Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden durumlar ortaya çıktığı müddetçe Suriye'nin neresinden gelirse gelsin, ister DAİŞ'ten gelsin ister YPG-PYD gibi örgütlerden gelsin, Türkiye uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanır, angajman kurallarını uygular. Biz müttefiklerimizle, dost ülkelerle her konuyu müzakere ederiz, istişare ederiz ama Türkiye'nin ulusal güvenliği asla bir müzakere ve pazarlık konusu değildir" dedi.

"Türkiye de aktif bir rol oynadı"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, yaptığı açıklamada, ABD ile Rusya'nın Suriye'de 27 Şubatta yürürlüğe girmesi planlanan ateşkes için, "Biz prensip olarak bu ateşkesi destekliyoruz. Bu kararın alınmasında Türkiye de aktif bir rol oynadı. Fakat şu ana kadar yaşananları dikkate aldığımız zaman, Cenevre görüşmeleri ve sonrasında, hatta Münih Anlaşması'nın uygulanması tarihine giderken, yani bu gece itibarıyla dahi Rus uçaklarının bombardımanlarının, Esed güçlerinin karadan yaptığı saldırıların devam ediyor olması, ateşkesin geleceği konusunda bizi ciddi endişelere sevk etmektedir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunun altını da tekrar çizmek isteriz ki 'Suriye mültecilerine kapılarını aç' ya da 'mülteci akımını engelle' diyen ülkeler, Suriye'de hava bombardımanlarını, Esed rejiminin karadan yaptığı saldırıları durduramadıkları müddetçe, bu mülteci krizinin daha da derinleşeceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın."