıkarttık. Aileye salonda durmalarını söylemiştim. Ben de koridorda bekliyordum. Mehmet Doğan'ın bir anda hakaretler ederek salondan çıktığını gördüm. Arama yapan arkadaşlar eğilip kalkıyor. Silahları bellerinde açık vaziyette duruyor. Onların güvenliğini sağlamak için kendisini durdurmak istedim. Silahın namlusundan ve dipçiğinden iki elimle tutarak annesini, babasını ve Mehmet Doğan'ı ittirmeye çalıştım. Bu sırada Dilek Doğan sol tarafımdaydı" dedi. 
“Mehmet Doğan silahıma hamle yaptı” diyen sanık Y.M, "Ben de silahımı kaptırmamak için geri hamle yaptım. O sırada bir patlama sesi duydum. İlk aşamada benim silahımın patladığını bile anlamadım. Olay anında tetiğe basacak durumum ya da  pozisyonum yoktu. Ben ateş etmedim. Bunu annesine de izah ettim. Annesinin basındaki beyanları da zaten bu şekildedir. Olanlar için üzgünüm. Aileye de başsağlığı diliyorum" diye konuştu. 

“DİLEK DOĞAN’I HASTANEYE GÖTÜRMEK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPTIM” 
Arama esnasında hiçbir şekilde zor kullanmadığını kaydeden sanık, "Buna rağmen Mehmet Doğan sözlü ve fiziki hakaretlerini devam ettirdi. Dilek Doğan'ın vurulmasının ardından hastaneye götürmek için de elimden geleni yaptım. Ama beni engellediler. Ne bulduysalar üstümüze attılar. Yaralanan arkadaşlarımız da oldu. Biz de olayın daha fazla büyümemesi için yaralıyı da sivil bir araçla hastaneye götürdüklerini görünce olay yerinden ayrıldık" ifadelerini kullandı. 
Mahkeme başkanı Nimet Demir, sanığa "Evde güvenli ortamı sağladıktan sonra neden silahın emniyetini kapatmadın" diye sordu. Sanık "Özel harekatçılar olarak silahlı ya da bombalı saldırı ihtimali olan yerlere gideriz. Nereden ne zaman ne geleceğini bilemeyiz. Bunun için de her zaman tetikte bekleriz" yanıtını verdi. 

“‘GALOS GİY’ DEDİ DİYE SİLAHIMI ÇEKİP KİMSEYİ VURMAM” 
Daha sonra Doğan ailesinin avukatları sanığa, "Daha önce birini vurdunuz mu?" diye sordu. Sanık Y.M, "Ben 26 yıllık polisim. Emekliliğime çok az kaldı. Ben emeklilik hayalleri kurarken bunlar oldu. Ben kimseyi vurmadım. Hakkımda adli ya da idari tek bir dava bile yoktur. ‘Galoş giy’ dedi diye silahımı çekip kimseyi vurmam. İnsanlığa sığmaz. Bizim de annemiz var" şeklinde cevap verdi. 
İddianamede de yer alan olay anı görüntülerindeki "Kelepçe getirin" seslerini hatırlatan bir avukat sanığa, "Madem yaralıya yardım etmeye çalıştınız neden kelepçe istediniz?" diye sordu. Y.M ise, "Ben ilk önce yaralının yanına koştum. Yarasının ne durumda olduğuna baktım. Sonra da arkadaşlarıma hemen 112'yi aramalarını söyledim. Mehmet Doğan'ın da gözaltına alınmasını söyledim. Çünkü silahın patlamasına sebep olan kişi kendisidir" diye konuştu. 

“İNŞALLAH O DA BENİM GİBİ OLSUN” 
Sanığın ardından Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan’ın ifadesi alındı. Anne Aysel Doğan, "Biz ona hakaret etmedik. Etseydik hepimizi öldürürdü. Öyle bir ruh hali içerisindeydi. Keşke bana ateş etseydi. Çocuğumun acısını görmeseydim. Çocuğumu bizden aldı. Onun hiçbir şeyi olmasın. İnşallah o da ömür boyu yaşasın benim gibi olsun" dedi. 

Baba Metin Doğan ise, "Sanığın anlattığı hiçbir şey doğru değil. Evdeki haliyle buradaki hali çok farklı. Şimdi burada masumu oynuyor. Dilek'in karakolda bir tek kaydı, parmak izi olsun ben bu davadan vazgeçerim" ifadelerini kullandı. 
Duruşma, Doğan ailesi ve avukatlarının ifadeleriyle devam ediyor.